‘Ürdün’de yılın başından bu yana en az 8 kadın katledildi’

Kadın hakları platformu “Şerike ve Lakin”in yayımladığı rapora göre, 2026’nın başından bu yana Ürdün’de erkekler tarafından en az 8 kadın katledildi, 4 intihara sürüklenme ve 3 ağır saldırı vakası yaşandı.

Haber Merkezi- Kadın hakları savunuculuğu yapan “Şerike ve Lakin” platformu, Ürdün’de kadınlara ve kız çocuklarına yönelik işlenen suçlara ilişkin bir rapor yayımladı.

Yayımlanan raporda, 16 Mayıs 2026 tarihine kadar ülkede toplumsal cinsiyete dayalı 8 kadın katliamı, 4 intihar vakası ve mağdurların hastaneye kaldırılarak kurtarıldığı 3 saldırı olayı tespit edildiği belirtildi.

Aile içi şiddet ve “intikam” suçları öne çıktı

Raporda yer alan bilgilere göre vakalar arasında aile içi cinayetler, ev içi şiddet kaynaklı saldırılar ve boşanma sonrası “intikam” amacıyla işlenen suçlar yer aldı.

Bazı intihara sürüklenme vakalarının ise psikolojik ve toplumsal baskılar, destek eksikliği ve koruma mekanizmalarının yetersizliğiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Avukat Zeyne el-Mejali’nin öldürülmesi büyük tepki çekti

Kamuoyunda en fazla yankı uyandıran olaylardan biri, avukat Zeyne el-Mejali’nin geçen ocak ayında kardeşi olan erkek tarafından katledildi.

Bu olay, kadın cinayetlerinin medyada nasıl yer aldığına dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Bazı medya kuruluşlarının, cinayetin ayrıntılarına değinmeden yalnızca avukatın “öldüğünü” yazması eleştirilere neden oldu.

Yaşlı kadın katledildi

Son aylarda kaydedilen diğer olaylar arasında, yaşlı bir kadının torunu olan erkek tarafından soygun girişimi sırasında katledildi.

Bir başka olayda ise bir kadının, yaşadığı anlaşmazlıkların ardından ülkesine geri getirildikten sonra evli olduğu erkek tarafından katledildiği belirtildi.

Raporda ayrıca, bir babanın nafaka anlaşmazlığı sonrası eşinden intikam almak amacıyla üç çocuğunu öldürdüğü vakaya da yer verildi.

Tıp öğrencisinin ölümü tartışma yarattı

Nisan ayında Ramtha kentinde bir kadının iki kızını öldürdükten sonra intihar ettiği bildirildi.

Öte yandan tıp öğrencisi Ravda Diya’nın ölümü, tıp öğrencilerinin maruz kaldığı psikolojik baskılar konusunda geniş tartışmalara yol açtı. Bazı iddialarda genç kadının takip, şantaj ve yoğun baskıya maruz kaldığı, daha önce yardım talebinde bulunduğu paylaşıldı.

Kadın örgütlerinden eleştiri

Raporda ayrıca kadınlara yönelik fiziksel saldırı ve yüz yaralama vakalarına da dikkat çekildi. Bunlardan birinde, eski eşinin yüzünü kesici aletle kalıcı şekilde yaralayan bir erkek hakkında dört yıl hapis cezası verildiği belirtildi.

Kadın hakları savunucuları, medya dilini ve toplumsal söylemi de eleştirdi. Aktivistler, bazı olayların, “psikolojik rahatsızlık” ya da “aile içi anlaşmazlık” gibi gerekçelerle açıklanmasının, kadınlara yönelik sistematik şiddetin görünmez hale gelmesine yol açtığını ifade etti.

Hak örgütleri ise bu vakaların, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin yanı sıra kadınlara yönelik hukuki ve sosyal koruma mekanizmalarındaki eksikliklerin sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.