Drone saldırılarının yoğunlaştığı Sudan’da insani kriz derinleşiyor

Sudan’da savaşın değişen yüzü olan drone saldırıları, kadınları ve çocukları hedef alan ağır bir insani tablo yaratıyor. Evlerini kaybeden, yakınlarını yitiren kadınlar, yıkımın ortasında yaşam mücadelesi veriyor.

MERVAT ABDÜLKADİR

Sudan- Sudan’da devam eden çatışmalar, doğrudan kara savaşlarından intihar ve keşif dronlarının belirleyici olduğu yeni ve daha karmaşık bir aşamaya evrildi. Ancak bu savaşın en ağır bedelini yine Sudan halkı ödüyor. Dron saldırıları artık yalnızca askeri hedefleri değil, hastaneler, fabrikalar ve okullar gibi hayati öneme sahip sivil altyapıları da hedef alıyor. Saldırılarda evlerin doğrudan vurulması, sivilleri yerinden etmeyi ve bazı bölgeleri tamamen boşaltmayı amaçlayan bir strateji olarak öne çıkıyor.

Savaş dördüncü yılına girerken can kaybına ilişkin farklı rakamlar gündeme geliyor. Çeşitli tahminler on binlerce kişinin yaşamını yitirdiğini ortaya koyuyor. Bazı kaynaklar ölü sayısının 200 bini aştığını belirtiyor. Çatışmalar nedeniyle milyonlarca Sudanlı ülke içinde yerinden edilirken, yüz binlercesi de komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Ülkedeki insani kriz ise giderek derinleşiyor. Darfur ve Kordofan’ın geniş kesimlerinde kıtlık baş gösteriyor. Temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Siyasi çözüm yönünde somut bir ilerleme sağlanamaması, sivillerin yaşadığı insani felaketi daha da ağırlaştırıyor.

Drone saldırılarının hedefi oldu

Kuzey Kordofan Eyaleti'nin başkenti El Obeid'de İnsansız Hava Araçları (İHA) ile yapılan saldırılar, kent sakinlerinin günlük yaşamını kabusa çevirmiş durumda. Vatandaşların evlerini hedef alan saldırılar, hastane ve sağlık merkezlerinin tahrip olmasına, hizmet tesislerinin yanmasına, çok sayıda kişinin yaşamını yitirmesine ve yüzlerce ailenin yerinden edilmesine neden oldu. Yaşanan trajedinin boyutunu gözler önüne seren isimlerden biri de El Obeid sakini Badour Musa oldu. İnsansız hava araçlarının yerle bir ettiği evinin enkazı üzerinde konuşan Badour Musa, kentin son günlerde art arda düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının hedefi haline geldiğini söyledi. Saldırılarda yalnızca kendi evinin değil, mahallesindeki birçok evin de yıkıldığını anlatan Badour Musa, saldırılar nedeniyle komşusunun üç çocuğunun yaşamını yitirdiğini dile getirdi.

Son anda kurtuldular

Ailesiyle birlikte saldırıdan kurtulmalarını “tamamen bir şans” olarak nitelendiren Badour Musa, evden son anda çıkmaları ve çocukları güvenli bir yere ulaştırmak için gösterdikleri hızlı çabanın kendilerini ölümden kurtardığına dikkat çekti. Badour Musa, saldırıların özellikle El Obeid'in en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olan Çalışanlar mahallesini hedef aldığını vurguladı.

Acil müdahale çağrısı

Badour Musa, saldırıları sivilleri yerinden etmeyi ve kentte korku ortamı yaratarak insanları evlerini terk etmeye zorlamayı amaçlayan açık bir girişim olarak değerlendirdi. Evlerinin yakıldığını, kendilerinin ve çocuklarının evsiz kaldığını belirten Badour Musa, özellikle kuşatma ve çatışma koşullarında yaşayan sivillerin korunması için yetkililere ve uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu. Saldırıların ardından birçok ailenin barınacak yer bulmakta zorlandığını ifade eden Badour Musa, sivillerin hedef alınmasına son verilmesini ve güvenli yaşam koşullarının sağlanmasını talep etti.

Kızının tedavi masraflarını karşılayamıyor

El Obeid'de yaşayan kız çocuğu Arwa Mansour da saldırıların siviller üzerindeki yıkıcı etkisinin somut örneklerinden biri. Bir süre önce ailesinin evine düzenlenen İHA saldırısında yaralanan Arwa'nın vücudunda hala şarapnel parçaları bulunuyor. Küçük bedeninde hareket etmeyi sürdüren bu parçalar ciddi sağlık riskleri yaratırken, ailesi kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle gerekli tedavi masraflarını karşılayamıyor.

Güvenlik endişeleri nedeniyle kamera karşısına çıkmayı reddeden Arwa'nın annesi, saldırının ailelerini paramparça ettiğini anlattı. Anne, insansız hava aracının doğrudan evlerine isabet ettiğini, eşinin saldırı sırasında yaşamını yitirdiğini, kızının ise vücuduna saplanan şarapnel parçaları nedeniyle ağır yaralandığını söyledi.

Acı ve kaygı dolu bir sesle konuşan anne, kızının durumunun her geçen gün kendilerini daha fazla endişelendirdiğini belirterek, tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle çaresiz kaldıklarını ifade etti. Arwa ise bedeninde taşıdığı şarapnel parçalarının oluşturduğu hayati tehlikenin tam olarak farkında olmadan yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Cenaze törenine saldırı

Acil Durum Avukatları Grubu da dahil olmak üzere çok sayıda yerel kuruluş, söz konusu saldırıların doğrudan Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Kuruluşların açıklamalarına göre, ilk saldırıda yaşamını yitirenler için Dalil Mezarlığı'nda düzenlenen cenaze töreni sırasında toplanan siviller de bir insansız hava aracının hedefi oldu. Saldırıda dört kişi hayatını kaybederken, yedi kişi yaralandı.

 

Beş ayda binden fazla kişi yaşamını yitirdi

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri de yaptığı açıklamada, Sudan'da insansız hava araçlarının sivillere yönelik kullanımını kınadı. Komiserlik, 2026 yılının ilk beş ayında düzenlenen drone saldırılarında binden fazla sivilin yaşamını yitirdiğini belirtti.

El Obeid'e yönelik saldırılar, Kordofan bölgesinde şiddetin hızla tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Kordofan ile Darfur arasında stratejik bir geçiş noktası olan bölge, son aylarda çatışmaların en yoğun yaşandığı alanlardan biri haline geldi. Askeri ve lojistik açıdan kritik öneme sahip El Obeid'in kontrolü için çatışmalar sürerken, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin kenti ele geçirmek ve Kordofan'ı Omdurman üzerinden başkent Hartum'a bağlayan stratejik Bara kentine ilerlemeyi planlıyor.

Öğretmen ve öğrenciler vuruldu

Sudan'ın merkezindeki Beyaz Nil Eyaleti de son dönemde yoğunlaşan insansız hava aracı saldırılarının hedefi oldu. Özellikle Kosti ve Tendelti kentlerine yönelik saldırılar, bölgedeki yaşamı ciddi biçimde etkiledi. Kosti'de yakıt depoları ve elektrik tesislerinin vurulması sonucu eyalet günlerce elektriksiz kaldı. İHA saldırıları ayrıca kentin hayati altyapısını ve bir üniversite yurdunu hedef aldı. Saldırılarda üç öğrenci yaşamını yitirirken, yedi öğrenci yaralandı.

Hartum Eyaleti'nin en büyük kenti Omdurman'da da drone saldırılarında belirgin bir artış yaşandı. Saldırılarda Hartum Havalimanı, elektrik santralleri ve köprüler hedef alınırken, Acil Durum Avukatları Grubu, Omdurman'ın güney kırsalında bir sivil aracın vurulması sonucu beş sivilin hayatını kaybettiğini belgeledi.

 

2 bin 200 tecavüz vakası kaydedildi

Sivillere yönelik saldırılar sürerken, Ulusal Suçlar ile Ulusal Hukuk ve Uluslararası İnsancıl Hukuk İhlallerini Araştırma Komitesi Başkanı İntisar Ahmed Abdülal, komitenin beşinci ara raporunun sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre şimdiye kadar 2 bin 200 tecavüz vakası, 14 bin 999 keyfi gözaltı ve zorla kaybetme olayı, 30 bin 971 cinayet ve farklı derecelerde 44 bin 617 yaralanma vakası belgelendi.

Komite ayrıca, çatışmalar sırasında işlenen suçlarla bağlantılı olarak 149 bin 860 ceza davasının kayda geçtiğini açıkladı. Bu davalar arasında, dokunulmazlıkları kaldırılan güvenlik güçleri mensuplarına karşı açılmış 385 dava da bulunuyor.

Resmi verilere göre savaşın ekonomik ve altyapısal bilançosu da giderek ağırlaşıyor. Altyapı, kamu kurumları ve hizmet tesislerinde meydana gelen yıkımın toplam maliyetinin yaklaşık 771 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Bu rakam, ulaşım, enerji, iletişim ve temel kamu hizmetleri alanlarında oluşan büyük tahribatın boyutunu ortaya koyuyor.