Ayşegül Doğan: Sayın Öcalan barışın en büyük emekçisidir

İstanbul'daki Özgürlük Mitingi'nde konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan'ın barış sürecindeki rolüne dikkat çekerek, "Sayın Öcalan barışın en büyük emekçisidir. Artık yeter. Bu fırsatı ıskalamayalım" dedi.

İstanbul – Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü talebiyle Bağcılar Meydanı'nda düzenlenen "Özgürlük Mitingi"nde konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, kalıcı barış için Abdullah Öcalan'ın koşullarının düzeltilmesi gerektiğini belirterek, "Sayın Öcalan'ın özgürlüğünden korkmayın. Sayın Öcalan barışın en büyük emekçisidir. Artık yeter. Bazı şeyleri cesurca konuşmanın vaktidir. Bu fırsatı ıskalamayalım" ifadelerini kullandı.

Nefret ve düşmanlığı arkamızda bırakmak istiyoruz’

Coşkulu kitleyi selamlayan Ayşegül Doğan, “Bu ülke çok dilli ve inançlı bir ülke. Yıllardır talebimiz özgürlük, eşitlik ve bütün halkların onurlu ve haklarıyla yaşayabileceği bir yaşamdır. Bundan dolayı her bir konuşmamız barışla, yeni bir yaşam ve eşit bir yaşamla başlıyor. Yüreği yanan annelerimiz, her eyleme öncülük eden anneler bugün de burada. Annelerin direnişini selamlıyorum. Neden annelerden başladım? Çünkü onlar acının ne olduğunu biliyor” dedi.

Ayşegül Doğan, yaşamını yitiren usta oyuncu Kadir İnanır'ın cenazesine katıldıklarını aktararak, “O da bizim kalbimizde yerini aldı. Çünkü o da eşitlik istiyordu. Herkesin özgür ve eşit bir şekilde yaşamasını istiyordu. Son yıllarda ağır hastalığına rağmen barış için çabaladı ve ‘Barış mücadelesi gerçekleşsin’ dedi. Artık kimsenin ölmesini istemiyoruz. Annelerin ağlamasını istemiyoruz. Çocuklarımızın öldürülmesini istemiyoruz. Sürgün, yoksulluk… Her şeyi gördük. Artık kimsenin başına bunlar gelmesin. Nefret, düşmanlık ve kutuplaştırıcı dili arkamızda bırakmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Sayın Öcalan'ın özgürlüğünden korkmayın’

Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünden korkulmaması gerektiğini vurgulayan Ayşegül Doğan, “Bundan korkmamalısınız. Sayın Öcalan barışın en büyük emekçisidir. 27 yıldır tek başına bir zindanda halkların barış ve özgürlüğü için çabalıyor. O, bir halkın önderidir. Bu bir hakikattir” diye vurguladı.

Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan'ın koşulları ve şartlarının düzeltilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu süreçte istediği rolü oynayabilmesi için bunun sağlanması gerekiyor. Bütün süreçler bazı ihtiyaçlar üzerine başlıyor. Bugün Kürt halkının da Türkiye halklarının da ihtiyacı kalıcı bir barıştır. Bu barış için en önemli aşama Sayın Öcalan'ın koşullarının düzeltilmesidir” ifadelerini kullandı.

Kalıcı barış için gereken yapılmalı’

Bu durumun gerçekleşmemesi halinde halktaki kaygının artacağı uyarısında bulunan Ayşegül Doğan, “Buradan yeniden çağrı yapıyoruz: Ne gerekiyorsa yapılsın. Kürt halkı hazırdır, Türkiye halkları hazırdır. Kalıcı bir barış için her şeyin yapılması gerekiyor. Savaşla geçen yıllar artık barışla sürsün. Geleceğimiz savaşla değil, barışla kurulsun. Biz bunun için hazırız” şeklinde konuştu.

Artık yeter, cesurca konuşmanın vakti’

Ayşegül Doğan, “Birbirimize benzemeden, birbirimizin farklılıklarını koruyarak yaşayabiliriz. Böyle bir gelecek kurabiliriz. Barışı seçme cesaretinden bahsetmek istiyoruz. Gelecekten konuşurken bir hakikate dikkat çekmek istiyoruz. Herkes bize ‘Sürekli Kürt meselesinden bahsediyorsunuz’ diyor. Evet, durmaksızın bu sorunu anlatıyoruz. Çünkü Kürt olmanın ne demek olduğunu biliyoruz. Tutsak alınmış hayatlarımızın tek bir anahtarının olduğunu biliyoruz. O da barış. Demokrasinin anahtarı da barıştır. Kürdü anlamaya başlama çağrısının aynı zamanda Aleviyi, Rumu, Lazı anlama çabası olduğunu biliyoruz. Bu memlekette kimliğinden, dilinden, inancından, cinsel kimliğinden dolayı dışlanan herkesi anlamaktır Kürdü anlamaya başlamak. O yüzden Kürt sorununun demokratik çözümü diyoruz. Artık yeter. Bazı şeyleri cesurca konuşmanın vaktidir. Bu fırsatı ıskalamayalım” ifadelerini kullandı.

Abdullah Öcalan'ın 27 yıldır olağanüstü koşullarda bir süreç yürüttüğünü söyleyen Ayşegül Doğan, “Milyonların gönül verdiği, milyonların bir halkın iradesini temsil ettiğine inandığı bu sesi özgürce dolaşıma sokmanın vakti geldi. Artık vaktidir; gelin bu teklifi duyalım. Sayın Öcalan diyor ki, ‘Gelin Türküyle, Kürdüyle, Rumuyla ve Ermenisiyle hepimiz birlikte güçlenelim.’ Buna hazır olduğumuzu söylemiştik. Bugün aynı soruyu yineleme ihtiyacı hissediyorsak biraz düşünmek gerekiyor” şeklinde konuştu.