BM: Sudan'da toplu katliam ve cinsel şiddet soykırım göstergesi

BM Sudan Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin sivillere yönelik toplu katliamlar ve sistematik cinsel şiddet gerçekleştirdiğini belirterek, bunların "soykırımın açık göstergeleri" olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi- Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışmalar sürerken, sivillere yönelik ağır hak ihlalleri ve insani kriz derinleşmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler Sudan Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin Kuzey Darfur eyaletine bağlı El Faşir kentinde gerçekleştirdiği toplu katliamlar, kadın ve kız çocuklarına yönelik toplu tecavüzler ile diğer ağır ihlallerin "soykırımın açık göstergeleri" olduğunu bildirdi.

Yeni deliller elde edildi

BM misyonunun yayımladığı son raporda, El Faşir'de keyfi gözaltılar, işkence, sivillerin fidye karşılığında rehin alınması ve zorla kaybetme vakalarına ilişkin yeni delillerin elde edildiği belirtildi. Raporda, bu bulguların daha önce kentte soykırım yaşandığına ilişkin tespitleri güçlendirdiği ifade edildi.

Rapora göre Hızlı Destek Kuvvetleri, sistematik biçimde kadın ve kız çocuklarını kaçırdı, toplu cinsel saldırılar düzenledi ve sivillere yönelik vahşi infazlar gerçekleştirdi. BM, bu ihlallerin Sudan'daki çatışan tarafların işlediği suçların soykırım niteliği taşıdığına dair yeni kanıtlar sunduğunu vurguladı.

Acil soruşturma başlatıldı

BM misyonu ayrıca, benzer ihlal kalıplarının Sudan'ın Kuzey Kordofan eyaletindeki El Ubeyd kentinde de yaşandığı uyarısında bulundu. Misyon, kent ve çevresinde uluslararası insan hakları hukuku ile uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiğine ilişkin iddiaları araştırmak üzere acil soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Misyon Başkanı, yürütülen soruşturmaların yalnızca El Faşir'deki suçlara ilişkin delil oluşturmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda Darfur genelinde yerel toplumları yıkıma uğratan ihlallerin belgelenmesini de kapsadığını söyledi. El Faşir'de tespit edilen kuşatma, sivil altyapının hedef alınması, insani yardımların engellenmesi ve sivillere yönelik yaygın saldırıların ciddi bir uyarı niteliği taşıdığı belirtildi.

Acil harekete geçme çağrısı

BM, uluslararası topluma Sudan'da yeni ihlallerin önlenmesi için acil harekete geçme çağrısı yaptı. Açıklamada, El Ubeyd'de 500 binden fazla sivil ile 100 bini aşkın ülke içinde yerinden edilmiş kişinin kötüleşen güvenlik koşulları, kritik altyapıya yönelik saldırılar ve temel hizmetlere erişim kısıtlamaları nedeniyle büyük risk altında bulunduğu kaydedildi.

Birleşmiş Milletler, BM İnsan Hakları Konseyi'nin 6 Temmuz'da kabul ettiği kararda El Ubeyd ve çevresinde Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından geniş çaplı katliamlar yaşanabileceği endişesini dile getirdiğini ve misyonu uluslararası hukuk ihlallerini acilen soruşturmakla görevlendirdiğini hatırlattı.

Açıklamada, Sudan'ın diğer bölgelerinde yaşanan büyük katliamlar öncesinde de benzer işaretlerin görüldüğü belirtilerek, sivillerin korunması, faillerin hesap vermesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile derhal iş birliği yapılması çağrısı yinelendi. BM misyonunun El Ubeyd ve çevresindeki gelişmelere ilişkin düzenli rapor sunmayı sürdüreceği ifade edildi.

Saldırılar devam ediyor

El Ubeyd kenti son iki aydır, Sudanlı yetkililerin Hızlı Destek Kuvvetleri'ni sorumlu tuttuğu insansız hava aracı saldırılarının hedefi oluyor. Saldırılarda ana elektrik santrali, akaryakıt istasyonları ve çok sayıda sivil nokta vurulurken, can kayıpları yaşandı.

BM, geçen mayıs ayında Kordofan bölgesinde insansız hava aracı saldırılarının arttığı uyarısında bulunmuş, Ocak-Nisan döneminde bu saldırılar nedeniyle en az 880 sivilin yaşamını yitirdiğini açıklamıştı.

On binlerce insan yaşamını yitirdi

Hızlı Destek Kuvvetleri, 26 Ekim 2025'te El Faşir kentinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurmuştu. Ancak yerel ve uluslararası kuruluşlar, kentte sivillere yönelik katliamlar yaşandığını bildirmişti.

Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden savaşta on binlerce kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 13 milyon kişi yerinden edildi. Birleşmiş Milletler, çatışmaların dünyanın en ağır insani krizlerinden birini derinleştirdiğini belirtiyor.