Êzidî kadın gazeteciler: Özgür basın olmasaydı sesimiz duyulmazdı
Êzidî kadın gazeteciler, özgür basının halkların sesi olduğunu vurgularken özgür basının özellikle Êzidî kadınların yaşadığı acıları ve toplumsal gerçekleri görünür kılmada kritik rol oynadığını anlattı.
Şengal- Kürt Gazeteciler Günü vesilesiyle yapılan değerlendirmeler, özgür basının tarihsel gelişimi ve toplumsal rolüne dair önemli bir çerçeve sunuyor.
Şengal’de Êzidî kadın gazetecilerin açıklamaları ise basının yalnızca haber aktaran bir yapı olmadığını, aynı zamanda toplumların sesi olma, yaşanan acıları görünür kılma ve toplumsal gerçekliği kayıt altına alma sorumluluğu taşıdığını ortaya koyuyor. Özgür basında çalışan iki Êzidî kadın olan Nûjîn Êzidî ve Ehram, bugünle ilgili ajansımıza konuştu.
‘Eğer basın olmasaydı ne Kürtlerin ne de Êzidîlerin sesi duyulurdu’
Nûjîn Êzidî, konuşmasının başında tüm Kürt ve Êzidî gazetecilerin yanı sıra özgür basın emekçilerini ve basın şehitlerini anarak “Kürt gazeteciliği Kürdistan gazetesiyle başladı ve bugüne kadar geldi. Biz mutluyuz ve gururluyuz. Bugün bizim için çok önemli. Çünkü özgür basın sayesinde Êzidî kadınlar seslerini dünyaya duyurabildi. Bir gazeteyle başlayan basın süreci bugün çok genişledi, birçok kurum ve yapıya ulaştı. Eğer bu basın olmasaydı Kürtlerin sesi duyulmazdı. Kürt basınının kurulması halkın ve kadınların sesi ve rengi oldu, halkın sorunlarına çözüm aracı haline geldi. Ezilen halkların sesi oldu ve onların sesi dünyaya ulaştı” dedi.
‘Bir çözüm yolu olmayı amaçladık’
Nûjîn Êzidî, Êzidî kadınların yaşadığı acılara da değinerek, basında Êzidî kadınlarının rolünü şöyle değerlendirdi:
“Şu anda Êzidî toplumunun sesini ve rengini en çok yansıtan yapı özgür basındır, özellikle de kadın gazetecilerdir. Basının kendi toplumuna çözüm yolu olabilecek bir rolü olması gerekir. Biz de Şengal’de ve tüm Kürtler içinde bir çözüm yolu olmayı amaçladık. Dünyanın her yerinde basın var ama özgür basın kurulmadan önce Kürtlerin ve Êzidîlerin gerçeği bilinmiyordu. Bu nedenle bugünle gurur duyuyoruz.”
‘Temel görevimiz toplumun acılarını ve sevinçlerini görünür kılmak’
Ehram ise, basının toplumların, kadınların yaşadığı acı, sıkıntı ve sevinçleri dile getirme gibi bir sorumluluğu olduğunu belirterek “Eğer 2014’te üzerimize gelen ferman döneminde basın olmasaydı, sesimiz hiçbir yere ulaşmazdı. Diğer birçok olay gibi bu da gizli kalırdı. Biz basın olarak toplumların, annelerin ve kadınların acılarını, sorunlarını ve sevinçlerini görünür kılmak istiyoruz; bunların gizli kalmasına izin vermemeliyiz. Toplumlar birçok sorun yaşıyor ama bunlar görünür olmuyor. Bizim temel görevimiz bunları açığa çıkarmaktır. Bu şekilde Şengal’de Êzidî kadınlar olarak Nûjiyanların yolunda ilerliyoruz” şeklinde konuştu.