Evin Cezaevi'nde su ve hijyen krizi

Tahran'daki Evin Cezaevi'nde tutsaklar, bozuk banyolar nedeniyle iki haftayı aşkın süredir duş yapamıyor; haşere istilası, eskiyen tesisatlar ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satılması ise sağlık risklerini artırıyor.

Haber Merkezi - İnsan hakları örgütlerinin yayımladığı raporlara göre, Evin Cezaevi'nin 7’inci koğuşunda hijyen koşulları giderek kötüleşiyor. Raporda, bozuk banyolar, haftalardır süren duş yasağı, tahta kurusu ve diğer haşerelerin çoğalması ile temel ihtiyaçların karşılanamamasının, özellikle yaz aylarında tutsakların sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiği belirtildi.

Tutsaklar iki haftadan fazladır duş yapamıyor

İnsan hakları kaynaklarına göre, 7’inci koğuşun bazı bölümlerinde kalan tutsaklar, banyolardaki arızalar nedeniyle iki haftayı aşkın süredir duş imkanından yoksun.

Konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklar, cezaevi yönetiminin durumdan haberdar olmasına rağmen tesisatın onarılması için şimdiye kadar etkili bir adım atılmadığını, tutsakların defalarca yaptığı başvuruların da yanıtsız kaldığını aktardı. Tutsaklar, yaz sıcaklarında duş yapamamanın günlük yaşamı zorlaştırdığını ve sağlıklarını ciddi biçimde riske attığını belirtiyor.

Tahta kurusu ve haşere sorunu büyüyor

Raporlarda, hijyen hizmetlerindeki yetersizlikle birlikte tahta kurusu ve diğer haşerelerin koğuşta hızla çoğaldığı da ifade edildi. Tutsaklar, düzenli ilaçlama yapılmaması ve temizlik konusundaki ihmaller nedeniyle haşerelerin kontrol edilemez hale geldiğini aktarıyor. Kaynaklara göre, tahta kurularının neden olduğu ısırıklar çok sayıda tutsakta yara, kaşıntı, iltihap ve çeşitli cilt rahatsızlıklarına yol açıyor.

Cezaevi kantininde son kullanma tarihi geçmiş ürün iddiası

Raporlarda cezaevi kantinine ilişkin şikayetlere de yer verildi. Tutsakların anlatımlarına göre kantin yalnızca haftada bir kez ürün temin ediyor ve satılan bazı gıda ile temel ihtiyaç ürünlerinin son kullanma tarihi geçmiş durumda. Ayrıca ürünlerin piyasa fiyatlarının üzerinde satıldığı ve hijyen malzemelerine erişimin sınırlı olduğu ifade ediliyor.

İnsan hakları örgütlerinden uyarı

İnsan hakları savunucuları, hijyen koşullarındaki bozulmanın ve gerekli bakım çalışmalarının yapılmamasının tutsakların sağlığını ciddi risk altına soktuğunu belirtiyor. Hak örgütleri, cezaevi yönetimlerinin tutsaklara asgari hijyen ve sağlık hizmetlerini sağlamakla yükümlü olduğunu, bu sorumluluğun yerine getirilmemesinin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

İç hukuk ve uluslararası standartlarla çelişiyor

İran Cezaevleri Teşkilatı Yönetmeliği başta olmak üzere ülke mevzuatının cezaevi yönetimlerine hijyen, sağlık hizmetleri ve tutsakların yaşam koşullarını güvence altına alma yükümlülüğü getirdiği hatırlatılıyor. Ayrıca İran Anayasası ile Meşru Özgürlüklerin Korunması ve Vatandaşlık Haklarına Saygı Yasası'nın da kişilerin haklarının ve insan onurunun korunmasını öngördüğü ifade ediliyor.

İnsan hakları savunucuları, uzun süre duş imkanının sağlanmaması, tesisat arızalarının giderilmemesi, haşere sorununun büyümesi ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satılmasına ilişkin anlatımların, bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğine dair ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtiyor.

Uluslararası hukuk açısından ise İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 5. maddesi, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 10. maddesi ile Nelson Mandela Kurallarının, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere insani koşulların sağlanmasını ve sağlık haklarının korunmasını zorunlu kıldığı hatırlatılıyor.