Afganistan Kadın Siyasi Katılım Ağı: Kadınların sesi susturulamayacak

Afganistan Kadın Siyasi Katılım Ağı, Taliban'ın yönetime el koymasının 5’inci yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların en ağır hak ihlallerine maruz kaldığını belirterek uluslararası topluma Taliban'dan hesap sorulması çağrısı yaptı.

Haber Merkezi – Afganistan Kadın Siyasi Katılım Ağı, bugün yayımladığı açıklamada, Afganistan'da kadınlar ve kız çocuklarının son beş yılda Taliban'ın uyguladığı politikaların en ağır mağdurları olduğunu belirtti.

Açıklamada, Taliban'ın kadınları eğitim, çalışma ve siyasi yaşama katılımdan mahrum bıraktığı, kamusal alandan sistematik biçimde dışladığı vurgulandı.

Kadınların ve özgürlük talep eden kesimlerin sesini bastırmanın, Afgan halkının özgürlük, adalet, eşitlik ve hukukun üstünlüğü taleplerini ortadan kaldıramayacağı ifade edilen açıklamada, kadınların mücadelesinin süreceği belirtildi.

Mücadelenin sürmesi çağrısı

Afganistan Kadın Siyasi Katılım Ağı, kadınlara, sivil toplum aktivistlerine ve özgürlük yanlısı kesimlere dayanışmalarını koruyarak eşit haklar, insan onuru ve kadınların siyasi ve toplumsal yaşama tam katılımı için barışçıl mücadelelerini sürdürmeleri çağrısında bulundu.

Ağ, kadın haklarının güvence altına alındığı, özgür, adil ve insan haklarına dayalı bir yönetim kuruluncaya kadar Afgan kadınlarının sesinin susmayacağını vurguladı.

Açıklamada ayrıca, Birleşmiş Milletler, uluslararası kuruluşlar ve devletlere Afganistan'daki kadın hakları ihlallerine daha fazla dikkat göstermeleri, Taliban'ı uyguladığı politikalar nedeniyle hesap vermeye zorlamaları ve Afgan kadınlarının taleplerine destek vermeleri çağrısı yapıldı.

Taliban, 15 Ağustos 2021'de Afganistan'da yeniden iktidarı ele geçirdi. O tarihten bu yana kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim görmesi ve üniversiteye devam etmesi yasaklanırken, kadınların çalışma hayatı, seyahat özgürlüğü, kamusal alandaki varlığı ve siyasi yaşama katılımı da ciddi biçimde sınırlandırıldı.

Taliban'ın kadınlara yönelik uygulamaları, Birleşmiş Milletler, insan hakları kuruluşları ve uluslararası toplum tarafından geniş çapta eleştirilirken, BM uzmanları bu politikaları kadın ve kız çocuklarına yönelik sistematik ayrımcılık ve "cinsiyet apartheidi" olarak nitelendiriyor.