Eyşe Efendî: Türkiye sürecin başarısı için somut adımlar atmalı
“Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin önemine rağmen hukuki ve siyasi zeminin hala oluşturulmadığını belirten Eyşe Efendî, sürecin başarıya ulaşması için somut adımlar atılması ve demokratik siyasetin önünün açılmasını istedi.
NÛRŞAN EBDÎ
Kobanê - Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de “Barış ve Demokratik Toplum” süreci, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğü ve inisiyatifiyle 27 Şubat 2025’te başladı. Sürecin ilerlemesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, hareketler, partiler ve halk tarafından adımlar atıldı. Sürecin başlamasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, tam anlamıyla demokratik entegrasyonun sağlanabilmesi için gerekli hukuki ve yasal çerçeve henüz oluşturulmadı.
Şehit Aileleri Meclisi üyesi Eyşe Efendî, Barış ve Demokratik Toplum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni bir dönemin başlangıcı
Eyşe Efendî, değerlendirmesinin başında sürecin içeriğini hatırlatarak şunları söyledi:
“Önder Apo’nun 27 Şubat 2025’te yaptığı tarihi çağrı, milyonlar tarafından olumlu karşılandı. Kürdistan’ın dört parçasında 49 yıllık mücadele, savaş, şehitler, göç ve benzeri ağır bedellerin ardından yapılan bu açıklama, adeta bir nefes ve yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu kapsamda örgütümüz tarafından büyük hazırlıklar yapıldı ve herkes barış sürecine göre kendini hazırladı; çünkü herkes seferber olmuştu. Amaç, Önder Apo’nun elini güçlendirmek ve çağrının başarıya ulaşmasını sağlamaktı. Bu doğrultuda önemli adımlar atıldı. Bunlardan biri de gerillaların öncülüğünde sembolik olarak silahların yakılmasıydı; bu adım, silahlı çatışma sürecinin sona erdiğinin ilanı niteliğindeydi.”
‘Türk devletine karşı güvensizlik ve kuşku var’
Halkın Türk devletine yönelik kaygılarına dikkat çeken Eyşe Efendî, “Zaten herkes Türk devletinin bu çağrıyı nasıl karşılayacağını bekliyordu. Kürt halkı da en başından beri tutumunu ortaya koyarak Önder Apo’ya ve PKK’ye güvendi. Ancak Türk devletine karşı güvensizlik ve kuşku var. Elbette halkın kaygıları sebepsiz değil. Çünkü uzun yıllar boyunca Önder Apo defalarca ateşkes çağrısı yaptı ve çözüm yollarını geliştirmek istedi, ancak Türk devleti bunları her zaman boşa çıkardı. Bugün de açıkça söylüyorum ki Türk devletine karşı kuşkularımız sürüyor. Sürecin başlamasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti ama hala tek taraflı ilerliyor. Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de siyasi baskılar devam ediyor, gözaltılar ve tutuklamalar sürüyor; diğer yandan binlerce tutuklunun akıbeti hala netleşmiş değil. Kısacası ortada bir barış süreci var ama Türk devletinin sisteminde ve siyasetinde ciddi bir değişiklik görülmüyor” diye belirtti.
‘Siyasi ya da hukuki çalışma yapılmadığını görüyoruz’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın koşullarına ilişkin yasal bir değişiklik yapılmadığına dikkat çeken Eyşe Efendî, “Hukuki ve yasal açıdan hala somut bir adım atılmış değil. Devlet Bahçeli, Önder Apo’nun Meclis’e katılması gerektiğini söylemişti, ancak bu çerçevede herhangi bir siyasi ya da hukuki çalışma yapılmadığını görüyoruz. Bir komite kuruldu fakat o da henüz çalışmalarına başlamadı” ifadelerinde bulundu.
‘Alınacak her kararda desteğimizi göstereceğiz’
Eyşe Efendî, halkın ve gerillanın hem barış hem de öz savunma konusunda hazır olduğunu belirterek, “Eğer Türk devleti kendini kapatır ve bu şekilde devam ederse, önümüzde nasıl bir sürecin oluşacağını biliyoruz. Eğer ilerleme sağlanmazsa, hareket ve gerillaları hazırdır ve verdikleri sözlerin arkasındadır. Nasıl ki barış için hazırlar, aynı zamanda kendi varlıklarını korumak için de hazırlar. Biz de halk olarak en başından beri çocuklarımıza nasıl destek verdiysek, bundan sonra da alınacak her kararda desteğimizi göstereceğiz. Bu süreç ve dava sürdüğü müddetçe halk olarak her zaman ayakta olacağız” sözlerine yer verdi.
‘Hukuki adımlar atılmalıdır’
“Elbette bu sürecin başarıya ulaşmasına ihtiyaç var” diyen Eyşe Efendî, “Bu çağrının sonuç vermesi için Türk devleti tarafından hukuki adımlar atılmalıdır. Mecliste ve anayasada değişiklikler yapılması gerekiyor, Önder Apo ve Kürt halkına verilen sözler yerine getirilmelidir. İlk olarak binlerce tutuklu serbest bırakılmalı, demokratik siyasetin önü açılmalı. Bunun yanında çözüm için atılması gereken daha onlarca adım bulunuyor” diyerek sözlerini noktaladı.