Öğretmen Nesrin Ahmed: Kürtçenin korunmasında anneler önemli rol oynuyor
Anadilinin kimliğin temel unsuru olduğunu vurgulayan Öğretmen Nesrin Ahmed, Kürtçenin korunmasında annelerin ve öğretmenlerin önemli bir rolü olduğunu belirterek, çocukların kendi anadillerini unutmamaları gerektiğini söyledi.
DÊRÎN REHÎM
Silêmanî- Anadil, her ulusun kimliğinin, tarihinin ve kültürünün temel bir parçasıdır. Çocukları anadilleriyle yetiştirmek, dili korumak ve kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak açısından önem taşır. Kürt halkı için Kürtçeyi korumak, aynı zamanda kimliği ve toplumsal varlığı korumak anlamına gelir. Bu süreçte kadınlar, özellikle anneler, dilin nesiller arasında aktarılmasında önemli bir rol oynar. Çocuklar ilk kelimelerini çoğunlukla annelerinden öğrenir ve anadilleri aracılığıyla aileleriyle, toplumlarıyla ve kimlikleriyle bağ kurar. Öğretmen Nesrin Ahmed, anadilin önemi hakkında ajansımıza konuştu.
Dilin her ulusun kimliği olduğunu kaydeden Nesrin Ahmed, “Bu kimliği korumak için anadile önem vermeliyiz. Çocukların da evde anadilleriyle konuşmaya ihtiyaçları var. Anneler kendi dillerine önem vermeli; bu dil Kürtçe, Arapça ya da Farsça olabilir. Dil, çocuğun kişiliği üzerinde etkilidir. Aileler bilgi ve kişilik açısından farklılık gösterir. Kültürel düzeyi yüksek olan aileler dile önem verir ve çocuklarına dili korumanın önemli olduğunu anlatmaya çalışır. Bazı aileler ise dilin ne kadar önemli olduğuna dikkat etmez ve çocuklarının ikinci bir dilde konuşmasını ister. Kültürel düzey ve teknolojinin gelişmesi, bilginin hızla ilerlemesi nedeniyle aileler çocuklarının ikinci, üçüncü ve daha fazla dil konuşmasını ister. Bu durum onları mutlu ederken Kürtçenin ne kadar önemli ve değerli olduğunu unuturlar” dedi.
‘Dil ilk iletişim köprüsüdür’
Bu bağlamda kadınların, özellikle annelerin dili nesiller arasında aktarmada önemli bir rolü olduğunu kaydeden Nesrin Ahmed, “Çocuk, yaşamının ilk aşamalarından itibaren anadiliyle bağ kurar ve çoğu zaman ilk kelimelerini ve ifadelerini annesinin kucağında öğrenir. Bu nedenle anadil, çocuğun ailesiyle, toplumla, tarihiyle ve kendi kimliğiyle kurduğu ilk iletişim köprüsü haline gelir” ifadelerinde bulundu.
‘Kültürün en önemli unsurlarından biri dildir’
Kürtçenin çok önemli ve değerli olduğunu, bu uğurda birçok bedeller ödendiğine vurgu yapan Nesrin Ahmed, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu dönemde kendi kültürümüzle olan bağımızı daha da güçlendirmeliyiz. Çünkü başka ülkelerin kültürleri Kürt toplumuna belirgin biçimde karışmış durumda. Kürt kültürünü korumak için herkes kendi sorumluluğunu üstlenmeli. Kültürün en önemli unsurlarından biri dildir. Anadili bu dönemde tehlikeyle karşı karşıya olduğu için çok dikkatli olmalıyız. Öğretmenler olarak toplumu bilinçlendirmeli, medya aracılığıyla Kürtçe konusunda daha fazla farkındalık oluşturmalıyız. Anadili korumalı ve onu bu tehlikelerden kurtarmaya çalışmalıyız. Her zaman ve sürekli çaba göstermeliyiz. Yalnızca ‘Bugün Dünya Anadili Günü’ demekle yetinmemeliyiz; her günümüz anadil günü olmalı.
Öğretmen, işçi, tüccar ya da başka bir yerde çalışan herkes Kürtçe konuşmaya çalışmalı. Çünkü biz Kürt’üz ve dilimize önem vermeliyiz. Birinin başka dillerde konuşması çocuklar ve ulusumuzun geleceği üzerinde de etkili oluyor. Ulusal varlığımız için verilen mücadelenin ne kadar büyük olduğundan habersiz birçok insan olabilir. Bir ulusun varlığını sürdürmesinin nedenlerinden biri de dildir. Anne ve babalar bilinçli ve dikkatli olmalı. Çocukları kendi dillerini öğrendikten sonra ikinci bir dili öğrenmeye çalışabilir; ancak onlara anadillerini unutmamaları gerektiği anlatılmalıdır. Tarihimizin ve kültürümüzün dilimize bağlı olduğunu anlamalarını sağlamalıyız. Dilinizi sürekli kullanmaz ve onunla konuşmazsanız kültürümüzün ve tarihimizin yok olmasına neden olursunuz.”
‘Kürtçe yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak’
Nesrin Ahmed, öğretmenlerin her gün şarkılar, türküler ve ezgiler aracılığıyla çocuklara Kürtçeyi hatırlatmaları gerektiğini belirterek, çocukların ikinci bir dil öğrenmeye çalışsalar bile kendi dillerini unutmamaları gerektiğini söyledi. Özellikle gençler aracılığıyla topluma çok sayıda yabancı yöntem ve kültürün girdiğini, bunların bazılarının toplumun kültürü ve yaşamıyla bağdaşmadığını ifade eden Nesrin Ahmed, gençlerin kafa karışıklığı yaşamaması için bu kültürlerden uzak durulması gerektiğini kaydetti.
Özel okullarda çocuklara birçok dilin öğretildiğini sözlerine ekleyen Nesrin Ahmed, evde de anadile önem verilmesi gerektiğini belirtti. Araplaştırma döneminde Kürtçenin yok edilmek istendiğini ve okulların çoğunda Arapça konuşulduğunu ifade eden Nesrin Ahmed, bu durumun etkilerinin hala sürdüğünü söyledi. Nesrin Ahmed, “Bu şekilde devam edilirse Kürtçe yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Devlet okullarına ve özel okullara, Kürtçeye önem vermeleri ve çocuklara kendi dillerini unutmamaları gerektiğini sürekli hatırlatmaları çağrısında bulunuyorum. Dil, yalnızca Kürtleri değil, her ulusu koruyan bir kalkandır. Her anne, bu kalkanı çocuğuna vermelidir” diyerek sözlerini tamamladı.