‘Kadın örgütlerinin faaliyetleri kapalı salonlarla sınırlı kalmamalı’

Federal Kürdistan Bölgesi'nde şiddete karşı kadın örgütlerinin faaliyetlerini kapalı salonlarla sınırlamaması gerektiğini belirten Hayfa Mecdîd, toplumsal farkındalık çalışmalarının şiddetin önlenmesinde kritik rol oynayacağını vurguladı.

HELÎN EHMED

Silêmanî - Kadınlara yönelik şiddet, yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler ve destek mekanizmalarına rağmen Federal Kürdistan Bölgesi'nin en önemli toplumsal sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Toplumsal baskı, aile içi dinamikler ve geleneksel anlayışlar nedeniyle birçok kadın maruz kaldığı şiddeti yetkili kurumlara bildirmekten kaçınıyor. Uzmanlar, şiddet vakalarının temel nedenleri arasında hukuki farkındalığın yetersizliği, toplumsal baskılar ve bazı köklü geleneklerin etkisinin bulunduğunu belirtiyor. Bu nedenle kadın haklarının korunması ve toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmaların daha kapsamlı bir şekilde sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Öte yandan, kadın örgütleri mağdurlara destek sağlama ve toplumda farkındalık oluşturma konusunda önemli çalışmalar yürütse de, faaliyetlerine yönelik eleştiriler de dile getiriliyor. Bazı aktivistler, bu çalışmaların çoğu zaman belirli çevrelerle sınırlı kaldığını ve özellikle kırsal ile uzak bölgelerde yaşayan kesimlere yeterince ulaşamadığını ifade ediyor. Aktivistlere göre, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve kadın haklarının daha etkin korunabilmesi için hükümet, sivil toplum kuruluşları ve medyanın ortak hareket etmesi gerekiyor. Ayrıca farkındalık çalışmalarının yalnızca aktivistler, akademisyenler ve hukukçuların katıldığı salon etkinlikleriyle sınırlı kalmaması; saha çalışmalarıyla toplumun tüm kesimlerine ulaştırılarak kadın ve erkeklerin kadın hakları konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği kaydediliyor.

‘Kadınların çalışma hayatında önemli değişikler oldu’

Germiyan Kadın İşleri İdaresi Temsilcisi ve Şox Kadınların Kapasitelerini Geliştirme Örgütü Başkanı Hayfa Mecdîd, kadınların güçlenmesiyle birlikte çalışma hayatlarında da önemli değişiklikler yaşandığını belirtti. Hayfa Mecdîd, geçmişte kadınların daha çok tarım ve temel işlerde çalıştığını, bugün ise yönetim ve idari görevlerde yer aldıklarını söyledi. Hayfa Mecdîd, "Geçmiş yıllarda kadınlar tarım ve çeşitli üretim alanlarında çalışıyordu. Ancak bugün yönetici pozisyonlarında ve idari görevlerde mücadele ediyorlar. Kadınların önemli bir kısmı ticaret ve pazarlama alanlarında da etkin bir konuma ulaştı" dedi. Hayfa Mecdîd, kadınların çalışma hayatında güçlenmesinin kadın örgütlerinin yürüttüğü çalışmalarla yakından bağlantılı olduğuna dikkat çekti.  Hero İbrahim Ahmed tarafından Kadınlar Birliği'nin kurulmasının bölgedeki kadınlar açısından önemli bir kazanım olduğunun altını çizen Hayfa Mecdîd, kadınların ekonomik bağımsızlıklarının desteklenmesinin şiddete karşı daha güçlü durabilmelerine katkı sağladığını söyledi.

Bilinçlenme çalışmaları yapılıyor

Sözlerinin devamında kadın örgütlerinin temel amacının kadınların özgürlüğünü güvence altına almak ve daha eşit bir toplumsal yaşamın oluşmasına katkı sunmak olduğunu dile getiren Hayfa Mecdîd, kadınlara yönelik şiddet ve kadın katliamları vakaların artmasıyla birlikte kadın hakları savunucuları ile kadın örgütlerinin sayısında da artış yaşandığını belirtti. Hayfa Mecdîd, her kadın örgütünün kendi ilke ve çalışma anlayışı doğrultusunda faaliyet yürüttüğünü ifade etti.

Kadın örgütlerinin toplumun, özellikle de erkeklerin kadın hakları ve özgürlükleri konusunda bilinçlenmesi için çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Hayfa Mecdîd, her erkeğin kadın hakları konusunda eğitim almasının gerekli olduğunu söyledi.  Hayfa Mecdîd, bu nedenle kadın örgütlerinin yalnızca toplantı salonlarında değil, doğrudan halkın içinde farkındalık çalışmaları yürütmesi gerektiğini söyleyerek, “Atölye ve seminerler yalnızca aktivistler ve avukatlar arasında kalmamalı, kapalı salonlarla sınırlanmamalıdır. Sokaklara ve mahallelere çıkılmalı, kadınlar ve erkekler bilinçlendirilmelidir. Seminerlere katılma imkanı olmayan kadınlara da ulaşılmalıdır” ifadelerinde bulundu.

‘Hak savunucuları korunmalı’

Hayfa Mecdîd, halkın arasında farkındalık çalışmaları yürüten aktivistlerin güvenlik kurumları tarafından korunması gerektiğini dile getirerek, toplumun bir kesiminin bu tür farkındalık çalışmalarını henüz benimsemediğini, bu nedenle zaman zaman tepkiler ve gerginliklerin yaşanabildiğini açıkladı. Kadın örgütlerine yönelik yanlış algıların da bu tür sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirten Hayfa Mecdîd, güvenlik kurumlarının aktivistlere destek vermesi ve gerekli korumayı sağlamasının, kadın haklarına yönelik farkındalık çalışmalarının daha sağlıklı ve etkili bir şekilde yürütülmesine katkı sunacağını kaydetti.

‘Kapalı salonların dışına çıkılmalı’

Aktivistlerin kapalı salonların dışına çıkarak toplumun bilinçlenmesi için çalışması gerektiğini yineleyen Hayfa Mecdîd, sözlerine şöyle devam etti:

"Aktivistlerin düzenlediği toplantı ve seminerler yalnızca salonlarda değil, kadınlar ve erkekler için toplumun içinde gerçekleştirilmelidir. Şehirleri, kasabaları ve köyleri ziyaret etmelidirler. Bazı aileler farkındalık panelleri ve seminerlerine katılma imkanı bulamıyor. Bu nedenle örgütümüz, güvenlik kurumlarının desteğiyle birçok köyü ve uzak bölgeyi ziyaret ediyor. Köylerde yaşayan çok sayıda insanı bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Eğer örgütler bu farkındalık çalışmalarını sürekli hale getirir ve farklı bölgeleri düzenli olarak ziyaret ederse, toplumla güçlü bağlar kurulabilir ve bu sayede insanlar kadın hakları konusunda daha bilinçli hale gelir. Örgütler, vatandaşları bilinçlendirme sorumluluğunu üstlenmelidir. Farkındalık çalışmaları sırasında tüm okullar ziyaret edilmeli ve gelecek nesiller için seminerler düzenlenmelidir. Böylece bilinçli bir toplum inşa edilebilir."

Federal Kürdistan Bölgesi'nde faaliyet gösteren örgütlerin sayısının artırılmasının önemine dikkat çeken Hayfa Mecdîd, “Kadın örgütleri farkındalık oluşturma çalışmalarını aralıksız sürdürmelidir. Faaliyetleri yalnızca kapalı salonlarda düzenlenen etkinlikler veya dijital medyada paylaşılan birkaç fotoğrafla sınırlı kalmamalıdır. Güvenlik güçlerinin iş birliğiyle köylerde, kasabalarda ve şehirlerde farkındalık çalışmaları yürütülmelidir. Böylece şiddetten ve katliamlardan uzak sağlıklı bir toplum oluşturabiliriz" şeklinde konuştu.