DEM Parti'den Meclis'te Kürtçe sansürüne tepki
Meclis tutanaklarında Kürtçe ifadelerin üç noktayla sansürlenmesine karşı konuşan DEM Partili Newroz Uysal Aslan, Kürtçenin milyonlarca yurttaşın anadili olduğunu belirterek, "Toplumsal barış halkların dilini silerek inşa edilemez" dedi.
Ankara- DEM Parti Şırnak Milletvekili Newroz Uysal Aslan, TBMM tutanaklarında Kürtçe ifadelerin "..." ile sansürlenmesine ve "Türkçe olmayan kelimeler" şeklinde kayda geçirilmesine tepki gösterdi. Meclis Başkanlığına yaptıkları başvurulara verilen yanıtta "Devletin resmi dili Türkçedir" ifadesinin yer aldığını hatırlatan Newroz Uysal Aslan, bunun Kürtçeye yönelik sansürü meşrulaştırdığını söyledi.
Meclis’te basın toplantısı düzenleyen Newroz Uysal Aslan, barış ve demokratik toplum sürecinin tartışıldığı bir dönemde Kürtçenin hâlâ "bilinmeyen dil" olarak kayıtlara geçirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
‘Kürtçenin varlığı hukuken de tanınmalı’
Kürtlerin ve Kürtçenin varlığının fiilen kabul edilmesinin yeterli olmadığını ifade eden Newroz Uysal Aslan, bu gerçekliğin anayasa, yasalar ve kamusal yaşamın tüm alanlarında karşılık bulması gerektiğini söyledi.
Kürtçenin eğitimde, kamusal hizmetlerde, yargıda ve Meclis'te özgürce kullanılmasının güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Newroz Uysal Aslan, "Kürtçenin hâlâ 'bilinmeyen dil' olarak kayda geçirildiği, konuşulduğunda üç noktayla sansürlendiği bir düzende inkâr siyasetinin sona erdiğini nasıl söyleyebiliriz?" diye sordu.
‘Meclis'te tekçi anlayış sürdürülüyor’
DEM Parti olarak 14 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına başvurarak Genel Kurul ve komisyon çalışmalarında kullanılan Kürtçe ifadelerin özgün halleriyle tutanaklara geçirilmesini talep ettiklerini belirten Newroz Uysal Aslan, 15 Mayıs'ta da kendi konuşmasındaki Kürtçe ifadelerin tutanaktan çıkarılmasına karşı düzeltme başvurusu yaptığını hatırlattı.
Taleplerinin son derece açık olduğunu ifade eden Newroz Uysal Aslan, "Meclis'te hangi dil konuşuluyorsa o dilin adıyla ve özgün biçimiyle kayda geçirilsin istedik. Ancak Meclis Başkanlığına verdiğimiz dilekçelere gelen yanıtta devletin resmi dilinin Türkçe olduğu vurgulandı. Bu yaklaşım sorunu çözmek yerine inkârı idari bir kurala dönüştürüyor" dedi.
‘Kürtçe milyonlarca yurttaşın anadilidir’
Meclis tutanaklarında farklı dillere ait ifadelerin yer aldığı çok sayıda örnek bulunduğunu belirten Newroz Uysal Aslan, Kürtçeye yönelik uygulamanın teknik değil siyasi bir tercih olduğunu savundu.
Newroz Uysal Aslan, 17 Kasım 2025 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonu'nda DEM Parti milletvekillerinin kullandığı "Jin, jiyan, azadî" ve "Şaredariya Xelfetî" ifadelerinin önce tutanaklara geçirildiğini, ancak daha sonra silinerek yerlerine üç nokta konulduğunu hatırlattı.
"Kürtçe tanımsız ve bilinmeyen bir ses değildir" diyen Newroz Uysal Aslan, "Bu ülkenin milyonlarca yurttaşının anadilidir. Bir dilin adını söylemeyip onu yalnızca 'Türkçe olmayan kelimeler' şeklinde tarif etmek tarafsız bir tutanak yöntemi olamaz" ifadelerini kullandı.
Numan Kurtulmuş'a üç soru
Newroz Uysal Aslan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Meclis Başkanlığına şu soruları yöneltti:
*Kürtlerin bu Meclis'te temsil edildiği söylenirken, temsil edilen halkın dilinin adı neden tutanaklara yazılamıyor?
*Kürtçe bir ifadenin kayda geçirilmesi Türkiye'nin bütünlüğüne nasıl zarar verebilir?
*Bir dilin adını söylemekten kaçınan bir Meclis eşit yurttaşlığı ve çoğulcu demokrasiyi nasıl savunabilir?
‘Toplumsal barış anadili belirsizleştirerek kurulamaz’
Barış ve demokratik toplum tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde Meclis'in farklı dillere yönelik yaklaşımının önemli bir sınav olduğunu belirten Newroz Uysal Aslan, "Toplumsal barış halkların dilini üç noktayla silerek kurulamaz. Demokratik toplum milyonlarca insanın anadilini 'Türkçe olmayan kelimeler' şeklinde belirsizleştirerek inşa edilemez" dedi.
Newroz Uysal Aslan, Kürtçe ifadelerin sansürlenmesine son verilmesini, Kürtçe kelime ve cümlelerin özgün biçimleriyle tutanaklara geçirilmesini, "Türkçe olmayan kelimeler" ifadesinin kaldırılmasını ve Tutanak Yazım Rehberi'nin çoğulculuk ve demokratik temsil anlayışı doğrultusunda yeniden düzenlenmesini talep ettiklerini belirtti.