DAİŞ’e Karşı Mücadele Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı
Süleymaniye’de düzenlenen “DAİŞ’e Karşı Mücadele ve Tutuklu DAİŞ’lilerin Akıbeti” konulu çalıştayın sonuç bildirgesi açıklandı. DAİŞ çetelerinin yargılanması için Özerk Yönetim bölgesinde bir mahkemenin kurulması talep edilirken, DAİŞ’e karşı mücadele yürütenlerin de desteklenmesi istendi.
Süleymaniye - Federal Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde dün Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Rojava Destek Grubu öncülüğünde “DAİŞ’e Karşı Mücadele ve Tutuklu DAİŞ’lilerin Akıbeti” konulu çalıştay düzenlendi. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Avrupa ve daha birçok ülkeden davetlinin katıldığı çalıştayın sonuç bildirgesi açıklandı. “Çalıştayın amacı DAİŞ çetelerine ve özellikle teröre karşı bireyleri ve tüm tarafları DAİŞ tehdidi hakkında Birleşmiş Milletleri, Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’nu, Irak ve tüm sorumlu tarafları bilgilendirmekti” sözleri ifade edilen bildirgede, DAİŞ’e karşı mücadele yürüten Özerk Yönetim ve Suriye Demokratik Güçlerine destek verilmesi çağrısında bulunuldu. Ayrıca Sinaa Hapishanesi’ndeki DAİŞ tutukluları ve kamplardaki ailelerine acil bir çözüm bulunulması istendi.
Çalıştayda öne çıkan esas maddeler ise şöyle sıralandı:
“*Hesekê Sinaa Hapishanesi’ne yapılan son saldırı, DAİŞ’in hareket gücünün olduğunu ve tüm dünya için tehdit ettiğini gösteriyor.
*Cezaevlerinin uluslararası cezaevi standartlarına göre izlenmesi ve denetlenmesi için uluslararası güçler destek vermelidir. Bir daha Hesekê’de yaşanan durumun yaşanmaması için bunların yapılması gerekiyor.
*DAİŞ çetelerinin yargılanması için Özerk Yönetim bölgesinde bir mahkemenin kurulması gerekiyor.
*DAİŞ ailelerinin ülkelerine dönmesi çalışma yürütülmeli ve aileler ülkelerine geri dönmelidir. Hukuki bir çözüm için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne de destek sağlanmalıdır.
*Özerk Bölge’deki ekonomik durumu dikkate alınarak, Kayseri Anlaşması’nın önü alınmalı. Bu yüzden DAİŞ’in gizli hücreleri bundan faydalanarak harekete geçiyor.
*Halkın durumunu iyileştirilmesi için Özerk Özyönetim desteklenmelidir. Kadınlar ve çocuklar topluma yeniden kazandırılmak için iyi bir program hazırlanmalı.
*İşgalci Türk devletinin işgal ettiği bölgeleri DAİŞ’in merkezleri ve askeri üsleri haline geldi. Bölgesel güçler ve partiler, DAİŞ’in merkezi haline gelen bu bölgeleri terk etmesi için Türk devletine baskı yapmalıdır.
*Türkiye, DAİŞ’ten yararlanarak, Suriye’de, bölgede ve genel olarak Kuzey ve Doğu Suriye’de kaos yaratıyor. Buna karşı güçlü bir uluslararası tepki oluşturulması önemlidir.
*DAİŞ’in bölgedeki durumuna iki yönlü bir hukuksal çözüm bulunmalı. Suriye’den doğru bir tartışma yürütülmeli ve çözüm bulunmalıdır.
*Kürdistan Bölgesi ile Özerk Yönetim arasında siyesi ve ekonomik işbirliği olmalı. Yine DAİŞ tahdidine karşı da Rojava ve Güney Kürdistan ortak bir mücadele yürütmelidir.
*Şengal’deki durum dikkate alınmalı, Şengal halkının dönüşü için güvenlik desteği sağlanmalıdır. Bundan sonra Şengal’e maddi ve manevi yardımların sağlanması için çalışılacaktır.
*DAİŞ’in bölgedeki hareketini azaltmak ve her iki tarafın çıkarlarını korumak için Suriye Demokratik Güçleri ile Irak güçleri arasında her iki tarafın sınırlarında işbirliğinin sağlanması önemlidir.
*Ekonomik sorunu ve insani durumu çözmek için Til Koçer ve Rebie’nin kapılarının açılması için uluslararası topluma daha fazla baskı yapmalı.”