Şam’a göç eden kadınlar: Geçimimizi sağlayamıyoruz
Esad rejiminin çökmesiyle ülkenin yönetimine cihatçı HTŞ’nin getirildiğini, ancak hayatlarında bir değişiklik olmadığını belirten Şam’a göç eden kadınlar, fiyat artışlarıyla ilgili uzman komitelerin kurulmasını ve denetimin yapılmasını istedi.

RAMA HALAF
Şam – Suriye’deki yaşanan çatışmalar nedeniyle binlerce kişi Şam'a göç etti. Şam’ın yoğun göç almasıyla birlikte emlak sahipleri bu durumu fırsat bilip kiraları ciddi oranda artırdı. Esad rejiminin devrilmesinin ardından sosyal adalet ve ekonomik reformlarda yeni bir aşamanın başlaması bekleniyordu, ancak mevcut durumda Şam’da yaşayan ve yerinden edilen kadınlar için sömürü devam ediyor.
HTŞ ile birlikte yeni bir sömürü biçimi ortaya çıkıyor
Doların yükselişiyle kiradan gıdaya, giyimden ilaca her alanda fiyat artışları yaşanırken, bu durum vatandaşları ciddi oranda zorladı. Gelinen aşamada dolarda bir artış olmamasına rağmen fiyatlar gerekçesiz olarak artmaya devam ediyor, bu da yerinden edilmiş kadınları hiçbir düzenlemeye veya korumaya tabi olmayan sert bir ekonomik gerçeklikle doğrudan karşı karşıya getiriyor. Pek çok kadın için Esad'ın düşüşü acılarını dindirmeye yetmedi. Ülkenin geçici yönetimine gelen Heyet Tahrir El-Şam (HTŞ) ile birlikte ülkede tam tersine denetim eksikliği ve ekonomik kaosa dayalı yeni bir sömürü biçimi ortaya çıktı. Maaşlar ve kira fiyatları arasındaki eşitsizlik insanların günlük yaşamını sürdürmesinde ciddi sorunlara yol açıyor.
Yalnız yaşayan kadınların sayısı artıyor
Büyük bir nüfus yoğunluğuna sahip olan başkent Şam'da krizi sona erdirmek için önerilen pek çok çözüm önerisi var. Bunlardan biri konut krizinin sona erdirilmesi için kimi deneyimler örnek alınabilir. Örneğin Körfez ülkelerinde olduğu gibi özellikle boşanan, yalnız yaşayan ve ailelerinden uzakta çalışan kadın çalışanlar için kiralık konut kuleleri inşa etme projesine başlanabilir. Kentte yalnız yaşayan kadınların sayısının artması, onların koşullarını dikkate almayan ev sahiplerinin açgözlülüklerinden korunmalarını garanti altına alacak konut çözümlerinin bulunmasını zorunlu kılmaktadır. Böyle bir proje hem ekonomik yükleri hafifletecek hem de kadınların makul insani koşullara sahip uygun konut arayışında karşılaştıkları psikolojik baskı ve sıkıntıların azaltılmasına katkıda bulunacaktır.
Dêrazorlu Aila Al-Hadi ve Dera kentinden Bayan Mushaileh, savaş nedeniyle Şam’a göç eden kadınlardan. Yaşadıklarını ajansımıza anlatan her iki kadının da ortak sorunu artan fiyatlar ve ülkede bir istikrarın olmayışı.
‘Kira artışlarına karşı bir denetim olmalı’
Savaşta ailesini ve eşini kaybettiğini belirten Alia Al-Hadi, "Eşimi ve ailemi kaybettikten sonra çocuklarımla birlikte onlara iyi bir gelecek sağlamak için Şam'a sığındım. Başkente geldiğimde yüksek kiralar, hayat pahalılığı hayatımızı çok zorladı. Tüccarlar çocuklarıma bakan bekar bir kadın olduğumu biliyorlar, ancak Dêrazorlu olduğumu öğrendikleri anda sömürü başlıyor. Oğlum 12 yaşındayken ev masraflarımda bana yardımcı olmak için tezgahta çalışmaya zorlandı. Rejim düştükten sonra fiyatlarda herhangi bir değişiklik fark etmedik. Doların düşmesiyle Suriye lirası değer kazandı, buna rağmen ev sahibi kiramı artırmak istedi, aksi halde evden çıkmam gerektiğini söylüyor. Bu konuda bir denetim ve uzmanlaşmış komiteler olmalı, çünkü gelirim tüm bu masrafları karşılamaya yetmiyor" şeklinde konuştu.
‘Ücret eşitsizliğine tabi tutuluyoruz’
Dera kentinden yerinden edilen Bayan Mushaileh ise, “Savaş koşulları nedeniyle Şam'a sürüldük ve ilk başta kiralar biraz kabul edilebilirdi, ancak beş yıl önce kiralar artmaya başladı. Şu anda karşı karşıya olduğumuz sorun, Suriye lirasındaki iyileşmeye rağmen kiralardaki artışın devam etmesi. Bunun nedeni ise şu ana kadar hükümetin kurulamaması. Doların ciddi oranda değer kaybetmesi nedeniyle tüccarların sömürüsü artık dolarla ticaret yapmaktan vazgeçip Suriye para birimine yönelme noktasına geldi. Diğer bir sorun da kadınlar ve erkekler arasındaki ücret eşitsizliğidir. Çalışan kadınlar aynı işleri yapmalarına rağmen erkeklerle eşit ücrete tabi tutulmuyorlar. Bu da kadınların geçimini sağlaması konusunda zorlanmalarına yol açıyor” ifadelerinde bulundu.