Barış Anneleri’nden birçok kentte açıklama: En büyük hediye barıştır
Anneler Günü dolayısıyla birçok kentte cezaevleri önünde açıklama yapan Barış Anneleri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınmasını ve siyasi tutsaklar için yasal adımlar atılmasını istedi.
Haber Merkezi- Anneler Günü dolayısıyla Türkiye ve Kürdistan’ın birçok kentinde cezaevleri önünde bir araya gelen Barış Anneleri, barış ve demokratik çözüm taleplerini yineledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve siyasi tutsaklara yönelik yasal adımların atılması çağrısında bulunan anneler, “Annelere verilecek en büyük hediye barıştır” mesajı verdi.
Amed Barış Anneleri Meclisi, Diyarbakır D Tipi Cezaevi önünde bir araya geldi. Çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı açıklamada, Barış Annesi Hanife Akpolat açıklama metnini okudu.
‘Anneler için en büyük hediye barıştır’
Açıklamada, barış süreci ile ilgili sessizliğe dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Anneler için en büyük hediye barıştır. Bu söz bizim için bir temenni değil, yılların acısıyla söylenmiş bir gerçektir. Çünkü bizler, çocuklarını toprağa veren, cezaevi kapılarında büyüten, sürgün yollarında kaybeden anneleriz. Biz anneler deneyimlerimizle ve duygularımızla konuşuyoruz fakat durduğumuz yer ve kurduğumuz söz politiktir. Çünkü yaşadığımız acılar ve deneyimler politikanın sonucudur. Kürt halkının yaşadığı acılar inkâr edilerek, bastırılarak ya da görmezden gelinerek kalıcı bir barış inşa edilemez. Bugün 'barış' deniliyor. Ama biz anneler soruyoruz Hangi barış? Evlatlarımızın mezarları başında mı barıştan söz edeceğiz? Hala tutuklamaların yaşandığı, cezaların onandığı bir süreçte mi barışı konuşacağız? Barış istiyorsanız, bunun gereklerini yerine getirerek yasal zeminleri derhal oluşturmalı, siyasi tutsakların serbest bırakılması için gereken hukuki adımları atmalısınız. Kürt halkının iradesini tanıyacak statü derhal belirlenmelidir. Ve en önemlisi, bu sürecin kilit ismi olan Kürt halk önderinin fiziki özgürlüğünü sağlayacaksınız. Onu tecrit altında tutarak barıştan söz etmek, annelerin acısını büyütmekten başka bir şey değildir. Artık hiçbir anne, evladının cenazesini omuzlamak istemiyor. Artık hiçbir çocuk, annesiz ya da geleceksiz büyümesin istiyoruz. İktidara ve tüm sorumlulara sesleniyoruz; Annelerin sesini duyun. Bu haksızlıkları sonlandıracak cesareti gösterin. Oyalamayın, geciktirmeyin, görmezden gelmeyin. Barış gelmezse, acı büyümeye devam edecek. Sürecin yasal zemine geçilmesi, zindanların boşalmasıdır. Biz artık acının değil, barışın anneleri olmak istiyoruz."
‘Kürt ve Türk beraber huzurlu bir ülke istiyoruz’
Açıklamanın okunmasının ardından konuşan Barış Annesi Havva Kıran, Barış Anneleri’nin 26 yıldır tüm halkların bir arada yaşaması için başvurmadığı, gitmediği yer kalmadığını belirterek, “Anneler hiçbir zaman savaş istemedi. Bugün Anneler Günü. Başkan’ın (Abdullah Öcalan) başlattığı barış sürecinde, bu sene Barış Anneleri’nin barışa, çocuklarına sarılsın isterdik. Çocuklarımızın yolunu takip ediyoruz. Artık annelerin gözyaşı akmasın. Başkan ve devlet birlikte müzakere yapıyor, masa kurdular. Adım atılmadı. Hala da devlet, cumhurbaşkanı ‘Terörsüz Türkiye’ diyor. Çocuklarımız barış için canını verdi. Fark etmiyor, kim olursa olsun, barışı herkes için istiyoruz. Biz terör değil, Kürdüz, hak sahibiyiz. Hak, hukuk, adalet istiyoruz. Başkanımızın statüsünü istiyoruz. Teslimiyeti asla istemiyoruz. Devlet artık annelerin sesini duymalı. Annelerin sesi dünyaya yayılıyor. Niye duymuyorlar? Bundan sonra inancımızın olması için barış adımları atılsın. Sayın Öcalan özgür olmadıkça dünyadaki hiçbir halka huzur yok. Kürt ve Türk beraber huzurlu bir ülke istiyoruz. Başkanımızın özgür olmasını, aramızda olmasını istiyoruz. Silah yakan gerillaların gelip siyaset yapması gerekiyordu. Anneler olduğu sürece çocuklarının, ülkelerinin özgürlüğü için, varlığı için yürüyeceklerdir” dedi.
‘Talepler net, yapılması gerekenler net’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya da Anneler Günü’nü kutlayarak, şunları dile getirdi:
“Bir buçuk yıldır bu coğrafyada analar ağlamıyor, kan dökülmüyor. 27 Şubat 2025’te Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu çağrıyla bu mücadele başka bir marhaleye çevrildi. Bütün dünya Önder Apo’nun başlatmış olduğu süreci büyük bir titizlikle takip ediyor. Anaların ortak talebi Sayın Abdullah Öcalan’ın yasal statüye kavuşmasıdır. Cezaevinin boşalması, dağdaki gerillanın yaşam içinde yaşamını sürdürmesidir. Bunlar için yasal düzenlemeler gerekiyor. Türkiye halklarını, demokratik cumhuriyet ve hukuk çatısı altında eşit, özgür bir yaşam iradesine davet ediyorlar. Talepler net, yapılması gerekenler net. Artık yasal düzenlemeler yapılması gerekmekte, yasal adım gerektirmeyen adımların da hızla atılması gerekmektedir.”
‘Tutsakların serbest bırakılması için bekliyoruz’
İstanbul Barış Anneleri Meclisi, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önündeydi. "Annelere en güzel hediye barıştır, özgür Önderlikle buluşmaktır" pankartının taşındığı açıklamada Barış Annesi Sultan Bozkurt, annelere en güzel hediyenin barış olduğunu vurguladı. Barış Annesi Emine Erbek, "Önderimiz Abdullah Öcalan özgür olmadıkça ne biz ne de Kürt halkı özgür olabilir. Biz cezaevi kapılarının önünden tutsakların serbest bırakılması için bekliyoruz. Adalet Bakanı’na diyoruz ki ölümler ve cezaevleri çözüm değildir” diye belirtti.
Daha sonra anneler adına açıklamayı Güliş Yılmaz okudu.
‘Anneler barış istiyor’
Şirnex ve Mêrdîn Barış Anneleri Meclisleri, Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi önünde açıklama yaptı. Cezaevine yakın bir yerde bir araya gelen anneler, "Bijî aştî" ve "Bijî berxwedana zîndana" sloganları eşliğinde yürüdü. Cezaevi önünde açıklamada konuşan Botan Barış Annesi Nebiye Nayır, "Anneler barış istiyor. Devlet bir an önce adım atmalı. Çocuklarımız evlerine gelmeli. Her zaman barış istedik ve istemeye devam ediyoruz" dedi.
Mêrdîn Barış Annesi Gurbet Tekin de şunları söyledi:
"Bundan sonra anneler ağlamasın. Anneler Günü barış günü olsun. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 27 Şubat'ta tarihi bir çağrı yaptı. Bahçeli öncesinden 'umut hakkına' dair bir çağrı yapmıştı. Ama sözlerinden durmadılar. Gerilla üstüne düşeni yaptı. PKK çalışmalarını durdurdu. Atılması gereken adımlar atılırken devletin sözleri hep sözde kaldı. Bir an önce barış için yasal adımlar atılsın. Su bile beklemekten çürür. Anneler Günü’nü Önderliğimiz özgür olduğu zaman kutlayacağız."
‘Cezaevlerinin kapıları açılmalı’
DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan da, "Kürt anneleri her zaman sokakta seslerini yükseltti. Anneler uzun yıllar çocuklarının kemiklerini aradı, cezaevleri önünde çocuklarının yollarını gözledi. Büyük bedeller verildi. Anneler her şeye rağmen 'barış' dedi. Cumartesi Anneleri her hafta Galatasaray Meydanı'nda faillerin peşinde. Anneler özgürlük mücadelesinin öncüleri. Bu süreçte baş aktör, muhatap Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olmasına rağmen hala tutsak ve tecrit altında. Bu kabul edilemez.' Umut hakkı' için AİHM'in verdiği karar uygulanmıyor. Kürt halkı Sayın Abdullah Öcalan'a statü istiyor. Bir an önce cezaevlerinin kapıları açılmalı. Şırnak Cezaevi önünden annelerle barış çağrısını yeniliyoruz" şeklinde konuştu.
‘Artık barış olsun’
Riha Barış Anneleri Meclisi, Hilvan Cezaevi önünde açıklama yaptı. Basın metnini Meclis Sözcüsü Adalet Çay okudu. Adalet Çay, “Anneler gününde cezaevi önünde haykırıyoruz. Herkes sesimizi duysun. Artık barış olsun” dedi. Açıklama, “Bijî berxwedana zindana” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla son buldu.