Alevi kadınların kaçırılmasına tepki: Suriye ‘Epstein Adası’na dönüşmemeli
Suriye’de Alevi kadınların kaçırılmasına tepki gösteren Til Temirli kadınlar, geçici yönetim ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunarak, “Suriye Epstein Adası’na dönüşmemeli” dedi.
SORGUL ŞÊXO
Til Temir- Suriye, 2025-2026 yıllarında kıyı bölgelerinde Alevi kadınlar ve kız çocuklarının sistematik şekilde kaçırılması ve hedef alınmasına tanıklık etti. Olayların cezasız kalması ve faillerin hesap vermemesi nedeniyle kaçırma vakalarının sürdüğü belirtiliyor. Til Temirli kadınlar, Alevi kadınların durumuna ilişkin kaygılarını dile getirerek, yaşananlara müdahale edilmesi ve suçların durdurulması çağrısında bulundu.
‘Suçlular ağır cezalara çarptırılmalı’

Kadınlardan Merwa Îsa, Suriye’de yalnızca güvenlik alanında değil, her alanda ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, “Suriye bir süreçten başka bir sürece geçti ve çok fazla karmaşa ile çatışma yaşandı. Bugün karşı karşıya olduğumuz en ağır durumlardan biri, kadınların Suriye genelinde kaçırılmasıdır. Güvenlik koşullarının daha iyi olması gerekiyordu ama olmadı. Kadınlar ve çocuklar artık kaçırılmamalı, kaçırılanlar serbest bırakılmalı ve suçlular ağır cezalara çarptırılmalı” ifadelerinde bulundu.
‘Uluslararası kurumlar aktif rol almalı’
Suriye’de yaşananlara karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Af Örgütü’nün daha aktif rol alması gerektiğini belirten Merwa Îsa, “Ancak yalnızca uluslararası kurumların müdahalesini beklemekle yetinmemeliyiz. En azından kendi ülkemizde özgür yaşayabilmeliyiz. Sokakta ve iş yerlerinde kadınların özgürlüğüne müdahale edilmemeli, hakları ihlal edilmemeli. Suriye yıkılmış durumda, kadınların yaşadığı zorluklar ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Geçici yönetim, toplumsal huzuru sağlamaya odaklanmalı, koruma mekanizmalarını devreye koymalı ve tutukluları serbest bırakmalı” dedi.
‘Geçici yönetim kadınları korumalı’
Kadın kaçırma vakalarının yarattığı tehlikeye dikkat çeken Merwa Îsa, “Kadınların evlerinin önünden ya da pazardan kaçırılması normalleştirilmemeli. Geçici yönetim kadınları korumalı. Suriye’nin bir Epstein Adası’na dönüşmemesini umuyoruz. Suriye’de yaşanan vahşetler bana Epstein olaylarını hatırlatıyor. Avrupa’da yaşanan bu vahşetler insanlıktan uzaklaşmanın sonucuydu. Suriye’nin o noktaya ulaşmamasını umuyoruz. Çünkü Suriye birçok medeniyete ev sahipliği yapan bir ülkedir ve kendi renkleriyle yaşamalıdır” ifadelerini kullandı.
‘Suriye’de güvenlik kalmadı’

Kadınların kaçırılmasına tepki gösteren Xewla Ewês ise, “Kadınlar korkmadan, huzur içinde yaşamalıdır. Son dönemde kadın kaçırma olayları arttı. Kürt ya da Hristiyan kadınlar dinlerini değiştirmeye zorlanmamalıdır. Herkes kendi inancına bağlıdır. Kadınların kaçırılması, Suriye’de güvenliğin kalmadığını gösteriyor” sözlerine dikkat çekti.
Uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunan Xewla Ewês, “Kaçırılan Alevi kadınların durumunu takip etmeli ve araştırmaların ardından kadınlar ailelerine geri döndürülmelidir. Suriyeli kadınlar geçici yönetimden bekledikleri huzuru göremedi. Bu nedenle kadın hakları yasalarla korunmalıdır. Bugüne kadar geçici yönetimin kadınları koruduğunu ya da suçluları cezalandırdığını görmedik” dedi.