Bogota’daki kadın konferansı devam ediyor: Enternasyonal mücadele çağrısı
Bogota’da düzenlenen kadın konferansı, Latin Amerika’dan Kürdistan’a uzanan geniş bir katılımla sürüyor. Buluşmada kadınlar; sömürgecilik, kapitalizm ve erkek egemen sisteme karşı ortak mücadele hattının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Haber Merkezi- “Kadınlar Geleceği Örüyor” ağının Latin Amerika’daki kadın hareketleriyle birlikte organize ettiği “Çiçekleneceğiz Çünkü Savaş Köklerimizi Yok Edemez” Konferansı, Kolombiya’nın başkenti Bogota’da devam ediyor.
2018 Frankfurt ve 2022 Berlin Dünya Kadın Konferanslarının devamı niteliğindeki buluşmaya, Meksika, Honduras, Guatemala, Haiti, Nikaragua, Kosta Rika, Panama, Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Brezilya, Bolivya, Peru, Şili, Arjantin ve Uruguay’ın yanı sıra Kürdistan, Avrupa, Türkiye, Kanada ve Avustralya’dan 400’ü aşkın delege yer alıyor. Konferans sömürgecilik, ataerki ve kapitalizme karşı kadın öncülüğünde ortak bir mücadele hattı oluşturmayı hedefliyor.
Konferansta özellikle yerli direnişleri ile kadın özgürlük mücadelesinin kesişim noktaları masaya yatırıldı ve demokratik konfederalizm perspektifi, ekolojik mücadele ve kadın özsavunması öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Enternasyonal dayanışmayı güçlendirme çağrısı
Konferansın ikinci oturumu “Kadına ve Toprağa Karşı Saldırılar ve Direnişler” başlığıyla düzenlendi. Bolivya’dan Andriana Guzman’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde Feministas del Abya Yala temsilcisi Şilili Canina ataerkil sistem ile sömürgeci politikaların halkların direnişini hedef aldığını belirterek, “Geleceğin tohumlarıyız. Sınırları aşan feminist bir perspektifi büyütmeliyiz” dedi. Şilili Canina, Honduras, Guatemala ve Ekvador’da halk hareketlerine yönelik baskılara dikkat çekerek enternasyonal dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Aynı ağdan Salema da konuşmasında Abya Yala’dan Kürdistan’a uzanan coğrafyada kapitalist modernite ve devlet iktidarının ortak saldırılarını ele aldı. Özellikle Arjantin’de emekçiler ve kadınlara yönelik politikaları eleştiren Salema, “Umudumuzu yok etmelerine izin vermeyeceğiz. Köyde, şehirde, her alanda birlikte mücadele etmeliyiz” ifadeleriyle kadınların birlikte mücadele etmesinin önemini vurguladı.
Honduras Yerel Halklar Meclisi COPINH üyesi Bertita Zuniga Caceres, annesi ekolojist lider Berta Caceres’in katledilmesinin 10. yılına girildiğini hatırlatarak adalet nöbetlerinin sürdüğünü aktardı. Konuşmasında Rojava ve Venezuela’daki saldırılara işaret eden Caceres, Kürt kadın mücadelesine dayanışma mesajı verdi.
KJAR temsilcisi Mariyam Fatihi ise İran ve Rojhilat’ta kadınlara yönelik baskıları anlattı. Jina Amini’nin katledilmesinin ardından İran’da gelişen “Jin Jiyan Azadi” isyanlarını hatırlatan Mariyam Fatihi, İran rejiminin kadın bedeni üzerinden sistematik bir tahakküm kurduğunu söyledi ve Kürt halkının konfederal bir sistem hedeflediğini ve ekolojik yıkıma karşı da ortak mücadele gerektiğini vurguladı.
Rojava’da kadın öncülüğünde gelişen deneyime dikkat çekildi
Konferansın üçüncü oturumu ise üç bölüm halinde gerçekleştirildi. İlk bölümde kadınların örgütlenme deneyimleri ve demokratik konfederal ağların nasıl örülebileceği tartışıldı. Bu bölümün moderatörlüğünü Mujeres y Las Sexta kadın hareketi üyesi Kar Helena ve Kadınlar Geleceği Örüyor Ağı’ndan Zilan Diyar yaptı.
Siyahi kadınlara yönelik sistematik devlet şiddetinin görünmez kılındığını anlatan Kolombiya’dan Diana Lorena Montano Riasco, “Kadınların tarihi mirasıyla direnişi büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Brezilya Yerli Hareketi Luta Popular’dan Vanesa Mendoça da 500 yıllık sömürgecilik karşısında kırsal ve kentsel direnişin sürdüğünü belirtti.
El Salvador’dan Vidalina Morales artan insan hakları ihlallerine dikkat çekerken, Haiti’den Vanesa Jeudi ise ülkedeki uluslararası müdahalelerin şiddeti derinleştirdiğini söyledi.
Rojava’dan Kongra Star üyesi Berivan Xalid, Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın öncülüğünde gelişen devrimci deneyimi aktarırken Kongra Star ve YPJ’nin rolüne dikkat çekti ve kadın kazanımlarına yönelik saldırıların sürdüğünü belirterek uluslararası dayanışma çağrısı yaptı.
Kadim bilgilerden jineolojiye
“Direniş Bilincinin Kaynağı” başlığıyla düzenlenen ikinci bölümde Mapuçe halkından Maçi, doğal tıp ve kadim bilgilerin sömürgeciliğe karşı direnişteki rolünü anlattı.
Feministes Abya Yala üyesi Lolit, kadın ve doğa kırımının sistematik hale geldiğini belirterek Kürdistan mücadelesini selamladı. Kanada Yerli Hakları Hareketi’nden Sleydo ise gaz projelerine karşı yürüttükleri direniş sonucunda topraklarını geri aldıklarını, ancak bu süreçte çok sayıda kişinin tutuklandığını aktardı.
Jineoloji Akademisi üyesi Dirok Kahraman, jineolojinin Kürt kadın mücadelesinin bir ürünü olduğunu belirterek kadın biliminin direniş köklerinden beslendiğini söyledi. Kadın merkezlerine yönelik saldırılara rağmen mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Egemen sisteme karşı alternatif meclisler
Oturumların son bölümünde ise kadın mücadelesinin temel prensipleri konuşuldu. Kolombiya’dan Julia Rodriguez meşru savunma hakkının önemini vurgularken, Meksika’dan Claudia Torres ülkede her gün ortalama 12 kadının katledildiğine dikkat çekti.
TJA üyesi Jiyan Doğan, Kürdistan’da kadın mücadelesinin tarihsel sürekliliğine işaret ederek kadınların yaşamın her alanında örgütlendiğini söyledi. MODEP’ten Claudia ise erkek egemen sisteme karşı alternatif yerel meclisler inşa etme çağrısı yaptı.
Konferansın sonunda yerli kadınların el emeği ürünlerinin sergilendiği bir ekonomi pazarı kuruldu. Etkinlik, ikinci gün akşamında gerçekleştirilen müzik dinletisiyle sona erdi.