Eyhan Yûnis: Kürtçe eğitim müfredatı korunmalı ve tanınmalı

Til Temir Okullar İdaresi Yöneticisi Eyhan Yûnis, Kürtçenin resmi dil olarak tanınmasının bir mücadele meselesi olduğunu belirterek, Özerk Yönetim tarafından oluşturulan Kürtçe eğitim müfredatlarının korunması gerektiğini söyledi.

SORGUL ŞÊXO

Til Temir – Entegrasyon sürecine ilişkin son gelişmeler, kültürel kimlik ve Özerk Yönetim’e dair anlaşma maddelerinin uygulanmasında çeşitli sorunların yaşandığını ortaya koyuyor. Bu tartışmaların merkezinde ise Kürtçenin resmi olarak tanınması konusu yer alıyor.

29 Ocak anlaşmasında Kürt toplumunun eğitim haklarının güvence altına alınacağı ve eğitim sistemine ilişkin farklılıkların dikkate alınacağı belirtilmişti. Ancak Suriye geçici yönetiminin şimdiye kadar bu konuda somut bir adım atmaması dikkat çekiyor. Buna rağmen Kuzey ve Doğu Suriye halkı, Kürtçe eğitimin sürdürülmesi ve Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi için mücadelesini sürdürüyor.

19 Temmuz Devrimi’nin ardından Rojava’daki Özerk Yönetim tarafından Kürtçe eğitim sistemi hayata geçirildi. İlkokuldan üniversiteye kadar hazırlanan müfredatlar, anadil temelinde şekillendirildi. Ancak bugün söz konusu eğitim programları tanınmama riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Til Temir Okullar İdaresi Yöneticisi Eyhan Yûnis, anadil eğitimi ve eğitim müfredatlarının korunmasının önemi hakkında ajansımıza konuştu.

‘Dilimizin geleceği hakkında alınan kararları kabul etmiyoruz’

Eyhan Yûnis, Özerk Yönetim ile geçici hükümet arasında tartışılan temel konulardan birinin Kürtçenin varlığı ve Özerk Yönetim tarafından oluşturulan eğitim müfredatları olduğunu belirtti. Eyhan Yûnis, Rojava Devrimi’nin önemli kazanımlarından birinin Kürtçe dil devriminin hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti.

Eyhan Yûnis, “Kürt üniversitelerinden mezun olan öğrenciler diplomalarıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarında çalışmaya da katıldılar. Kürtçeye değinen ve haftada sadece iki ders saati olmasını öngören 13. maddeyi kabul etmiyoruz. Dil konusunda Rojava Kürdistanı’nda büyük gelişmeler yaşandı. Dilimizin geleceği hakkında alınan kararları kabul etmiyoruz” dedi.

‘Müfredatlarımız Suriye’nin yeni anayasasında kabul edilmeli’

Kuzey ve Doğu Suriye’nin özerkliğinin korunmasının ve özellikle anadil eğitiminin önemine dikkat çeken Eyhan Yûnis, “Geçici yönetim, Rojava’daki halk mozaiğini görmek ve Kürtçeyi tanımak zorundadır. Tarih, kişinin kendini tanımasının temelidir. Şimdi geçici yönetim, eğitim müfredatlarını nasıl hazırlayacak? Tarihi hangi anlayışla ele alıp çocuklara aktaracak? Bizim eğitim müfredatlarımızda Jineolojî bilimi yer alıyor ve bu bilim toplumun en doğru bilimidir. Elbette hala birçok belirsizlik vardır. Kürtçe eğitim müfredatlarımızın olduğu gibi korunması ve Suriye’nin yeni anayasasında kabul edilmesi gerekiyor” sözlerine dikkat çekti.

‘Jineolojî müfredatı hazırlanmalı ve Suriye’deki tüm okullarda okutulmalı’

Tüm Suriyeli öğrencilerin Jineolojî eğitimi almasına ihtiyaç olduğunu kaydeden Eyhan Yûnis, sözlerine şöyle devam etti:

“Her lise düzeyindeki okulda bir Jineolojî kitabı olmalıdır. Çünkü bu, toplum bilimi olup bireyin, toplumun ve cinsiyetin gerçekliğini ele alır, yorumlar ve anlamayı geliştirir. Özerk Yönetim okullarında artık sadece kız öğrenciler değil erkek öğrenciler de Jineolojî eğitimi görüyor. Cehalet bütün kötülüklerin ve çürümenin kaynağıdır. Bölgede toplumlar arasındaki şiddet de cehaletten doğuyor. Özellikle kadınlara yönelik şiddet sürdürülüyor. İnsanların kendisini, kadını, tarihini ve toplumunu tanımaya ihtiyacı vardır. Bu yüzden Jineolojî’nin tanınması ve okutulması gerekiyor. Bu nedenle Jineolojî müfredatı hazırlanmalı ve Suriye’deki tüm lise düzeyindeki okullarda okutulmalıdır.”

‘Mücadeleye devam edeceğiz’

Kürtçenin geleceği konusunda özellikle öğrenciler ve aileler arasında gündeme gelen sorulara da yanıt veren Eyhan Yûnis, “Kürtçenin Suriye’de resmi bir dil olarak tanınması bir mücadele ve direniş meselesidir. Rojava Kürdistanı’nda eğitim müfredatlarının geliştirilmesi ve Kürtçenin korunması için ağır bedeller ödedik. Kürtler anadillerine inanmalı ve dünyayı da dilimizi tanımaya mecbur bırakmalıdır. Baas rejimi hala ayaktayken bile biz Kürtçeyi geliştirdik ve bilgiyle yetişen bir nesil ortaya çıktı. Kürt dilinin kimliğini ve varlığını korumak için mücadele içinde olmaya devam edeceğiz” ifadelerinde bulundu.