Öğretmen Rêzan Bekir: Not odaklı sistem öğrencilerin potansiyelini gölgeliyor
Federal Kürdistan'da 12. sınıf öğrencilerinin yaşadığı sınav baskısını değerlendiren eğitimci Rêzan Bekir, not odaklı sistemin yerine öğrencilerin yeteneklerini esas alan bir eğitim modeli çağrısında bulundu.
ŞİLER KOYÎ
Koye - Federal Kürdistan Bölgesi'nde her yıl 12. sınıf bitirme sınavlarının yaklaşmasıyla birlikte öğrenciler ve aileleri yoğun kaygı, stres ve baskıyla karşı karşıya kalıyor. Gençlerin akademik geleceğini belirleyen bu süreçte, mevcut eğitim sisteminin başarıyı büyük ölçüde yalnızca notlara bağlaması, öğrencilerin gerçek yetenek ve potansiyellerini gölgede bırakıyor. Eğitim Bakanlığı da bu yıl, önceki yıllarda olduğu gibi Federal Kürdistan genelinde dereceye giren öğrencilerin resmi listesini yayımlamadı. Bakanlık, bunun diğer öğrenciler üzerinde psikolojik baskı oluşturabileceğini gerekçe gösterirken, bazı medya kuruluşları dereceye giren öğrencilerin isimlerini paylaştı. Açıklanan isimlerin büyük bölümünü kız öğrenciler oluşturdu.
Eğitim sistemi ihtiyaçları karşılamıyor
Koye'de emekli öğretmen Rêzan Bekir, ajansımıza yaptığı açıklamada, 12. sınıf öğrencilerinin karşılaştığı en önemli psikolojik ve lojistik sorunlara dikkat çekerek, mevcut eğitim sisteminin çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Öğrencilerin yaşadığı temel sorunları değerlendiren Rêzan Bekir, "Bir öğrenci ilkokul birinci sınıftan 12. sınıfa kadar ailesi ve öğretmenlerinin desteğine ihtiyaç duyar. Ancak bundan sonra kendi kişiliği ve iradesi devreye girer. Bana göre başarıdaki en önemli unsur özgüvendir. Hedefi olan her öğrenci, buna ulaşmak için her gün düzenli çalışmalı ve sorumluluklarını ertelememelidir" dedi.
‘Öğrencilerin kaygılarını azaltmalı’
Yüksek başarı elde eden öğrencilerin her zaman en iyi imkanlara sahip olmadığını kaydeden Rêzan Bekir, "Bazen küçük bir evde, klima ya da özel ders desteği olmadan çalışan bir öğrencinin en yüksek notları aldığını görüyoruz. Bunun temelinde özgüven ve azim yatıyor. Öte yandan çoğu durumda öğrenciler sıkça başkalarıyla kendilerini kıyaslıyor. Bazı öğrenciler arkadaşlarının özel ders aldığını görünce kendilerinin de özel ders almadan başarılı olamayacağını düşünüyor. Bu yanlış bir yaklaşım. Çok yetenekli öğrenciler, 12. sınıfın aşırı zor olduğu yönündeki söylemler nedeniyle daha sınav başlamadan umutsuzluğa kapılıyor. Bu nedenle öğretmenlere ve ailelere önemli görev düşüyor. Öğrencilerin kaygısını azaltmalı ve bu süreci normalleştirmeliler" diye konuştu.
Rêzan Bekir, zaman zaman sınav sorularını hazırlayan komisyonların da öğrencilerin kaygısını artırdığını belirterek, "Sorularda görülen eksiklik ve hatalar öğrenciler üzerinde olumsuz etki yaratıyor. Bu nedenle soru hazırlama süreci daha dikkatli yürütülmeli, sorular önceden farklı komisyonlar tarafından incelenerek olası hatalar giderilmelidir" diye ekledi.
Avrupa'daki eğitim sisteminin öğrenciler açısından daha uygun olduğunu dile getiren Rêzan Bekir, "Bu sistemde öğrenciler daha erken yaşlardan itibaren ilgi alanlarına yönlendiriliyor. Başarı yalnızca notlarla ölçülmüyor, öğrencinin yeteneği ve isteği esas alınıyor. Federal Kürdistan'da da böyle bir sistem uygulansa çok daha başarılı sonuçlar alınabilir. Çünkü çok yetenekli öğrencilerimiz var ve ilgi duydukları alanlarda eğitim almaları hem kendileri hem de ülke için büyük katkı sağlar" değerlendirmesinde bulundu.
Rêzan Bekir, sözlerini şu mesajla tamamladı:
"Eğitim çok önemlidir. Öğrenciler korkmamalı, kararsızlığa kapılmamalı ve hedeflerine ulaşıncaya kadar vazgeçmemelidir. Bir bilgenin anlattığı hikayede olduğu gibi; mağarada kayanın üzerine damla damla akan suyun zamanla taşı deldiğini gören kişi, 'Su bunu başarabiliyorsa ben neden eğitimimi tamamlayamayayım?' demişti. Başarı da sabır ve istikrarla mümkündür."