Taliban iktidarının 5’inci yılı: İhlallere karşı kadınların direnişi sürüyor
Rawadari, Taliban iktidarının 5’inci yılında insan hakları ihlallerinin sistematik biçimde sürdüğünü belirtti. Örgüte göre 2021-2025 arasında 6 bin 929 sivil öldürüldü ya da yaralandı. Kadınların öncülüğündeki sivil direniş ise devam ediyor.
Haber Merkezi – Taliban’ın Afganistan’da yeniden iktidara gelmesinin 5’inci yılında Rawadari İnsan Hakları Örgütü, yayımladığı açıklamada, bu süre boyunca yaygın ve sistematik insan hakları ihlallerinin, temel özgürlüklere yönelik ağır kısıtlamaların ve kadınlar, sivil toplum aktivistleri, gazeteciler ile Taliban karşıtlarına yönelik baskıların devam ettiğini belirtti. Açıklamada, tüm baskılara rağmen Afganistan içinde ve dışında sivil direnişin ve adalet arayışının da sürdüğü vurgulandı.
Rawadari’nin verilerine göre, 15 Ağustos 2021 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında en az 6 bin 929 sivil öldürüldü ya da yaralandı. Bu sayıya hedefli, şüpheli ve yargısız infazların yanı sıra bombalı ve intihar saldırıları, savaştan kalan patlayıcı mühimmatlar ve Pakistan’ın askeri saldırılarında yaşamını yitiren ya da yaralananlar da dahil edildi.
Rawadari’nin bulgularına göre aynı dönemde eski hükümetin en az 399 çalışanı ve aile üyeleri, Taliban ve kimliği belirsiz silahlı kişiler tarafından hedefli, şüpheli veya yargısız biçimde öldürüldü. Barışçıl protesto gösterileri düzenledikleri ya da bu gösterilere katıldıkları için aralarında 8 kadının da bulunduğu en az 47 protestocu yaşamını yitirdi.
6 bin 43 kişi keyfi olarak gözaltına alındı
Raporda, “Son 5 yılda aralarında protestolara katılan 78 kadının da bulunduğu en az 6 bin 43 Afganistan yurttaşı, ağırlıklı olarak Taliban’ın istihbarat birimleri ile ‘İyiliği Emretme ve Kötülükten Sakındırma’ birimleri tarafından hukuka aykırı ve keyfi biçimde gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar arasında eski hükümetin en az 646 çalışanı ile 643 sivil toplum aktivisti, gazeteci ve insan hakları savunucusu bulunuyor. Bin 366 kişi ise Taliban karşıtı gruplarla işbirliği yapmak, bu gruplara üye olmak veya bağlantılı olmakla suçlandı.
Bu süre içerisinde en az 51 tutsak, Taliban’a ait gözaltı merkezlerinde ağır işkence sonucu yaşamını yitirdi; 171 kişi zorla kaybedildi. Bu kişiler arasında eski hükümet çalışanları, sivil toplum aktivistleri, insan hakları savunucuları ve diğer siviller yer alıyor.
Aynı dönemde Taliban mahkemeleri en az 2 bin 423 kişiyi çeşitli suçlamalarla ‘hukuk dışı, zalimane ve insanlık dışı’ yöntemlerle cezalandırdı. Kamuya açık idam ve kısas cezaları, kırbaçlama ve suçlanan kişilerin yüzlerinin karartılması bu uygulamalar arasında yer aldı” ifadelerine yer verildi.
Kadınlara yönelik kısıtlamalar ağırlaştı
Rawadari, kadınların ve kız çocuklarının eğitim ve çalışma haklarından mahrum bırakılmasını ve kamusal ve toplumsal alanlardan dışlanmasını, Afganistan’daki insan hakları durumunun kötüleşmesinin en önemli göstergeleri arasında değerlendirdi.
Açıklamada, “İfade ve basın özgürlüğünün bastırılması, keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler, işkence, hedefli ve yargısız öldürmeler, sivil toplumu bastırmaya ve eleştirel sesleri susturmaya yönelik örgütlü bir politikanın sürdüğünü gösteriyor” denildi.
Rawadari’ye göre Taliban, son 5 yılda yurttaşların hak ve özgürlüklerini koruyan mevcut hukuki çerçeveleri ve güvenceleri yürürlükten kaldırdı, askıya aldı veya fiilen işlevsiz hale getirdi. Bunların yerine insan hakları standartları ve Afganistan’ın uluslararası yükümlülükleriyle çelişen yasa ve talimatlar yürürlüğe konuldu.
Örgüt, Taliban’ın “İyiliği Emretme ve Kötülükten Sakındırma Yasası” ile “Ceza Usulleri”nin uygulanmasını, temel özgürlüklere yönelik kısıtlamaların ve insan hakları ihlallerinin ağırlaşmasına neden olan uygulamalar arasında gösterdi.
Sivil direniş devam ediyor
Tüm bu kısıtlamalara rağmen Rawadari, Afganistan yurttaşlarının, özellikle de kadınların temel hak ve özgürlüklerini savunmak için yürüttüğü sivil direniş ve mücadelenin devam ettiğini vurguladı.
Açıklamada, “Kadınlar, sivil toplum aktivistleri ve insan hakları savunucuları, Taliban’ın giderek artan baskılarına rağmen hem Afganistan içinde hem de sürgünde adalet arayışını ve insan hakları ihlallerini belgelemeyi sürdürüyor” denildi.
Rawadari, bu mücadelenin uluslararası adalet ve hesap verebilirlik mekanizmalarının harekete geçirilmesinde, küresel dayanışmanın büyümesinde ve Afganistan’daki insan hakları ihlallerine ilişkin uluslararası farkındalığın artmasında rol oynadığını belirtti.