Sara Reza: Êzidîler için adalet hala sağlanmadı

Soykırıma dair konuşan siyasetçi Sara Reza, binlerce Êzidî kadın ve çocuğun akıbetinin hala belirsiz olduğunu söyleyerek, uluslararası toplumu soykırımın tanınması, faillerin yargılanması ve kayıpların bulunması için harekete geçmeye çağırdı.

DERÎN RAHİM

Silêmanî –Şengal Soykırımı'nın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, Êzidî toplumunun maruz kaldığı ağır insani ve toplumsal sonuçlar etkisini sürdürüyor. Siyasetçi Sara Reza, kaçırılan binlerce Êzidî kadın ve çocuğun akıbetinin hala aydınlatılamadığını belirterek, “Êzidî kadınlar hala farklı ülkelerde alınıp satılıyor” dedi.

3 Ağustos 2014'te IŞİD'in Şengal'e yönelik saldırısıyla başlayan soykırım sürecinde 7 binden fazla Êzidî katledildi, yaklaşık 5 bin kadın ve kız çocuğu kaçırılarak sistematik cinsel köleleştirme ve insan ticaretine maruz bırakıldı. Enfal Katliamı'nın ardından Kürt halkına yönelik en ağır kitlesel suçlardan biri olarak değerlendirilen bu saldırılar, Êzidî toplumunda derin ve kalıcı yaralar bıraktı.

Soykırımın insani bilançosu yalnızca can kayıplarıyla sınırlı kalmadı. Binlerce aile parçalanırken, 2 bin 745 çocuk yetim kaldı. Bunlardan bin 759'u babasını, 407'si annesini kaybetti; 359 çocuk hem annesiz hem babasız kalırken, 220 çocuk ise ailesinin tüm fertlerini yitirdi. Bu tablo, soykırımın Êzidî toplumunun demografik ve sosyal yapısında yarattığı tahribatın boyutunu ortaya koyuyor.

‘IŞİD, Şengal'in kimliğini ve kültürünü tamamen yok etmek istedi’

Siyasetçi Sara Reza, 3 Ağustos 2014'te Şengal'in bir kez daha DAİŞ'in vahşi saldırılarının hedefi olduğunu belirterek, 74'üncü Ferman'da yaşamını yitirenleri andı. Saldırıların önceden planlandığını söyleyen Sara Reza, bu planın Ürdün'de Türkiye, KDP, IŞİD ve Irak hükümetinin de yer aldığı bir toplantıda şekillendirildiğini belirtti.

Sara Reza, saldırıların önce Musul'da küçük çaplı operasyonlarla başladığını, ardından Şengal'e yöneldiğini söyledi. O dönemde bölgede KDP güçleri ile Irak güvenlik güçlerine bağlı yaklaşık 10 bin silahlı güç bulunduğunu ancak saldırılar sırasında bu güçlerin geri çekildiğini ifade etti. Şengal halkının elindeki silahların da daha önce toplatıldığını belirten Sara Reza, bunun Êzidî toplumuna yönelik planlı bir saldırının parçası olduğunu dile getirdi.

Saldırılar sırasında binlerce Êzidî'nin dağlara sığınmak zorunda kaldığını, kadınların kaçırılarak köleleştirildiğini, erkeklerin toplu şekilde katledildiğini ve köylerin tamamen yıkıldığını söyleyen Sara Reza, ailelerin parçalandığını, kurtulmayı başaranların ise uzun yıllar süren ağır psikolojik travmalarla yaşamak zorunda kaldığını belirtti.

Tüm bu acılara rağmen Êzidî toplumunun büyük bir direniş sergilediğini vurgulayan Sara Reza, “Bugün hala Êzidî kadınlar IŞİD'in ve bu soykırıma ortak olan ülkelerin elinde bulunuyor. Şengal halkı kadim bir halktır. Amaçları Şengal'in kimliğini ve kültürünü tamamen yok etmekti. Ancak Êzidîler 74'üncü Ferman'a rağmen kültürlerini, dillerini ve kimliklerini korumayı başardı ve bugün de korumaya devam ediyor” dedi.

‘Êzidî kadınlar hala farklı ülkelerde alınıp satılıyor’

Sara Reza, çok sayıda Êzidî kadının hala IŞİD'in elinde bulunduğunu belirterek, Irak hükümeti ile Birleşmiş Milletler'e Şengal Soykırımı'nın uluslararası düzeyde daha fazla gündemleşmesi çağrısında bulundu. Kaçırılan kadın ve çocukların kurtarılması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Sara Reza, "Bugün hala Şengalli kadınlar farklı ülkelerde alınıp satılıyor" dedi.

Kürt halkının Şengal kadınlarının mücadelesi konusunda taviz vermemesi gerektiğini söyleyen Sara Reza, Êzidî kadınlarının tüm baskılara rağmen direnişlerini sürdürdüğünü ifade etti. Soykırım sürecinde toplu katliamlar, zorla din değiştirme, cinsel köleleştirme ve Êzidî kadınlar ile çocukların sistematik biçimde kaçırılarak IŞİD'in kontrolündeki bölgelerde köle pazarlarında satıldığını hatırlatan Sara Reza, bu eylemlerin insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

‘IŞİD büyük güçlerin ürünüdür’

Konuşmasının sonunda Türkiye ile büyük güçlerin IŞİD'in ortaya çıkışındaki rolünü eleştiren Sara Reza, Ahmed Şara örneğini hatırlatarak, bir dönem hakkında ödül kararı çıkarılan kişilerin daha sonra iktidara taşındığını söyledi. Büyük güçlerin ve Kürdistan'ı paylaşan devletlerin IŞİD'in kurulması ve desteklenmesinde rol oynadığını savunan Sara Reza, bugüne kadar IŞİD’lilerin gerçek anlamda hesap vermediğini dile getirdi.

Kuzey ve Doğu Suriye'de tutulan IŞİD’lilerin kendi ülkelerine iade edilmesi yönündeki taleplere rağmen bu kişilerin yargılanmadığını belirten Sara Reza, “IŞİD, Kürt halkına karşı kullanılmak üzere oluşturulmuş planlı bir projedir. İhtiyaç duyulduğunda yeniden devreye sokulabilecek bir baskı aracı olarak elde tutuluyor. Bu nedenle Şengal bugün de tehdit altında. Bu tehlike yalnızca Şengal'i değil, Rojava'yı ve Kürdistan'ın dört parçasını da kapsıyor” dedi.