İran’da dijital karartma bin 968 saati aştı

NetBlocks verilerine göre İran’da uluslararası internet erişimine yönelik kısıtlamalar bin 968 saati geçti. İnsan hakları örgütleri, internet kesintilerinin baskı, sansür ve gözaltıları görünmez kılmak için kullanıldığını belirtiyor.

Haber Merkezi- NetBlocks tarafından yayımlanan verilere göre İran’da uluslararası internet erişimine yönelik geniş çaplı kısıtlama ve kesintiler, 21 Mayıs 2026 itibarıyla bin 968 saati aştı. Uzmanlara göre bu durum yalnızca teknik bir sorun değil, aynı zamanda devletin interneti temel bir hak yerine güvenlik tehdidi olarak gördüğünün göstergesi.

İran’da ekonomik kriz, toplumsal hoşnutsuzluk ve protestoların sürdüğü bir dönemde internet üzerindeki baskılar daha da yoğunlaştı. İnsan hakları savunucuları, internetin kesilmesi ve denetim altına alınmasının toplum üzerindeki kontrol mekanizmasının önemli parçalarından biri haline geldiğini ifade ediyor.

Paylaşımlar gözaltı sebebi

Son dönemde çok sayıda gazeteci, öğrenci, sivil toplum aktivisti ve yurttaşın dijital medya paylaşımları, protestolar veya idam haberlerine ilişkin paylaşımları nedeniyle gözaltına alındığı ya da tehdit edildiği bildiriliyor.

Hak örgütleri, internet kısıtlamalarının bağımsız haber akışını büyük ölçüde engellediğini ve güvenlik operasyonlarının kamuoyundan gizlenmesini kolaylaştırdığını belirtiyor. Özellikle siyasi tutukluların ailelerinin, yakınlarının cezaevi süreçlerine dair bilgi paylaşmaları nedeniyle baskı gördüğü ifade ediliyor.

Hak ihlalleri gizleniyor

İnsan hakları savunucularına göre internetin susturulduğu dönemlerde cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve idam uygulamaları da daha az görünür hale geliyor. Raporda kadın siyasi tutuklular ve çocuk yaştaki gözaltılarla ilgili endişelere de dikkat çekildi. Hak örgütleri, bazı kadın tutukluların sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığını, yoğun psikolojik baskı altında tutulduğunu ve uzun süre belirsiz yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığını aktarıyor.

Ayrıca protestolara katıldıkları gerekçesiyle bazı çocuklar ve gençler hakkında soruşturmalar açıldığı, ağır cezalarla karşı karşıya bırakıldıkları ifade ediliyor. Aktivistler, internet kesintileri ve sansür nedeniyle bu ihlallerin kamuoyuna ulaşmasının zorlaştığını belirtiyor.

Uzun vadeli projenin bir parçası

Dijital hak uzmanları ise İran’da yaşananların basit bir “internet arızası” olmadığını, devletin dijital alanı kontrol etmeye yönelik uzun vadeli bir projesinin parçası olduğunu savunuyor. Yaygın sansür, VPN engelleri ve dijital medya platformlarına yönelik erişim sorunlarının milyonlarca kişinin günlük yaşamını etkilediği kaydediliyor.

Ekonomik etkiler sürüyor

İnternet kısıtlamalarının ekonomik etkileri de giderek büyüyor. Online çalışan serbest meslek sahipleri, yazılımcılar, çevirmenler, tasarımcılar ve internet üzerinden satış yapan küçük işletmelerin gelir kaybı yaşadığı, bazı işletmelerin tamamen kapanma noktasına geldiği belirtiliyor.

Ekonomi uzmanları, dijital ekonominin zayıflamasının yeni işsizlik dalgalarına ve nitelikli iş gücünün ülke dışına göçüne yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

NetBlocks, sansürsüz ve özgür internet erişiminin yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve hükümetlerin hesap verebilirliği açısından temel önemde olduğunu vurgularken, İran’daki dijital karartmanın devletin bilgi akışını kontrol etmeyi özgür erişimin önünde tuttuğunu gösterdiğini belirtti.