İnsan hakları savunucusu Nesrin Sotude kefaletle serbest bırakıldı
İranlı avukat ve insan hakları savunucusu Nesrin Sotude, haftalar süren tutukluluğun ardından kefaletle serbest bırakıldı. Hak örgütleri, davaya ilişkin baskıların sürdüğüne dikkat çekti.
Haber Merkezi– İranlı avukat ve insan hakları savunucusu Nesrin Sotude, bugün Tahran Cezaevi’nden kefaletle serbest bırakıldı.
Nesrin Sotude’nin tahliyesi, haftalar süren tutukluluğun ardından gerçekleşti. İnsan hakları kaynaklarının yayımladığı raporlara göre, güvenlik güçleri Nesrin Sotude’yi 1 Nisan günü Tahran’daki evine düzenledikleri baskınla gözaltına almıştı.
Gözaltı sırasında güvenlik görevlilerinin, Nesrin Sotude ve eşine ait dizüstü bilgisayarlar ile cep telefonları dahil çok sayıda elektronik cihaza da el koyduğu belirtildi.
Yayımlanan bilgilere göre, İran’da askeri çatışmaların başlaması ve güvenlik ortamının ağırlaşmasının ardından, Evin Cezaevi’nin 209 No’lu koğuşunda tutulan bazı siyasi ve güvenlik tutukluları Tahran Cezaevi’ne sevk edildi. Nesrin Sotude’nin de bu sevk edilen isimler arasında olduğu aktarıldı.
Nesrin Sotude’ye yöneltilen suçlamalar ya da yürütülen hukuki sürece ilişkin resmi makamlar tarafından henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Yıllardır baskı altında
Nesrin Sotude, insan hakları alanındaki çalışmaları ile siyasi tutuklular, sivil toplum aktivistleri ve protestocuların savunmasını üstlenmesi nedeniyle uzun yıllardır güvenlik baskıları ve yargı süreçleriyle karşı karşıya kalıyor.
Daha önce “rejim karşıtı propaganda” ve “toplanma ve iş birliği” gibi suçlamalarla yargılanan Nesrin Sotude hakkında uzun süreli hapis cezaları verilmiş, ayrıca avukatlık yapması da yasaklanmıştı.
Uluslararası insan hakları örgütleri ve barolar, Nesrin Sotude’ye yönelik gözaltı ve davalara sık sık tepki gösterirken, onu İran’daki en önemli insan hakları savunucularından biri olarak tanımlıyor.
Nesrin Sotude’nin serbest bırakılması insan hakları savunucuları, avukatlar ve dijital medya kullanıcıları tarafından memnuniyetle karşılandı. Ancak sivil toplum aktivistleri, kefaletle tahliyenin davanın sona erdiği anlamına gelmediğini ve güvenlik baskılarının sürebileceğini belirtiyor.