Amedli kadınlar katledilmelere karşı özsavunmanın geliştirilmesini istiyor

Kadın katliamlarının cezasızlık politikalarıyla yaygınlaştığına dikkat çeken Amedli kadınlar, “Örgütlenme ve öz savunma artırılmalıdır” dedi.

MEDİNE MAMEDOĞLU

Amed- JINNEWS’in basında çıkan haberlerden derlediği verilerine göre; sadece Mart ayında 24 kadın ve 2 çocuk erkekler tarafından katledildi. 24 kadın ve 2 çocuğun ölümü de kayıtlarda şüpheli olarak geçti. 2024 yılının ilk dört ayında kadın katliamları sayısının en az 124 olduğu belirtiliyor. Kadın katliamlarının engellenmesine karşı etkili bir adım atılmazken, uygulanmayan yasalar ise faillerin daha fazla cesaretlenmesine neden oluyor. Bu sürece dair değerlendirmede bulunan Amedli kadınlar, var olan artışın önüne geçmek için hem örgütlenme hem de kadınlara dönük çalışmaların büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

‘Mücadele de sayı da artırılmalı’

Yapı-Yol Sen Sendikası Amed Kadın Sekreteri Leyla Tuncer, etkili mücadele için kadın çalışmalarının ve kadın sayısının artırılması gerektiğini aktardı. Öz savunma ve örgütlenme noktasında kadınlara bilinçlendirme eğitimlerinin verilmesi gerektiğini dile getiren Leyla Tuncer konuşmasının devamında şunlara yer verdi:

“Bizler her yeni güne bir kadın cinayeti ya da kadına şiddet haberleri ile uyanıyoruz. Buna her ne kadar tepki göstersek de iktidar bu konuda etkili bir adım atmıyor. Özel savaş politikalarının ayağı olan kadına şiddet, kadın taciz ve çocuk istismarları her geçen gün artarak devam etmekte. Biz STK’lar olarak buna dur demeye devam edeceğiz. Kadınların sadece alanlarda değil, çalıştıkları iş yerlerinde sokaklarda ya da evlerinde buna dönük çalışma yürütmesi gerekiyor. Özellikle şiddete ve tacize nasıl karşı koyacakları noktasında sivil toplum örgütlerine çok iş düşüyor. Buna dair eğitimler verilmeli. Bununla ilgili sürekli çalışmalar yapılmalı. Dayanışma ve örgütlenme ile bu cins kırımına dur demeliyiz. Maalesef bunu 5 ya da 10 kadınla yapamayız. Sayımız arttıkça dayanışmamız arttıkça güçleniriz. Toplumun en küçük birimi olan aileden başlayarak öz savunma geliştirilebilir. En yakınımızda yer alan kadın ve çocukları bu konuda bilinçlendirmek gerekiyor. Bunun için atacağımız adımlar bilinçlendirme ve örgütleme olmalı.”

‘Örgütlenme ve öz savunma artırılmalı’

Rosa Kadın Derneği Üyesi Esra Şık Mercan ise kadına dönük temasların daha çok artırılması gerektiği görüşünde. Gerekli yasalar uygulandığı takdirde faillerde caydırıcı bir durum ortaya çıkaracağını belirten Esra Şık Mercan, “Toplumsal olarak bize düşen bu şiddet olaylarına onlarla karşılaştığımızda bunu önlemek ve sağlıklı bir refleks verebilmektir. Olması gereken burada çok açıktır. Gerekli yasalarla faillere gereken ceza verilmeli. Bu yasalar maalesef uygulanmadığı için kadına ve çocuğa yönelik suçlar artmaktadır. Bu noktada gerekli kesimlere görevini yapmaya davet ediyorum. Kadınlar şiddet gördüğünde buna ses çıkarıp buna karşı öz savunma uygulayabilmeli. Yapmamız gereken daha çok örgütlenmek ve dokunabildiğimiz bütün kadınları bilinçlendirmek olmalı” dedi.

‘Yasaların uygulanması elzemdir’

Esra Şık Mercan konuşmasının devamında şunlara yer verdi: “Biz kadınların artık sabrı taştı. Feshedilen İstanbul Sözleşmesi yine uygulanmayan 6284 Nolu yasa sürecin daha da önüne geçilemez bir hala dönüşmesine neden oldu. Bu yasaların uygulanması biz kadınlar için elzemdir. Yine şiddet ve cinayet faili erkekler gerekli tepkiyi aldığında toplum içine de çıkamaz ki baktığımızda bu kişilerin toplum içerisinde de yer almaması gerekir.”

‘Yerel yönetimler kadınlar için çözüm üretecek’

Belediye Meclis Üyesi Kader Uzun ise özellikle bölgede bu tür suçları azaltmak ve kadına dönük yaşam alanları oluşturmak için çalışmalara başladıklarını söyledi. Kader Uzun çalışmalarına dair şu yorumda bulundu: “Maalesef ki 21’inci yüzyılda kadın cinayetleri ve kadına şiddet hala çok sık yaşanıyor. Buna dur demek için de hiçbir adım atılmıyor. Evet, kadınların yürüttüğü ciddi bir mücadele var. Var olan mücadele de sürekli saldırı ve engellemeye maruz bırakılıyor. Özellikle Kürdistan’da özel savaş politikaları ile bu durum daha da yoğunlaşmış durumda. Kadınlar bastırılıyor ve sürekli eve hapsedilmek isteniyor. Yine var olan bu süreçte kadınlar hem sosyal hem siyasal hem de ekonomik alandan uzaklaştırılmak isteniyor. Buna dur demek için biz kadınlara çok iş düşüyor. Var olan örgütlülüğü artırıp, kadınlarla dayanışmayı artırmalıyız. Yine var olan teması daha sistematik hale getirmeliyiz. Biz yerel yönetimler olarak eski çalışmamıza geri döneceğiz. Kadın kurumlarını aktifleştirip her noktada çalışma yürüteceğiz. Kurslarımız ve yaşam alanlarımız geri gelecek. Bu anlamda her sorun ve ihtiyaçta kadınların yanında yer alacağız.”