Betül Alluş’tan hala haber yok: Ceble Güvenlik sorumlusunun olayda rolü ne?
Suriye’nin Ceble kentinde kaçırılan Betül Alluş’un ailesi, güvenlik kurumlarıyla bağlantılı isimlerin olayda rol aldığını belirtiliyor. İnsan hakları örgütleri ise acil soruşturma çağrısı yaptı.
Haber Merkezi - Suriye’nin sahil kenti Ceble’de Betül Alluş isimli genç kadının kaçırılması, ülkede geniş yankı uyandırarak, kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu.
Betül Alluş’un ailesinin, kaçırılma olayının güvenlik kurumlarıyla bağlantılı isimlere uzandığı yönündeki iddiaları tartışmaları daha da büyüttü. Ailenin yaptığı çağrılar ve insan hakları örgütlerinin açıklamaları sonrası gözler resmi makamlara çevrilirken, Betül Alluş’un akıbetine ilişkin belirsizlik sürüyor.
Betül Alluş’un ailesi, 10 Mayıs’ta yayımladıkları görüntülü açıklamada, kızlarının eve dönmediğini ve kendilerine verilen “aynı gün serbest bırakılacak” sözünün tutulmadığını ifade etti. Aile, Betül’ün akıbetinin açıklanmasını ve güvenli bir şekilde geri dönmesinin sağlanmasını istedi.
Açıklamada, genç kadının ağır psikolojik baskı altında tutulduğu belirtilirken, ilgili kurumların vakit kaybetmeden harekete geçmesi talep edildi.
Ceble Güvenlik Sorumlusu ‘Selahaddin’ in olayda rolü ne?
Öte yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından paylaşılan bilgilere göre, olayla bağlantılı olarak dikkatler “Selahaddin” lakabıyla bilinen Ceble Güvenlik Sorumlusu’na çevrildi. Kuruluşa konuşan özel kaynaklar, söz konusu yetkilinin Betül Alluş’un kaçırılması ve alıkonulması sürecini doğrudan yönettiğini belirtti.
Kaynaklar ayrıca, bu kişinin Ceble ve çevresinde geniş bir etki ağı kurduğunu, görev dağılımını bu yapı üzerinden yürüttüğünü aktardı. Yetkisini kötüye kullanma ve bölgedeki mülklerle taşınmazlara el koyma yönündeki suçları da sürdürdüğü belirtildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, insan hakları kuruluşları ve ilgili taraflara çağrıda bulunarak Betül Alluş’un durumunun acilen açıklığa kavuşturulmasını ve güvenliğinin sağlanmasını istedi. Kuruluş, genç kadının tutulmasından sorumlu olan tarafların hukuki ve insani sorumluluk taşıdığını vurguladı.