Fas’ta kadınların ekonomik bağımsızlığının önündeki engeller sürüyor
Faslı kadınlar, yetersiz kamu politikaları, esnek çalışma olanaklarının eksikliği, aile içi bakım sorumlulukları ve ekonomik krizlerin kadınların istihdama katılımını ve ekonomik bağımsızlığını engellediğine dikkat çekiyor.
HANAN HARET
Fas – Fas Ulusal Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlar, ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının ve çalışma yaşamına katılımlarının önündeki engellere dikkat çekti. Kamu politikalarının yetersizliği, esnek çalışma koşullarının bulunmaması, aile içindeki bakım sorumlulukları ve ekonomik krizler, kadınların istihdamını sınırlayan temel sorunlar arasında yer alıyor.
10 Ekim günü kutlanan Fas Ulusal Kadınlar Günü’nde kadınların ekonomik yaşama katılımı, kamu politikalarının çözüm üretmesi gereken temel sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. İş gücü piyasasında kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizlik sürerken, Yeni Kalkınma Modeli’nde kadınların ekonomik faaliyetlere katılım oranının 2035 yılına kadar yüzde 45’e çıkarılması hedefleniyor. Ancak resmî veriler, kadınların ekonomik yaşamdaki varlığının hâlâ sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.
Anne bakım sorumluluğu ile çalışma yaşamına dönme isteği arasında
Naima A., çalışma yaşamına dönme isteği ile hasta annesine bakma sorumluluğu arasında zor bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Beş yıl önce annesine bakabilmek için tekstil sektöründeki işinden ayrılan Naima A., özel bakım ve ilaç ihtiyacı bulunan annesiyle ilgileniyor. Annesinin vefat eden eşinden aldığı emekli aylığı ise bu giderleri karşılamakta güçlükle yetiyor.
Annesine bakmayı değerli bir sorumluluk olarak gören Naima A., ailevi sorumluluklarından vazgeçmeden işini sürdürmeyi umduğunu belirtiyor. Daha esnek çalışma saatlerinin bu iki sorumluluğu bir arada yürütebilmesine imkân sağlayabileceğini ifade eden Naima A., bakım yükümlülükleri nedeniyle çalışma yaşamına dönme isteğini henüz gerçekleştiremiyor.
Naima A.’nın deneyimi, ücretli çalışma ile aile içindeki bakım sorumluluklarını bir arada yürütmekte zorlanan kadınların karşılaştığı sorunları ortaya koyuyor. Bu durum, kamu politikalarının ve çalışma koşullarının kadınların bakım sorumluluklarını ne ölçüde gözettiği ve kadınlara ailevi görevlerinden vazgeçmeden çalışmayı sürdürebilecekleri gerçek seçenekler sunulup sunulmadığı sorularını gündeme getiriyor.
‘Kamu politikalarının sonuçları arasında bir uçurum bulunuyor’
Kadın Hakları Birliği Federasyonu Onursal Başkanı Fevziye Assuli de açıklanan hedeflerle kamu politikalarının sonuçları arasında bir uçurum bulunduğunu belirtiyor. Fevziye Assuli, kadınların iş gücü piyasasındaki durumunun eşitlik ve ekonomik bağımsızlık konusunda beklenen ilerlemeyi yansıtmadığını ifade ediyor.
Fevziye Assuli’ye göre 2035 yılına kadar kadınların ekonomik faaliyetlere katılım oranını yüzde 45’e çıkarma hedefi doğrultusunda kademeli bir ilerleme sağlanmalıydı. Bu kapsamda önceki hükümet döneminde oranın yüzde 30’a, 2030 yılına kadar ise yüzde 40’a yükseltilmesi gerektiğini belirten Fevziye Assuli, mevcut tablonun neden değişmediğini ve kamu politikalarının kadınların ekonomik yaşama katılımını sınırlayan engelleri ne ölçüde ortadan kaldırabildiğini sorguluyor.
Siyasi partilerin yalnızca ideolojik yaklaşımlarına göre değil, verdikleri sözleri yerine getirme ve kadınların, çocukların ve toplumun ihtiyaçlarına yanıt verebilecek politikalar üretme kapasitelerine göre değerlendirilmesi gerektiğini de vurguluyor.
Fas Yüksek Planlama Komiserliği’nin 2025 yılı faaliyet, istihdam ve işsizlik verilerine göre kadınların ekonomik faaliyetlere katılım oranı 2025’te yüzde 19 olarak kaydedildi. Bu oran 2024’te yüzde 19,1 düzeyindeydi. Aynı dönemde kadınlar arasındaki işsizlik oranı yüzde 19,4’ten yüzde 20,5’e yükseldi.
Komiserliğin iş gücüne ilişkin yeni araştırma kapsamında yayımladığı 2026 yılının ikinci çeyrek verileri de kadınlarla erkekler arasındaki farkı ortaya koydu. Buna göre iş gücüne katılım oranı kadınlarda yüzde 18,1, erkeklerde ise yüzde 66,5 oldu. Kadınlar toplam iş gücünün yüzde 21,5’ini oluştururken iş gücü dışında kalan nüfusun yüzde 71,1’ini oluşturdu.
Ekonomik göstergelere yansımayan kadın emeği
Fevziye Assuli’ye göre kadınların ekonomik yaşama katılımı sorunu yalnızca iş olanaklarının yetersizliğiyle sınırlı değil; kadınların yaptığı işlerin niteliği ve bu emeğin ekonomik göstergelere ne ölçüde yansıdığı da önemli bir sorun oluşturuyor.
Fevziye Assuli, kadınların tarım, ticaret, sebze ve gıda ürünleri satışı, fabrikalar, çağrı merkezleri ve kayıt dışı sektör gibi farklı alanlarda çalıştığını belirtiyor.
Kadınların üstlendiği ev işleri ve bakım emeğinin de ekonomik yaşam üzerindeki etkisine dikkat çeken Fevziye Assuli, çocukların yetiştirilmesi, özel gereksinimli bireylerin ve yaşlıların bakımı gibi sorumlulukların büyük bölümünün kadınlar tarafından yerine getirildiğini ifade ediyor. Bu sorumluluklar, kadınların çalışmaya ayırabilecekleri zamanı azaltırken ücretli çalışma gibi iş gücü göstergelerine aynı biçimde yansımıyor.
Fevziye Assuli, kadınların ekonomik durumunu etkileyen diğer etkenler arasında depremin ve kuraklığın sonuçlarını, özellikle tarım sektöründeki iş olanaklarının azalmasını, uluslararası ekonomik krizi, yaşam maliyetlerindeki artışı ve satın alma gücündeki düşüşü sıralıyor.
Bu koşulların aile bütçesini yönetmeyi daha da zorlaştırdığını belirten Fevziye Assuli, kadınların aile üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için üstlendikleri sorumlulukların ekonomik baskıyı ağırlaştırdığını vurguluyor.