Yaklaşan Filistin seçimlerinde kadınların rolü ne olacak?

Gazeteci Cîvara Taha, Gazze’de güvenlik ve istikrar sağlanmadan seçimleri konuşmanın erken olduğunu belirterek, savaşın en ağır yükünü kadınların taşımasına rağmen karar alma mekanizmalarında temsillerinin sınırlı kaldığını söyledi.

RAFIF ESLEEM

Filistin- Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın yayımladığı kararname doğrultusunda Filistin’de 2027 yılının ilk çeyreğinde önce parlamento, ardından cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması planlanıyor. Merkez Seçim Komisyonu da seçimler için gerekli idari ve teknik hazırlıkları yürütüyor. Ancak bu süreçte en önemli sorulardan biri, kadınların seçimlerdeki rolünün ne olacağı ve bu sürecin kadınlara ne gibi kazanımlar sağlayacağı.

Siyasi konularda uzman gazeteci Cîvara Taha, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Gazze’nin 20 yıl boyunca göz ardı edilmesinin ardından yaşanan saldırılarla yaşamın tüm izlerinin yok edildiğini ve halkın adeta cehenneme sürüklendiğini belirterek, mevcut koşullarda Gazze Şeridi’nde seçim yapılacağının açıklanmasının mantıklı olmadığını söyledi. Gazze’nin daha önce de çok sayıda saldırıya maruz kaldığını hatırlatan Cîvara Taha, “Bugün Filistin’in güney illeri, özellikle de felaketin yaşandığı Gazze Şeridi hatırlandı mı? Bugün burada ne güvenlik ne huzur ne barış ne özgürlük ne de bir vatan var” diye sordu.

'İstikrarsızlık ve halkın ağırlaşan yaşam koşulları'

Cîvara Taha, Gazze’de yaşayan insanların büyük bölümünün evlerini kaybettiğini ve yaz sıcağında bir parça kumaşın altında yaşamaya çalıştığını belirterek, yaklaşan kış koşullarına da dikkat çekti. Cîvara Taha, “Bu insanlara nasıl ‘gidin ve oy kullanın’ diyeceğiz? Kimler aday gösterilebilir ve daha da önemlisi mevcut koşullarda ne sunulabilir? Vatandaş nerede oy kullanacak? Seçimlerin yapıldığı okullarda yerinden edilmiş insanlar yaşıyor ve boş alan bulunmuyor. Seçmenleri kabul etmek için bu insanlar oradan çıkarılacak mı?” diye konuştu.

Filistin seçimlerinin önemine rağmen 2004 yılından bu yana Filistin sahasında yaşanan gelişmelerden bağımsız ele alınamayacağını belirten Cîvara Taha, “Filistin Kurtuluş Örgütü’nün dışında kalan Filistinli gruplar hâlâ var” dedi ve örgütün Gazze’ye yönelik tutumunu eleştirdi.

‘Öncelik kadın ve çocukların korunması olmalı’

Cîvara Taha, mevcut koşullarda önceliğin parlamento ya da cumhurbaşkanlığı seçimleriyle uğraşmak yerine savaşın durdurulması, çocukların, kadınların ve gençlerin acilen ve derhal korunması olması gerektiğini vurguladı.

Daha önce yapılan seçimlerin önemli bir noktaya işaret ettiğini belirten Cîvara Taha, Gazze halkının aslında seçim yapmadığını, mevcut seçenekler arasından tercih yapmak zorunda kaldığını savundu. Liste sonuçlarının önceden belirlenmiş olabileceğini ileri süren Cîvara Taha, 2006 yılında yapılan seçimlerin ardından yaşananlara da dikkat çekerek çok sayıda cinayet işlendiğini, evlerin yakıldığını ve birçok ailenin yerinden edildiğini söyledi.

Seçimlerden önce ülkenin tüm sorumluluklarını üstlenecek ve görevlerini yerine getirecek bir devlet başkanının varlığının tartışılması gerektiğini belirten Cîvara Taha, buna örnek olarak işsizlik sorununu gösterdi. Gazze Şeridi’nin çok küçük bir coğrafi alana sahip olmasına rağmen dünyadaki en yüksek işsizlik oranlarından birine sahip olduğunu belirten Cîvara Taha, okuryazarlık oranının ise diğer ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük seviyelerde olduğunu ifade etti.

Cîvara Taha, bölünme sorununun yanı sıra tutuklular, yaşamını yitirenler ve sosyal meseleler gibi sorunların da hala çözülmediğine dikkat çekti.

'Kadınlar en ağır bedeli ödüyor ancak karar mekanizmalarının dışında kalıyor'

Cîvara Taha, kadınların bu seçimlerde yeterli bir rolünün olmadığını belirterek, kadınların 20 yıldır sabırları ve yaşananlara katlanmalarıyla en ağır bedeli ödediğini söyledi. Ortadoğu’da genel olarak kadınların haklarını elde edemediğini belirten Cîvara Taha, Gazze’de de durumun farklı olmadığını ve alınan kararların büyük ölçüde kağıt üzerinde kaldığını ifade etti.

Uluslararası kararların kadınların korunması ve haklarına kavuşmaları gerektiğini öngördüğünü hatırlatan Cîvara Taha, ancak bunların pratikte ne ölçüde uygulandığının sorgulanması gerektiğini belirtti. Mevcut sürecin Gazze’de kadınlar tarafından yönetilmesi gerektiğini savunan Cîvara Taha, kadınların yıkıntıları kaldırıp yeniden yaşamı kurabileceklerini ve tüm bu koşullara uyum sağlayabileceklerini söyledi.

Cîvara Taha, “Hepimiz erkeklerin liderliğinin yıkıma uğrayan kentte ve masum halkına ne yaptığını gördük” diyerek, halkın şu anda yerinden edilme sürecinde kaybettiği psikolojik dengesini ve onurunu yeniden kazanabilmesi için bir süre sakinlik ve barışa ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Filistinli kadınların savaşın olmadığı ve seçimlerin yapıldığı koşullarda dahi rollerine uygun kazanımlar elde etmekte zorlandığını dile getiren Cîvara Taha , kadınların üst düzey görevlere ulaşmasının ve karar alma mekanizmalarındaki varlığını güçlendirmesinin önünde hala ciddi engeller bulunduğunu söyledi.

7 Ekim sonrasındaki sürecin kadınların taleplerini daha da acil hale getirdiğini belirten Cîvara Taha, seçimlerin yapılması durumunda dahi kadınların gerçek anlamda destek bulamayacağını vurguladı. Kadınların seçim programlarından ve “boş vaatler” olarak nitelendirdiği sözlerden bağımsız biçimde kendi imkânlarıyla hareket etmek zorunda kalacağını belirten Taha, söz konusu programları hazırlayan kişilerin büyük bölümünün bugün Gazze Şeridi dışında bulunduğunu ve kadınların sorunlarından ziyade daha önemli gördükleri ekonomik meselelerle ilgilendiğini söyledi.