Bab Al-Hava Hastanesi'nin kapanmasıyla mülteciler sağlık hizmeti alamıyor
İdlib’de bulunan ve mültecilerin hizmet aldığı Bab Al-Hava Hastanesi'nin kapanmasıyla bölgede yaşayan kadın ve çocuklar tedavi hakkından mahrum kalıyor.

ASİNAT AL- MUHAMMED
İdlib- Suriye’nin kuzeybatısında yer alan İdlib’de mülteci kamplarında kalan halk, hastanelerin ve sağlık merkezlerinin kapanmasıyla sağlık hakkından faydalanamıyor. Uzun yıllar Türk devletinin işgali ve cihadist Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) yönetiminde olan kentte, mülteci kamplarında kalan kadın ve çocuklar hastane ve sağlık merkezlerinin kapanmasından olumsuz etkilendi.
Mülteciler sağlık hizmetinden mahrum kaldı
Kapanan hastaneler arasında en önemlisi, bölgedeki mülteciler için hayati bir merkez olan Bab el-Hava Hastanesi idi. Suriye’nin geçici yönetiminin hastaneye gerekli lojistik desteği sağlamaması nedeniyle hastane faaliyetlerini tamamen durdurmak zorunda kaldı. Bu durum, mültecilerin ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasına neden oldu.
28 yaşındaki Halud Al-Ragıb, İdlib’in kuzeyindeki Kafr Lusin kampında yaşayan bir mülteci. Oğlu, acil bir ameliyat gerektiren ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor. Ancak Bab el-Hava Hastanesi’nin kapanması nedeniyle ameliyatı gerçekleştirilemiyor. Özel hastanelerde tedavi görmek maddi olarak imkânsız olduğu için Halud Al-Ragıb, çaresiz bir şekilde beklemek zorunda kaldığını şu sözlerle ifade etti: "Zaten çok zor şartlarda yaşıyoruz, en azından sağlık hizmetlerine erişebiliyorduk. Şimdi o da elimizden alındı."
Halud Al-Ragıb’ın oğlu kronik akciğer enfeksiyonundan mustarip, çocuğunun Bab el-Hava Hastanesi'nde düzenli olarak tedavi gördüğünü ancak şimdi özel kliniklere gitmek zorunda kaldığını, bunun ise maddi olarak karşılanamaz olduğunu belirterek, “Tedavisi durdu, hastalığı ilerliyor, elim kolum bağlı” dedi.
‘HTŞ yönetimi sorumluluğunu yerine getirmeli’
Fatma İzeddin de (48), İdlib’in kuzeyindeki Sermeda kampında yaşıyor. Hipertansiyon ve diyabet hastası olan Fatma İzeddin’in, Bab el-Hava Hastanesi’nde düzenli olarak takip edilen sağlık durumu, hastanenin kapanmasıyla ciddi bir riske girmiş durumda. Hastanenin ücretsiz ilaç ve tedavi sunduğunu söyleyen Fatma İzeddin, şimdi ne ilaçlarını alabiliyor ne de düzenli sağlık kontrolünden geçebiliyor. Fatma İzeddin, geliri olmayan aileler için tek umut kapısı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Şimdi ilaç almak bile lüks oldu. Sağlığım hızla kötüleşiyor, doktor görmeden yaşamak zorundayım. Çok zor durumdayım.”
Bazı mülteci kadınlar ise, ilaç ve tedavi için geleneksel yöntemlere başvurmak zorunda kaldıklarını, ancak bunun yetersiz olduğunu belirtiyor.
Dr. Semaher Al-Adl: Bu durum bir felakettir
Bab el-Hava Hastanesi’nin anestezi bölüm sorumlusu Dr. Semaher Al-Adl, hastanenin sunduğu çocuk cerrahisi, beyin cerrahisi, onkoloji ameliyatları ve diyaliz bölümü gibi kritik sağlık hizmetlerinin başka hiçbir hastanede sunulmadığını anlattı. Hastanenin kapanmasının mülteci kadınlar ve çocuklar için büyük bir sağlık krizi yarattığını kaydeden Semaher Al-Adl, "Bu hastane, bölgede 2 milyondan fazla insanın sağlık hizmeti aldığı tek büyük merkezdi. Özellikle kadınlar ve çocuklar bu durumdan en çok etkilenenler olacak" diyerek kaygısını dile getirdi.
Semaher Al-Adl, Şam yönetiminin bir an önce destek sağlaması ve sağlık sisteminin yeniden işler hâle getirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Kadınlar ve çocuklar en savunmasız gruplar en azından onlar için özel sağlık çözümlerinin oluşturulması gerekiyor” dedi.
Bölgedeki mülteciler, evlerine dönemedikleri gibi yaşadıkları kamplarda giderek kötüleşen sağlık hizmetleriyle başa çıkmak zorunda kalıyor. Cihatçı geçici HTŞ yönetiminin hastaneye yeniden destek sağlamaması hâlinde, kadınların ve çocukların sağlık koşullarının daha da kötüleşeceği tahmin ediliyor.