Kürt öğrencilerden anayasal güvence çağrısı: Dilimiz tanınsın

Kürt öğrenciler, anadilde eğitimin kimlik ve varlığın temel unsuru olduğunu belirterek, Kürtçenin yeni Suriye Anayasası'nda resmi statüyle tanınmasını istedi.

SARA EGÎD

Haber Merkezi – Suriye’nin tanıklık ettiği hızlı siyasi değişimlerin ortasında, Kürt dili meselesi yeniden kamusal tartışmaların merkezine yerleşti. Suriye geçici yönetiminin Kürtçeyi eğitim ve yönetim alanlarından uzaklaştırmaya, onu tek renkli bir sistem içinde eritmeye ve bir asimilasyon politikası dayatmaya yönelik yaklaşımları, tartışmaları daha da artırıyor. Bu politika, kültürel çevrelerde ve insan hakları alanında ciddi kaygılara yol açıyor.

Kobanê Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi ve mezunu Rodîn Mihemed ile Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentindeki Şehîd Jîr Okulu’nun 12’nci sınıf öğrencisi Lavîn Murad, ajansımıza anadilde eğitimin önemini anlattı. Her iki öğrenci de anadilde eğitimin “olmazsa olmaz” bir hak olduğunu vurguladı.

‘Dil, toplumsal hafıza, kültür ve edebiyatın taşıyıcısıdır’

 

Rodîn Mihemed, anadilde eğitimin çocukluk dönemindeki eğitim süreçlerinde toplum içinde yaşayan bireylerin psikolojik ve sosyal gelişiminin temeli olduğuna dikkat çekerek değerlendirmelerine şöyle başladı:

“Çocuklar okullarda anadilleriyle eğitim gördüklerinde, toplum ve yaşam içerisindeki kavramları daha hızlı öğrenirler. Aynı zamanda bu kavramları günlük yaşamlarında daha kolay kullanırlar. Anadilde eğitim yalnızca bir iletişim aracı değildir; toplumsal hafızanın, kültürün ve edebiyatın taşıyıcısıdır. Bu taşıyıcı aracılığıyla edebiyat ve dil, önceki kuşaklardan bugünün kuşaklarına aktarılır. Bu, tarihsel ve kadim bir köprüdür; özellikle de Kürt dili açısından.”

‘Kürt dilinin tarihi derin ve kadim bir temele sahiptir’

Rodîn Mihemed, Kürt dilinin köklülüğüne dikkat çekerek, “Kürt dili diğer yabancı dillerden daha aşağı bir dil değildir. Kürdistan coğrafyasında çok eski bir tarihe sahiptir. Kürt dili her ne kadar sürekli inkar ve yok etme politikalarıyla karşı karşıya bırakılmış olsa da, Kürtçenin tarihi derin ve kadim bir temele dayanmaktadır” dedi.

‘Çocukların zihninde çelişki yaratıyor’

Çocuk edebiyatına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Rodîn Mihemed, bu alanın uzun süre yeterince araştırılmadığını ancak son yıllarda özellikle Kobanê’de çalışmaların ve yayımlanan kitapların arttığını belirtti. Asıl sorunun başka alanlarda yaşandığını ifade eden Rodîn Mihemed şunları söyledi:

“Çocuklar okula gidip kendi dilleriyle eğitim görmediklerinde, eve döndüklerinde anadilleriyle konuşurlar. Bu durum öğrencinin zihninde bilimsel, edebi ve dilsel bir çelişki yaratır. Bu çelişki nedeniyle ilkokul öğrencileri, kendi dillerinde bazı bilgiler edinmiş olsalar bile anadillerinin derinliğinden mahrum kalırlar.”

‘İnsanın kendi diliyle eğitim görmesi çok güzel bir duygu’

Rodîn Mihemed, kendilerinin de öğrenciler olarak anadilde eğitim görmek istediklerini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir döneme kadar eğitimimizi Baas rejiminin müfredatıyla sürdürüyorduk. Ben ortaokulda okurken Suriye’de o dönem Arap Baharı denilen halk eylemleri başladı. O dönem, bizler için de Kürt halkı olarak kendi devrimimizi gerçekleştirdik ve bu süreç 19 Temmuz Devrimi ile başladı. Bu devrimin içerisinde dilin gelişimi de hızlandı. Benim en büyük hayallerimden biri anadilimde eğitim görmek, öğrenmek ve okumaktı. Hayalimi gerçekleştirdim. İnsanın kendi diliyle eğitim görmesi, kendini ifade etmesi çok güzel bir duygudur. Özellikle de bir kadın olarak kendini kendi diliyle var edebilmek ve kanıtlayabilmek çok değerlidir.”

‘Kendi diliyle eğitim görmeyen biri kimliğinden söz edemez’

Öte yandan Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentindeki Şehîd Jîr Okulu’nun 12’nci sınıf öğrencisi Lavîn Murad, kendi diliyle eğitim görmeyen bir kişinin kimliğinden ve varlığından söz edemeyeceğini belirtti.

Lavîn Murad şunları söyledi:

“Kürt dili için büyük mücadeleler yürüttük ki bugün bu aşamaya ulaşabilelim ve dilimiz yok edilmesin. Şehitlerin emeğini ve fedakarlıklarını unutmuyoruz. Dilimizin Arapça ve diğer diller içinde erimesine izin vermedik. Dilimizi ortadan kaldırmaya yönelik birçok girişim var ancak biz sonuna kadar kendi dilimizle eğitim görmeye devam edeceğiz. Birinci sınıftan 12’nci sınıfa kadar kendi dilimizle eğitim görüyoruz ve dilimizin Suriye geçici yönetimi tarafından tanınmamasını kabul etmiyoruz.”

Suriye Anayasasında resmi statü talebi

 

Kürtçenin geleceğine ilişkin talep ve çağrılarını dile getiren Lavîn Murad, “Dilimizin resmi olarak tanınmasını ve yeni Suriye Anayasası’nda yer almasını istiyoruz. Umudumuz bu taleplerin karşılık bulmasıdır. Çünkü dilimizin diğer diller arasında kaybolmasını istemiyoruz. Herkesin ve her öğrencinin kendi diliyle eğitim görmesi ve konuşabilmesi gerekir. Çünkü dil, bizim varlığımızdır ve Kürt kültürünün ve toplumunun gelişiminin temelidir” şeklinde konuştu.