İran’da akademik faaliyetlere yeni kısıtlamalar getiriliyor

İran’da akademik faaliyetlere yönelik yeni kısıtlamalar, üniversite eğitimi ve uluslararası bilimsel iş birlikleri konusunda endişelere yol açıyor. Kadın akademisyenler ise mevcut yapısal engellerin yanı sıra yeni sınırlamalarla karşı karşıya kalabilir.

JİVAN ŞERİFZADE

Bukan – İran’da bazı uluslararası dil sınavlarının iptal edildiği ve ertelendiğine ilişkin haberlerin gündeme geldiği eylül ayının başında, Meclis’te yeni bir tasarının kabul edilmesi ülkenin akademik geleceğine ilişkin endişeleri artırdı. İran üniversiteleri bu süreçte nitelikli akademisyenlerin göçü, kaynak yetersizliği ve uluslararası bilim merkezleriyle iletişim kurmada yaşanan zorluklarla karşı karşıya kalırken, 12. Meclis “Nüfuzla Mücadele Tasarısı”nın 2. maddesini kabul ederek bazı akademik faaliyetler ve yurt dışıyla ilişkiler için yeni kısıtlamalar getirdi.

Resmi izin alınması gerekecek

Tasarının metnine göre, kitap, dergi, makale, rapor ve istatistik hazırlama ve yayımlama da dahil olmak üzere bazı ekonomik, hukuki, eğitimsel, sosyal, araştırma, bilimsel ve kültürel faaliyetler için resmi izin alınması gerekecek. Ayrıca eğitim bursu alma, araştırma yapma, bilimsel ve akademik iş birliğinde bulunma, atölye ve eğitim kursu düzenleme veya bunlara katılma ve sanatsal ikamet gibi faaliyetlerde bulunmak isteyenlerin de önceden izin alması gerekecek. Tasarı kapsamında Bilgi Bakanlığı’nın izin verilen kurumların yıllık listesini hazırlaması, akademisyenlerin ise yurt dışındaki kurumlarla ilişkilerini bu listeyle sınırlaması öngörülüyor. Bu kısıtlamalara uyulmaması halinde ise hapis ve para cezası uygulanması planlanıyor.

Kavramlardaki belirsizlik hukuki sorunlara yol açabilir

Güvenlik nedeniyle ismini paylaşmak istemeyen avukat ve üniversite öğretim görevlisi bir kadın, “nüfuz” kavramının tanımındaki belirsizlik ile kısıtlamaların kapsamının geniş olmasının tasarının en önemli hukuki sorunları arasında yer aldığını belirtti. Kadın avukat, “Hukuki açıdan bu tasarının temel sorunu, ‘nüfuz’un tanımındaki belirsizlik ve kısıtlamaların geniş kapsamlı olmasıdır. Bu düzenleme yurttaşların haklarını ve bilimsel ilişkileri kısıtlayabilir. Kamu hukuku açısından da yasa açık, öngörülebilir ve suç teşkil eden davranışla orantılı olmalı, idari kararlara itiraz imkânı da net olmalıdır” dedi.

İran’daki lisansüstü eğitimin itibarı

Öte yandan yasal belirsizlikler ve bu tür kısıtlamaların uygulanma ihtimali, akademisyenler arasında da endişelere yol açtı. Urmiye’de doktora öğrencisi olan Mîdya M., bu durumu bilim öğrenme alanının daralması olarak değerlendirerek, “Son birkaç yılda akademik ve araştırma ortamı birçok sorunla defalarca karşı karşıya kaldı. Ancak böyle bir düzenleme uygulama aşamasına gelirse, özellikle İran’daki lisansüstü eğitimin yarı canlı bedeni tamamen cansız hale gelir. Çünkü bilgiyi güncelleme ve akademik bilgi alışverişi imkânının bulunmaması, burs ve eğitim amacıyla göç konusundaki kısıtlamalarla birlikte öyle bir noktaya ulaşabilir ki ne İran’daki lisansüstü eğitimin gerekli itibarı ve imkanı kalır ne de İran dışında devam ettirilmesi mümkün olur” sözlerine dikkat çekti.

ABD’nin İran’a yönelik bazı kısıtlamalarını artırdığı bir dönemde, eğitim ve akademik faaliyetlerin bir bölümündeki karşılıklı değişim ve faaliyetlerin önünde de engeller oluştu. 24 Ağustos 2026’da ABD hükümeti, İran’la bağlantılı bazı genel lisansları, aralarında G Genel Lisansı’nın da bulunduğu lisansları süresiz olarak askıya aldı. Bu lisans daha önce bazı üniversite ve eğitim değişimleri ile bazı akademik ve eğitim programları da dahil olmak üzere bazı eğitimsel değişimleri ve hizmetleri kapsıyordu.

Çevrim içi eğitimler kadınların kadınlar için önemli bir araç

Bu değişiklikler, İran dışındaki eğitim için başvuranların ve hatta ülke içinde daha üst eğitim seviyelerinde eğitimine devam etmek isteyenlerin birçoğunun uluslararası dil sınavlarına ve diğer kabul süreçlerine hazırlandığı bir dönemde yaşandı. Bunun yanı sıra çevrim içi eğitimler, akademik iş birlikleri ve uluslararası konferanslar, mevcut kısıtlamalar koşullarında birçok araştırmacı, özellikle de kadınlar için dünya bilim ortamıyla bağlarını korumanın yollarından biri oldu.

Kadınlar İran’daki öğrenci ve lisansüstü eğitim nüfusunun önemli bir bölümünü oluştursa da akademik ve üniversite alanındaki bazı pozisyonlarda, örneğin öğretim üyeliği ve üniversite profesörlüğünde, kadınların oranı hala erkeklerle eşit değil. Toplumdaki yapısal engellere ve yasal kısıtlamalara rağmen eğitim ve mesleki faaliyet yolunu sürdüren kadınlar, şimdi eğitim ve araştırma süreçlerinde bir dizi yeni kısıtlamayla karşı karşıya kalabilir.

Binlerce kadın etkilenecek

Üniversite öğretim görevlisi ve sivil toplum aktivisti Şadî P., bu durumun kadınlar üzerindeki baskıyı artıracağını belirterek şöyle konuştu:

“Üniversite, İran’da kadınların sosyal hareketliliği için en önemli yollardan biri olmuştur. Son yıllarda kadınların eğitim düzeyinin yükselmesi, binlerce kadını uzmanlık ve mesleki alana taşıdı. Ancak eğitim düzeyindeki artış ile istihdam ve akademik pozisyonlara erişim arasındaki fark hala tartışma konusu. İranlı kadınlar başarıya ulaşmak için aynı anda birçok yapısal faktörle mücadele etmek zorunda. Böyle bir durumda profesyonel ve bilimsel ağlara erişimi azaltan her kısıtlama, yalnızca idari veya bilimsel bir kısıtlama olmak yerine kadınların sosyal ve mesleki ilerleme yoluna ilişkin bir meseleye dönüşebilir.”

Konferanslara katılımın yüksek maliyeti, vize alma zorluğu, internet kesintileri ve bilimsel kaynaklara sınırlı erişim, daha önce de İranlı araştırmacıların karşı karşıya kaldığı sorunlar arasında yer aldı. Bu koşullarda yeni kısıtlamalar, kadınların mesleki gelişim fırsatlarını, araştırma ağlarındaki varlıklarını ve uzun vadede ulusal ve uluslararası akademik pozisyonlardaki paylarını etkileyebilir. Daha önce de ilerleme yolunda eşitsizliklerle karşılaşan bu gruplar, artık daha yüksek bir bedel ödemek zorunda kalabilir.