Fas’ta kadın dayanışması büyüyor

Son yıllarda Fas’taki kadın dayanışması sadece ulusal meselelerle sınırlı kalmadı; hareket, Suriye, Irak, Sudan, Yemen ve Filistin gibi çatışma bölgelerinde yaşayan kadınlara destek verecek şekilde genişledi.

HANAN HARET

Fas- Fas kadın hareketinin uluslararası perspektifi, kadın haklarını evrensel bir mesele olarak görüyor. Uzaktaki kadınlara destek vermek, adalet ve eşitlik konusunda derin bir bağlılığın göstergesi olarak öne çıkıyor.

Peki, Faslı kadınlar, bizzat bağlantısı olmayan savaş ve kriz bölgelerindeki kadınlarla neden dayanışma gösteriyor? Bu soru basit gibi görünse de, aslında kadın dayanışmasının doğası ve sınırlarını tartışmaya açıyor. Son yıllarda Fas’ta kadın hareketi, Suriye, Irak, Sudan, Yemen ve Filistin’deki kadınlara sembolik ve hukuki destek sağladı; bu, kadın mücadelesinin sınır tanımayan bir anlayışa doğru evrildiğini gösteriyor.

Dayanışma coğrafyayla sınırlı değil

Hak savunucusu, avukat ve eski parlamento üyesi Aicha Lkhams, Faslı kadın deneyiminin bu anlayışı şekillendirdiğini belirtiyor. Aicha Lkhams’a göre dayanışma, coğrafi yakınlığa değil, benzer deneyimlere dayanıyor.

Aicha Lkhams “Faslı kadınlar ile çatışma bölgelerindeki kadınlar farklı bağlamlarda olsalar da, maruz kaldıkları şiddet ve kırılganlık türleri benzerlik gösteriyor. Faslı kadınların uzun süreli şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadelesi, onları diğer bölgelerdeki kadınların yaşadıklarını da kendi mücadelesi olarak görmeye yöneltiyor” dedi.

Dayanışma hem sembolik hem pratik

Aicha Lkhams, dayanışmanın yalnızca duygusal değil, hak temelli ve siyasi bir eylem olduğunu vurgulayarak, “Özellikle Filistin’deki kadınlar, soykırım ve çatışma koşullarında öncelikli destek alanları arasında yer alıyor. Uluslararası ve halk baskısı, şiddeti ortaya çıkarmak ve adalet yollarını desteklemek açısından kritik rol oynuyor” diye belirtti.

Zorluklar ve süregelen kararlılık

Faslı aktivistler, doğrudan yardım sağlamanın bazen zor olabileceğini kabul ediyor, fakat bölgesel ve uluslararası ağlar aracılığıyla çalışmalarını sürdürüyor. Fas’taki kadınların yüzde 50’den fazlasının şiddete maruz kaldığı göz önüne alındığında, dış dayanışma, iç mücadeleye bir alternatif değil, bir tamamlayıcı olarak görülüyor.

Aicha Lkhams, “Ulusal ve uluslararası yasalar önemli, fakat tek başına yeterli değil. Adaletin etkin uygulanması, dayanışma ve toplumsal farkındalık, ihlallerin ortaya çıkarılması ve mağdurların korunması için hayati önem taşıyor” ifadelerinde bulundu.

“Faslı kadınlar, Darfur gibi çatışma bölgelerine BM aracılığıyla temsilciler gönderiyor ve bu çabalar uluslararası takdir kazanıyor” diyen Aicha Lkhams, sözlerini şöyle sürdürdü: “Amaç, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde gerçek bir kadın gücü oluşturmak ve kadın haklarını korumak.”

Aicha Lkhams, “Faslı kadınların çatışma bölgelerindeki kadınlara yönelik dayanışması sadece geçici bir duygusal tepki değil; uzun süreli bir bilinç ve mücadele birikiminin sonucu” diyerek sözlerini tamamladı.