Uluslararası güçlere göçmenlerin geri dönüşü için çağrı: Türk devleti bölgeden çıkarılmalı

Uluslararası güçlere Serêkaniyê göçmenlerinin güvenli geri dönüşünü garanti altına alma ve Türk devletinin güçlerinin bölgeden çıkarılması çağrısında bulunan Gulîxan Sofî, 29 Ocak anlaşmasına rağmen kalıcı bir güvenlik ortamının oluşturulmadığını söyledi.

SORGUL ŞÊXO

Til Temir - İsrail, ABD ve batılı devletlerin çıkarları doğrultusunda Ortadoğu'nun yeniden şekillendirilmesini hedefleyen uluslararası plan uygulanmaya başladı. Bu süreçle birlikte Türk devleti de Suriye politikasında yeni bir yönelim izleyerek, Şam'daki geçici yönetimi elinde bulunduran cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) üzerinden ülkedeki etkisini genişletti.

Türk devleti bu yıl Suriye'nin iç kesimleri ve kentlerindeki askeri ve güvenlik varlığını daha da güçlendirdi. Resmi olarak açıklanmasa da Suriye'deki karar mekanizmalarında Türk devletinin etkisi belirginleşirken, Suriye halkları karar süreçlerinin dışında bırakılıyor. Türk devletinin yıllardır askeri operasyonlar ve saldırılarla hayata geçirmeye çalıştığı Suriye'yi işgal planı, hegemon güçlerin desteğiyle yeni bir aşamaya ulaştı.

‘Türk devletinin işgali kalıcı hale getirilmek isteniliyor’

Serêkaniyê göçmenlerinin geri dönüş süreci, Şam yönetimi ile QSD'nin entegrasyon komitesi arasında müzakere edilirken, Türk devletinin işgal planları da yeniden gündeme geliyor. Til Temir Kent Meclisi Eşbaşkanı Gulîxan Sofî, ajansımıza yaptığı değerlendirmede, Türk devletinin Serêkaniyê'deki askeri ve istihbari altyapısını güçlendirerek işgalini kalıcı hale getirmeyi hedeflediğini, bunun da göçmenlerin güvenli geri dönüşü önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söyledi.

Serêkaniyê göçmenlerinin dönüşü hala müzakere aşamasında

Efrîn göçmenlerinin geri dönüşünün başladığını, ancak Serêkaniyê göçmenlerinin dönüşünün hala müzakere edildiğini belirten Gulîxan Sofî, "Göçmenler geri dönme konusunda istekli ve gönüllü dönüş yönünde taahhütler verilmiş olsa da son dönemde kaygıları daha da arttı. Göçmenlerin evlerine dönebilmeleri için evlerine yerleşen ve evleri tahrip eden kişiler fidye, yani para talep ediyor. Ayrıca kentte kapsamlı bir demografik değişim yaşanıyor” dedi.

Göçmenlerin geri dönüş konusundaki endişelerinin temel nedeninin Türk devletinin kent ve kırsaldaki işgal varlığını sürdürmesi olduğunu kaydeden Gulîxan Sofî, "Türk devleti ağır silahlarını çekmiş olabilir, ancak HTŞ üzerinden askeri ve istihbari varlığını Serêkaniyê'de gizli biçimde güçlendirdi. Son dönemde ortaya çıkan silahlı grupların ve geri dönecek Kürtlere yönelik ölüm tehditlerinin arkasında da Türk devletinin planı bulunuyor. Geri dönüş umutları, işgal gerçeğiyle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle Türk devletinin işgali sürdüğü sürece Serêkaniyê göçmenlerinin yüzde 80'inin topraklarına dönemeyeceğini düşünüyorum" ifadelerinde bulundu.

‘Türk devletinin Serêkaniyê'deki yeni hedefi bilinmeli’

Türk devletinin Serêkaniyê'de ne kadar süre ve hangi rolle kalacağının bilinmesi gerektiğini belirten Gulîxan Sofî, "Serêkaniyê halkı 2019'dan bu yana Türk devletinin işgali nedeniyle acı çekiyor. İnsanlar katledildi, işkence gördü, kaçırıldı ve cinsel saldırılara maruz bırakıldı. Türk devleti gizli biçimde de olsa Serêkaniyê'de kalmaya devam ederse bu durum göçmenlerin yaşamı ve güvenliği açısından yeni tehditler oluşturacaktır. Göçmenlerin dönüşünden önce Türk devletinin Serêkaniyê'deki yeni hedefi ve stratejisi bilinmeli" şeklinde konuştu.

‘İHA’lar Serêkaniyê, Til Temir, Kobanê ve hatta Girê Spî semalarında uçuyor’

 

Suriye halklarının birlikte ülkelerini yeniden inşa edebileceğini ifade eden Gulîxan Sofî, Türk devletinin Suriye'ye müdahalesinin sona ermesi gerektiğinin altını çizdi. Gulîxan Sofî, "Suriye'nin sorunu Kürtlerin ve Arapların birlikte kentlerini yönetmesi değildir. Asıl sorun Türk devletinin işgal güçleri ve MİT'in bu kentlerde bulunmasıdır. Elimizdeki bilgilere göre insansız keşif uçakları Serêkaniyê, Til Temir, Kobanê ve hatta Girê Spî semalarında uçuyor, askeri devriyeler köylerde dolaşıyor ve askeri üsler sivillerin geri dönüşünü hala engelliyor" dedi.

Serêkaniyê'nin Ekim 2019'dan bu yana Türk devletinin işgali altında olduğunu söyleyen Gulîxan Sofî, sözlerine şöyle devam etti:

"Tank ve toplarını gözlerden uzaklaştırmış olabilirler, ancak HTŞ aracılığıyla Serêkaniyê'nin işgali devam ediyor. Suriye'nin diğer bölgelerinden getirilen kişiler Serêkaniyê'de bulunduğu ve Kürtlere ait evler işgal altında kaldığı sürece geri dönüş güvenli olmayacaktır. Dönen göçmenler kaçırılma, takip edilme ve öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Serêkaniyê'nin Erîşa köyüne dönmek isteyen Arap göçmenler, Türk devletinin askeri üssünün bulunduğu bölgede ateş açılmasıyla karşılaştı. Bu durum Türk devletinin üslerini açıkça güçlendirdiğini ve köylerimiz ile kentlerimizin işgalini sürdürmek istediğini gösteriyor. Türk işgal ordusu Serêkaniyê'deki varlığını uzatmak ve askeri-istihbarat altyapısını daha da güçlendirmek istiyor. Geri dönmek isteyen göçmenler de işgalin sahadaki yeni stratejisini bizzat görmüş oldu. Bu uygulamalarla Türk devleti göçmenlere, 'İstediğiniz gibi topraklarınıza dönemeyeceksiniz ve ben 29 Ocak anlaşmasını da tanımayacağım' mesajını veriyor."

‘Güvenli dönüş garanti altına alınmadığı sürece çabalar boşa gidecek’

Uluslararası güçlere Serêkaniyê göçmenlerinin güvenli geri dönüşünü garanti altına alma ve Türkiye'nin bölgeden çıkarılması çağrısında bulunan Gulîxan Sofî, "29 Ocak anlaşmasına rağmen hala kalıcı bir güvenlik ortamı oluşturulmadı. Bu koşullarda geri dönüş tartışılırsa anlaşma sadece kağıt üzerinde kalacaktır. Göçmenlerin dönüşten sonra da güvenliği garanti altına alınmadığı sürece bütün çabalar boşa gidecektir. Efrîn ve Şehba'da Kürtlerin kaçırılması, gözaltına alınması ve işkence görmesi senaryosunun Serêkaniyê'de de tekrarlanmasını istemiyoruz. Türk devleti Serêkaniyê'den tamamen çekilsin ki Kürtlerin yaşamı tehlikeye atılmasın” diyerek sözlerini noktaladı.