Hak savunucularından Taliban’a diplomatik meşruiyet tepkisi

İnsan hakları savunucuları, Taliban'a resmi statü verilmesinin kadın hakları ihlallerini meşrulaştıracağını belirterek, uluslararası topluma insan haklarını esas alan bir yaklaşım çağrısı yaptı.

Haber Merkezi- İnsan hakları savunucuları, Taliban ile kurulacak resmi ilişkilerin nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin tartışmaların giderek arttığını belirterek, hareketin resmi olarak tanınmasının ayrımcı ve baskıcı politikalarını güçlendirebileceği, aynı zamanda özellikle kadınlar ve kız çocuklarına yönelik devam eden kısıtlamalar karşısında insan hakları alanındaki uluslararası baskıyı zayıflatabileceği uyarısında bulundu.

İnsan Hakları Aktivistleri Birliği, Taliban heyetinin İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in cenaze törenine davet edilmesini eleştirerek, bunun son beş yılda Afganistanlı kadınlara ve sivillere yönelik yaygın hak ihlalleriyle suçlanan yönetime “siyasi meşruiyet kazandırma girişimi” olduğunu ifade etti.

‘Taliban resmi olarak davet edilmemeli’

Birlik, Taliban’a diplomatik statü tanınmasının kadınlara yönelik sistematik baskının, kız çocuklarının eğitim hakkından mahrum bırakılmasının ve insan hakları ihlallerinin göz ardı edilmesi anlamına geleceğini vurguladı. Açıklamada, Taliban’ın İran’daki cenaze törenine katılımının hareketle resmi ilişkilerin giderek arttığının göstergesi olduğu, bunun da bölgesel ve uluslararası düzeyde siyasi konumunun zamanla normalleşmesine yol açabileceği kaydedildi. Hak savunucuları, Taliban’ın “hesap verebilir bir devlet değil”, geniş çaplı insan hakları ihlallerinden dolayı “yargılanması gereken bir hareket” olduğunu belirterek, resmi ve diplomatik platformlarda hükümet heyeti gibi kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, Taliban’a siyasi meşruiyet kazandırılmasının, hareketin 2021’de yeniden iktidara gelmesinden bu yana en temel haklarından mahrum bırakılan milyonlarca Afganistanlı kadın ve kız çocuğunun yaşadığı mağduriyeti görmezden gelmek anlamına geleceği belirtildi.

Uluslararası çağrı

Hak savunucuları, kız çocuklarının eğitimden dışlanması, kadınların birçok kamu ve özel kurumda çalışmasının engellenmesi, kamusal alandaki varlıklarına getirilen ağır kısıtlamalar ile Taliban gözaltı merkezlerinde şiddet, işkence ve cinsel saldırı iddialarını içeren çok sayıda raporun, ülkedeki hak ihlallerinin boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti.

İnsan Hakları Aktivistleri Birliği, uluslararası hükümetlere, diplomatik kurumlara ve uluslararası kuruluşlara Afgan halkı ile Taliban yönetimini birbirinden ayırmaları ve Taliban’a herhangi bir resmi ya da diplomatik statü tanımaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Dünyanın en riskli ülkelerinden biri

Taliban’ın 2021 yılında yeniden iktidara dönmesinden bu yana Afganistanlı kadınları ve kız çocukları, ülkenin yakın tarihindeki en ağır hukuki ve toplumsal kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim görmesinin yasaklanması, kadınların çok sayıda kamu ve sivil toplum kuruluşunda çalışmasının engellenmesi, hareket özgürlüklerinin sınırlandırılması, birçok kamusal alanın kadınlara kapatılması ve günlük yaşama ilişkin katı kuralların uygulanması nedeniyle Afganistan, kadın hakları açısından “dünyanın en riskli ülkelerinden biri” olarak gösteriliyor.

Öte yandan bazı ülkelerin Taliban ile diplomatik ilişkilerini geliştirmesi ve hareket temsilcilerinin resmi toplantı ve törenlere katılması, kadın hakları savunucuları, insan hakları aktivistleri ve uluslararası kuruluşlar tarafından sık sık protesto ediliyor.