‘Şiddetle kapsamlı bir müdahale gerekiyor, farkındalık çalışmaları yetmez’

Tunus'ta kadına yönelik artan şiddetin bir sistem sorunu olduğunu ve müdahalenin de acil ve kapsamlı olması gerektiğinin altını çizen aktivist Hadia Belhac Yussef, sadece farkındalık çalışmalarının artırılmasının yeterli olmadığını vurguladı.

NEZİHA BOUSSAİDİ

Tunus- Ortadoğu başta olmak üzere birçok ülkede kadına yönelik şiddet, katliam, ayrımcılık, tehdit arttı. Savaş, ekonomik kriz, güvenliksiz yaşam, göç ve iktidarların erkek egemen politikaları erkek şiddetinin artmasında etkili olurken, kadınlar da bulundukları her yerden mücadelelerini yükseltiyor.

Kadın hakları açısından örnek olarak gösterilen Tunus’ta da, kadınların hakları kağıt üzerinde kalıyor. Kadın örgütleri, kadınların haklarını bilmeleri konusunda önemli farkındalık çalışmaları yapsalar da, kadın mücadelesinin öz savunma temelli güçlü bir örgütlülüğe dönüşmemesi kadınları temel haklarından dahi alı koyuyor.

Evliliğinin ilk yıllarında şiddet başladı

Tunus'un Kayravan kentinde yaşayan Mariam Y.’nin hikayesi de Tunus’ta sistematik erkek şiddetine uğrayan binlerce kadının hikayesi ile benzer. Evliliğinin ilk gününden beri eşi tarafından şiddete maruz bırakılan Mariam Y., “Çocuklarımı düşündüğüm için şikayetçi olmadım” dedi. Mariam Y., eşinin çocuklarına da şiddet uygulayarak ağır işlerde çalışmaya zorladığını anlattı.

‘Kadın örgütlerinden destek aldım’

Meme kanseri tedavi sürecinde de şiddetin durmadığını vurgulayan Mariam Y., eşinin maddi olarak durumu düzelince ikinci bir evlilik yaptığını kendisini de anlaşmalı bir şekilde boşanmaya zorladığını söyledi. “Hiçbir hak alamayacağım için boşanmayı kabul etmedim” diyen Mariam Y., eşinin kız çocuklarını da zorla evlendirmeye çalışarak şiddetini daha artırması üzerine kadın örgütlerinden destek aldığını söyledi.

‘Eşitsizlik derinleştikçe şiddet artıyor’

Arap Kadınları Eğitim ve Araştırma Merkezi Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadele Programı Koordinatörü Hadia Belhac Yussef, Mariam Y. gibi binlerce kadının maruz kaldığı şiddeti ve mücadele yöntemlerini ajansımıza değerlendirdi. Kadın ve kız çocuklarının sadece kadın olmaktan kaynaklı birçok ülkede şiddete uğradığı ve katledildiğini belirten Hadia Belhac Yussef, erkeklerin şiddete birçok bahane bulduğunu ve toplumun da bu bahaneleri onayladığına dikkat çekti. Hadia Belhac Yussef, “Savaş, çatışmalar, deprem, sel gibi doğal afetler, koronavirüs gibi pandemi süreçleri şiddetin daha da artmasına neden oldu. Kadın erkek eşitsizliğinin derinleştiği zamanlarda şiddette artıyor. Kadınları bilinçlendirme, şiddetten korunma yöntem ve metotlarını geliştirme konusunda ders almadık hiç” dedi.

‘Yasalar uygulanmıyor’

Şiddeti önlemede 58 Sayılı Kanunun öncü nitelikte olduğuna işaret eden Hadia Belhac Yussef, “Koruma, önleme, cezalandırma hükümleri var. Fakat bu yasalar uygulanmıyor. 2011’den sonra kadın cinayetlerine müsamaha gösterildiğini gördük. Şiddete uğrayan kadın şikayetçi olduğunda bir tutanak tutulup erkekten bir daha şiddet uygulamayacağına dair taahhüt alınıp kadın yeniden evine gönderilebiliyor. Sığınmaevine yollanması gerekirken korunmuyor” diye konuştu.

‘Nedenleri ortadan kaldırmak için acil müdahale edilmeli’

Erkek şiddetinin artmasının birçok nedeni olduğuna vurgu yapan Hadia Belhac Yussef, “Ekonomik krizle birlikte artan uyuşturucu kullanımı, işsizlik, fuhuş gibi birçok neden sıralayabiliriz erkek zihniyetinin şiddeti için. Kadınlar erkekler tarafından hala zayıf bir halka olarak görülüyor. Bu nedenleri ortadan kaldırmak için acil müdahale edilmeli. Farkındalığı artırmak yeterli değil. Tunus'ta kadına yönelik şiddetle mücadele için tüm bakanlıkların müdahil olduğu kapsamlı bir yaklaşım gerekiyor. Bunun yanı sıra gençlerin uyuşturucu kullanımının nasıl engellenebileceği de ele alınmalıdır” dedi.