Gazeteci örgütlerinden aylık hak ihlali raporu: Gözaltılar ve yargılamalar sürüyor

MKG Temmuz ayında 5 kadın gazetecinin gözaltına alındığını açıklarken, DFG ise 33 gazetecinin yargılanmasının devam ettiğini belirtti.

Amed - Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporunu açıkladı. Temmuz ayını kapsayan raporda, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve yargılamaların sürdüğüne dikkat çekildi.

MKG’nin Temmuz ayı raporunda, "Gazetecilere yönelik yapılan müdahale ve engelleme girişimleri aynı zamanda halkın haber alma özgürlüğünün de ihlalidir. Münferit olmayıp toplumsal olayların, suçların, yolsuzlukların, haksızlık ve hukuksuzlukların, doğa talanının ve çeşitli hak ihlallerinin perdelenmesi anlamına gelen gazetecilere yönelik her saldırı, hakikatlerin açığa çıkmasının önündeki en büyük engeldir" denildi. 

Raporda, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)'nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi verilerine dikkat çekilerek, Türkiye'nin 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığına işaret edildi. 

5 kadın gazeteci gözaltına alındı

Raporda, Türkiye’de, Temmuz ayı boyunca 2 gazetecinin evine baskın düzenlendiği, 5 gazeteci gözaltına alındığı, bir gazetecinin tutuklandığı, bir gazetecinin ifadeye çağrıldığı, 2 gazeteci hakkında soruşturma açıldığı ve bir gazetecinin tehdit edilerek, hedef alındığına yer verildi. 

 

11 kadın gazeteci yargılandı

 

Raporda, gazetecilik faaliyeti yürüttüğü için hakkında dava açılan 11 gazetecinin yargılamasına devam edildiği, 8 gazetecinin ise Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde tutulmaya devam ettiği hatırlatıldı. 

 

Raporda dijital medyadaki engellemelere yer verildi. Temmuz ayında 17 dijital medya hesabı kapatılırken, 11 dijital medya platformu ise erişime engellendi.

MKG, özgür basın ve demokratik bir toplum için gazetecilere yönelik tüm baskılara son verilmesi çağrısında bulunarak, tutsak gazetecilerin ise tahliyesini istedi.

DFG: Basın özgürlüğü güvence altına alınmalı

DFG ise Temmuz ayı hak ihlali raporunda şu değerlendirmede bulundu: “Gazeteciler yaptıkları haberler, dijital medya paylaşımları ve yürüttükleri gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındı, tutuklandı, tehdit edildi ve yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakıldı. Özellikle NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlar, gazetecilerin haber takibi sırasında karşılaştığı engellemeler ve dijital mecralara yönelik erişim engelleri, basın özgürlüğü üzerindeki baskının farklı biçimlerde devam ettiğini gösterdi.” 

12 gazeteci gözaltına alındı

Raporda; Temmuz ayında aralarında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gülnur Saydam, gazeteci Fatma Sibel Gürcihan, T24 editörü Buse Söğütlü, Odatv editörü Ceren Erdoğdu, Niha+ muhabiri Abbas Vural, Azadîya Welat Yazı İşleri Müdürü Berfin Ay, gazeteci Hazar Dost, BirGün muhabiri Kayhan Ayhan, DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, gazeteciler Ali Taş, Fermandar Kardaş ve Cem Küçük’ün de bulunduğu 12 gazeteci gözaltına alındığı belirtildi.

 

Gazetecilerin gözaltına alınma gerekçelerinde haberleri, dijital medya paylaşımları ve geçmişte katıldıkları eylemlerin gerekçe gösterilmesi dikkat çekti. Gözaltına alınan 12 gazeteciden Fatma Sibel Gürcihan ve Cem Küçük tutuklandı.

 

NATO toplantısı 

 

DFG, raporun devamında şu verilere yer verdi: Temmuz ayının en dikkat çekici gelişmelerinden biri 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesinde yapılan operasyonlar oldu. Operasyonlarda T24 dış haberler editörü Buse Söğütlü, Odatv editörü Ceren Erdoğdu ve Niha+ muhabiri Abbas Vural gözaltına alındı. Aynı süreçte gazeteci Hazar Dost da gözaltına alındı. Dost, gözaltı sırasında kötü muameleye maruz kaldığını, tuvalet ihtiyacının karşılanmasına izin verilmediğini, düzenli kullandığı ilaçların kendisine verilmediğini, polis aracında hakaret ve küfre maruz kaldığını ve adliyeye götürülürken fiziksel şiddet uygulandığını açıkladı.

 

7 Temmuz’da NATO Zirvesi’ni protesto etmek amacıyla Kurtuluş Parkı’nda gerçekleştirilen eylemi takip eden gazeteciler de polis müdahalesinden etkilendi. Polis, görüntü alınmasını engellemek amacıyla kurum temsilcileri ve eylemcilerin çevresini kalkanlarla kapatırken, bölgede görev yapan gazeteciler görüntü almamaları için alandan uzaklaştırıldı. Bu durum, gazetecilerin kamusal olayları takip etme ve kamuoyunu bilgilendirme hakkına yönelik doğrudan bir müdahale olarak kayda geçti.

 

33 gazeteci yargılandı

 

Temmuz ayında gazetecilerin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınması ve haklarında soruşturma yürütülmesi de sürdü. 14 dosyada 33 gazetecinin yargılanmasına devam edildi.

 

Temmuz ayında gazetecilerin yargılandığı çok sayıda davanın duruşması görüldü. Ay içerisinde bazı gazeteciler hakkında beraat ve tahliye kararları verilmesi olumlu bir gelişme olarak kayda geçerken, çok sayıda gazetecinin davalarının ileri tarihlere ertelenmesi ve adli kontrol tedbirlerinin devam ettirilmesi, yargı süreçlerinin gazeteciler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ortaya koydu.

Erişim engeli 

Temmuz ayında basın kuruluşlarının internet siteleri ve gazetecilerin sosyal medya hesapları yoğun biçimde erişim engelleriyle karşı karşıya kaldı. Temmuz ayında, 20 dijital medya içeriğine erişim engel getirilirken 2 habere ve 2 haber sitesine erişim engeli getirildi. Temmuz ayı boyunca Türkiye genelinde mahkemeler tarafından çeşitli haberler hakkında 11 yayın yasağı getirildi.

Temmuz 2026 verileri, Türkiye’de basın özgürlüğü üzerindeki baskının yalnızca tek bir yöntemle değil, gözaltı, tutuklama, soruşturma, yargılama, tehdit, haber takibinin engellenmesi, yayın yasağı ve dijital erişim engelleri gibi birbirini tamamlayan yöntemlerle sürdürüldüğünü göstermektedir.

Gazeteciler hedefte 

Gazetecilerin haberleri ve dijital medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması ve haklarında soruşturmalar açılması; gazetecilerin sahada haber takibi yapmasının engellenmesi; haber siteleri ve dijital medya hesaplarının erişime kapatılması, Türkiye’de basın özgürlüğünün karşı karşıya olduğu sorunların devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Gazetecilerin haber yapma, halkın da doğru ve özgür bilgiye ulaşma hakkı engellenemez. Basın özgürlüğünün güvence altına alınması, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma, gözaltı ve tutuklamayla karşı karşıya bırakılmaması ve dijital sansür uygulamalarına son verilmesi gerekmektedir.”