Tâ Mebsuta’dan kadınlara yardım yerine istihdam odaklı destek
Şam’daki Tâ Mebsuta Derneği, kadınlara yardım yerine istihdam, örgütlenme ve toplumsal katılım alanlarında destek sunuyor. Dernek yöneticisi Paskal Dib, kadınların kendi sözlerini kurabilecekleri alanlar yaratmayı hedeflediklerini belirtti.
RANİM HİLUF
Şam - Suriye’de kadınlara yönelik çalışmalar yürüten çok sayıda dernek ve sivil toplum kuruluşu, faaliyetlerini büyük ölçüde uluslararası fonlar ve yabancı kuruluşların desteğiyle sürdürüyor. Bu durum, kadınların yaşadığı sorunların yapısal ve siyasal nedenlerini ele almak yerine, krizin yarattığı sonuçların proje ve yardım faaliyetleri üzerinden yönetilmesine dayalı bir yaklaşımı güçlendirirken, eleştirileri de beraberinde getiriyor. Kadınların ekonomik ve toplumsal yaşamda güçlendirilmesine yönelik çalışmalar önem taşırken, bu dernek ve vakıfların mevcut siyasal düzenin sınırlarını ne ölçüde sorguladığı ve kadınların örgütlü sözünü ne ölçüde görünür kılabildiği de tartışma konusu.
Şam’daki Tâ Mebsuta Derneği ise bu yaklaşımın biraz dışına çıkmaya çalışarak kadınlara istihdam, örgütlenme ve toplumsal katılım alanlarında kendi sözlerini kurabilecekleri bir alan yaratmayı hedefliyor. Gıda kolileri ve mesleki eğitim gibi desteklerin birçok kurumun faaliyetlerinde öne çıkmasına karşın Tâ Mebsuta, farklı bir yol izleyerek kadınlara sanat ve senaryo alanlarında kendilerini ifade edebilecekleri fırsatlar sunuyor.
Tâ Mebsuta’nın kuruluşu
Tâ Mebsuta, 2016’da Suriye’de yasal olarak ruhsatlandırılmış bir dernek olarak Şam’da faaliyet göstermeye başladı. Genel olarak Suriyeli kadınların sorunlarıyla ilgilenen kurum, kadınların yaratıcılığını destekliyor ve onların toplumun gelişiminde etkin bir şekilde yer alabilmesine katkı sunacak çalışmalar yürütüyor. 2024 yılından sonra çalışmalarını bir kuruma dönüştürerek Suriye’nin tamamına yaymayı hedefleyen Tâ Mebsuta’nın yönetim kurulu üyelerinden Paskal Dib, faaliyetleri hakkında ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
‘Gıda kolileri dağıtmak yerine iş olanağı yaratmayı seçtik’
Kadınların güçlendirilmesi ve olanaklarının geliştirilmesine önem verdiklerini kaydeden Paskal Dib, “Suriye’de yaşanan krizler sırasında da önemli bir rolümüz oldu. Örneğin kadınlara gıda kolileri dağıtmak yerine, onlara iş piyasasına girebilmeleri için farklı bir şekilde destek olmayı düşündük. Fotoğrafçılık ve senaryo yazarlığı atölyeleri düzenledik. Bunlardan biri farklı alanlardan kadınlara, diğeri ise belirli düzeyde deneyime sahip kadınlara yönelikti. Ayrıca işitme ve konuşma engelli bulunan kadınlara da yöneldik ve onları doğrudan çalışma hayatına katılabilecek şekilde akademik olarak desteklemek amacıyla atölyeler düzenledik. Atölyelerin ardından birçok kadına kapılar açıldı ve bu çalışmalar onlar için bir gelir kaynağına ya da gelire ulaşabilecekleri bir yola dönüştü” dedi.
Tâ Mebsuta, yalnızca atölyeler düzenleyerek kadınları iş hayatına hazırlamakla kalmadı. Kurum, ressamların eserlerini daha uygun fiyatlara satabilmeleri amacıyla bir görsel sanatçılar topluluğu da oluşturdu. Bu projenin gelirleri Covid-19 salgını döneminde kadınlara destek amacıyla kullanıldı. Deprem sırasında ise kurumun gönüllüleri, depremden etkilenen kadınlar için sağlık ve hijyen malzemelerinin yer aldığı özel koliler hazırladı.
Diyalog alanı olarak ‘Tâ Salonu’ hayata geçirildi
Tâ Mebsuta, Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriyeli kadın ve erkeklerin bir araya gelebileceği, kadınların sorunlarının tartışılabileceği ortak bir diyalog alanı oluşturmak için çalışma yürüttü. Bu kapsamda her ay düzenlenen kültürel bir etkinlik olarak “Tâ Salonu” hayata geçirildi. Etkinlikte Şam’ın yanı sıra Suriye’nin farklı kentlerinden de kadınlar bir araya geliyor.
‘Kadın haklarını savunan erkekleri de dahil ettik’
Başlangıçta tüm konukların kadın olmasını düşündüklerini kaydeden Paskal Dib, “Çünkü kadınların kendi sorunları hakkında konuşma konusunda daha yetkin olduğunu düşünüyorduk. Ancak bir süredir kadınların haklarını savunan erkekleri de konuk etmeye başladık. Çünkü destek veren erkeklerin seslerini duyurması önemli. Zamanla aylık katılım arttı ve kadınlarla erkeklerin katılımı açısından daha dengeli bir yapı oluştu. Amacımız her zaman diyalog ve toplumsal savunuculuk için yeni alanlar ve yöntemler yaratmaktır” ifadelerinde bulundu.
Kaynak yetersizliği çalışmaların önünde engel
Sivil toplum çalışmalarının zorluk ve risklerden bağımsız olmadığını belirten Paskal Dib, Tâ Mebsuta’nın da kaynak yetersizliğiyle karşı karşıya olduğunu söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün tüm kurumlar gibi biz de kaynak yetersizliği yaşıyoruz. Çoğu zaman kurum, yönetim kurulu üyelerinin bağışlarına ve katkılarına dayanıyor. Bir kuruma dönüştüğümüzde çalışmalarımızı Suriye’nin tamamına yaymamız gerekiyordu. Ancak kaynak yetersizliği nedeniyle bunu henüz hayata geçiremedik. Bu nedenle bir çözüm bulmaya çalıştık ve diğer kentlerden konukları Tâ Salonu’nun aylık buluşmalarına davet etmeye başladık. Kurum üyelerinin sürekli finansman bulma çabalarına rağmen zorluklarla karşılaşıyoruz. Çünkü projelerimiz kadınların güçlendirilmesine, eğitimlere, kurslara ve atölyelere dayanıyor ve bunlar zaman zaman yüksek miktarda kaynak gerektiriyor. Finansmanımız olmadığı için kentlere açılamıyoruz. Bu, önümüzdeki temel engellerden biridir.”
‘Mesafe uzaklığına rağmen güçlü katılım sağlanıyor’
Kentlerden gelen katılımın güçlü olduğunu dile getiren Paskal Dib, “Her defasında kentlerden, mesafelerin uzaklığına rağmen güçlü bir katılımla karşılaşıyoruz. Kentlerden gelen temsilciler, burada gerçekleştirilen diyalogları ve buluşmaları kendi kentlerindeki diğer sivil toplum kuruluşlarına taşıyor. Böylece Tâ Mebsuta’yı ve deneyimini temsil ediyorlar. Kurumun ulaşmak istediği hedef de bu” şeklinde konuştu.