İran’da gözaltılar, idamlar ve ailelere yönelik sistematik baskı artıyor
Son bir haftada birçok kentte onlarca kişi gözaltına alındı ya da idam edildi; cezaevlerinde görüşler kesildi, zorla itiraflar ve kadın tutuklulara yönelik baskı yoğunlaştı.
Haber Merkezi – İran’ın farklı kentlerinden gelen son raporlar, şiddet içeren gözaltıların arttığını, idam cezalarının hız kazandığını, zorla itiraf uygulamalarının yaygınlaştığını ve tutuklu ile hayatını kaybedenlerin aileleri üzerindeki sistematik baskının derinleştiğini ortaya koyuyor. Geçtiğimiz hafta Ahvaz, İze, Meşhed, Reşt, Kirmanşan, Zahidan, Şiraz, Tahran, Zencan, Yezd, Bokan, Pîranşar, Karaj, Seqiz, Urmîye, Erdebil, İsfahan ve Kazvin gibi birçok kentte onlarca kişi gözaltına alındı ya da idam edildi. Çok sayıda aile ise yakınlarıyla görüşme, tutuldukları yer hakkında bilgi alma ve hatta cenaze töreni düzenleme haklarından mahrum bırakıldı.
Son bir haftada cezaevleri ve insan hakları kurumlarından yayımlanan veriler, ağır internet kısıtlamaları ve savaş atmosferiyle birlikte İran’da güvenlik politikalarının yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Bu süreçte özellikle kadın tutuklular, hak arayan aileler ve protesto eylemlerinde gözaltına alınanlar daha yoğun baskı altında bulunuyor.
Cezaevlerinde tecrit ve ailelere bilgi verilmemesi
Kirmanşah’taki Dizelabad Cezaevi’nde mahpuslarla görüşler tamamen kesildi. Aileler haftalardır yakınlarını göremiyor. Yerel kaynaklar, telefon görüşmelerinin sıkı denetim altında olduğunu ve cezaevindeki güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirtiyor. Tutuklu yakınları, çocukları ve yakınlarının durumuna dair hiçbir bilgi alamadıklarını, bazı annelerin ise yargı ve güvenlik kurumları önünde tehdit edildiğini aktarıyor.
Kadınlara yönelik baskı: İze ve Şiraz örneği
Huzistan’ın İze kentinde protestolara katılanlara ve ailelerine yönelik baskı sürüyor. 18 yaşındaki Şadi Musevi Rekati, hala Ahvaz’daki Sepidar Cezaevi’nde tutuluyor. Hükümete yakın medya organlarının zorla alınan ifadeleri yayımlaması, hakkında ağır cezalar hazırlanabileceği yönünde endişeleri artırıyor.
Aynı dönemde İze’ye bağlı Piyan köyüne düzenlenen baskında çok sayıda kişi gözaltına alındı, Arzu Melmeli adlı bir kadın yaralandı. Köyde güvenlik baskısının arttığı ve halkın konuşmaktan çekindiği ifade ediliyor.
Şiraz’da ise avukat ve insan hakları savunucuları Astarê Ensari ile İlham Zeraetpişe’nin gözaltına alınması, siyasi davalarda görev alan hukukçular üzerindeki baskının arttığını gösteriyor. Aileler, günlerdir yakınlarının nerede tutulduğunu öğrenemediklerini belirtiyor.
İdam riski ve zorla itiraflar
Tahran’da gözaltında bulunan iki kız kardeş, Niyuşa ve Mona Nakhai, idam cezası riskiyle karşı karşıya. Aileler, zorla itiraf için ağır baskı uygulandığını ve kendilerine de sessiz kalmaları yönünde tehditler yöneltildiğini ifade ediyor.
Kadın cezaevlerinde de baskılar artmış durumda. Şiva İsmaili ve Elaha Fuladi, Karçak Cezaevi’nde bir tutuklunun ölümü sonrası yaptıkları protesto nedeniyle altı ay ek hapis cezasına çarptırıldı.
Meşhed’de 24 yaşındaki Hadise Mervaridi, “dine hakaret” suçlamasıyla idam tehlikesi altında. Aynı kentte Fatıma Rızvani Fer de aylarca yargılanmadan cezaevinde tutuluyor. Zencan ve Yezd’de de kadın tutukluların durumuna ilişkin ciddi hak ihlalleri rapor ediliyor.
Ailelerde sürekli idam korkusu
Reşt’teki Lakan Cezaevi’nde idamların uygulanabileceği yönündeki endişe artmış durumda. Aileler her gece cezaevinden gelebilecek bir telefonla idam haberini alma korkusuyla yaşıyor.
Karaj’daki Kızılhisar Cezaevi’ne yapılan sevkler de yeni idamların habercisi olarak değerlendiriliyor. Aileler, bazı tutukluların aylarca hücrede tutulduğunu ve işkenceyle itirafa zorlandığını belirtiyor.
Kürdistan (Rojhilat) kentlerinde ekonomik ve güvenlik baskısı
Seqiz, Bokan, Pîranşar, Mehabad, Kirmanşan ve Urmîye’de tutuklu aileleri, belirsizlik, işkence ve kefaletle tahliye engelleriyle karşı karşıya. Bazı dosyalarda geçici serbest bırakma için yüksek kefaletler isteniyor. Bu durum aileler üzerinde ciddi ekonomik baskı yaratıyor.
Arap ve Beluç bölgelerinde gözaltılar
Ahvaz ve Kut Abdullah’ta onlarca Arap Sünni yurttaş gözaltına alındı; aileleri bir aydan uzun süredir görüş yapamıyor. Güvenlik güçlerinin aileleri bilgi vermemeleri için baskı altına aldığı belirtiliyor.
Zahidan ve Beluç bölgelerinde de benzer şekilde gözaltılar sürüyor; aileler çoğu zaman yalnızca kısa bir telefon görüşmesiyle yetinmek zorunda kalıyor.
Çocuklar da hedefte
İze, İsfahan’ın Fuladşehr’i, Zahidan ve Ahvaz’dan gelen bilgiler, çocukların da doğrudan hedef alındığını gösteriyor. 15, 16 ve 17 yaşlarındaki çocukların gözaltına alındığı ve ıslah evlerine gönderildiği bildiriliyor.
İnsan hakları örgütleri, bu uygulamaların çocuk hakları sözleşmesine aykırı olduğunu ve çocukların da sistematik baskının parçası haline getirildiğini vurguluyor.
İdamların artışı ve cenazelere müdahale
Son günlerde İsfahan, Kirmanşan, Erdebil ve Kazvin’de birçok mahpus idam edildi. İnsan hakları savunucuları, siyasi idamların artışı ve savaş atmosferi nedeniyle bu vakaların daha az görünür hale geldiğini belirtiyor.
Aileler, cenazeleri kısa süreliğine teslim alabildiklerini ve defin işlemlerinin güvenlik güçlerinin kontrolünde yapıldığını aktarıyor. Bazı durumlarda yas törenlerine dahi izin verilmiyor.
İnsan hakları örgütlerinden uyarı
İnsan hakları kurumlarının verilerine göre, son bir ayda en az 25 kişi idam edildi, 1500’den fazla kişi gözaltına alındı ve çok sayıda kişi ateş açılması veya işkence sonucu hayatını kaybetti.
Hak savunucuları, savaş koşulları, 11’inci haftasına giren internet kesintileri ve uluslararası sessizliğin, baskının derinleşmesine, idamların gizli biçimde uygulanmasına ve tutuklu aileleri üzerindeki baskının artmasına zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.