DFG raporu: Nisan ayında gazetecilere yönelik ihlaller arttı
DFG’nin Nisan ayı raporu, gazetecilerin gözaltı, tutuklama, sansür ve yargı baskısıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koyarak basın özgürlüğü alanındaki daralmanın sürdüğünü vurguladı.
Haber Merkezi- Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin (DFG) Nisan ayına ilişkin yayımladığı hak ihlalleri raporu, Türkiye’de gazetecilerin karşı karşıya kaldığı baskı ve engellemelerin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Raporda, gazetecilerin hem mesleki faaliyetleri sırasında hem de özel yaşamlarında artan ihlallerle karşılaştığı vurgulanırken, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanındaki daralmanın sürdüğüne dikkat çekildi.
Raporda gazetecilere yönelik hak ihlallerinin çok boyutlu ve sistematik bir şekilde sürdüğü belirtilerek “Gazetecilerin yaşam hakkı, güvenliği, ifade özgürlüğü ve mesleki faaliyetleri üzerindeki baskılar, bu ay da ciddi bir tablo ortaya koymuştur. Gazetecilerin yaşam hakkı ve güvenliğine yönelik ihlaller kapsamında; 2 yayın organı saldırı veya engellemeyle karşı karşıya kalırken, 3 gazetecinin evi basılmış, 3 gazeteci gözaltına alınmış ve 1 gazeteci tutuklanmıştır” denildi.
Haber yapmak suç sayılıyor
Raporda Okul saldırıları ile ilgili haber yaptığı için tutuklanan Mehmet Yetim’e dikkat çekilen raporda, şu ifadeler kullanıldı:
“Yetim’in tutuklanması Dezenformasyon Yasası’nın gazeteciler için ne denli büyük bir tehlike olduğunu gözler önüne sermiştir. Bunun yanı sıra 1 gazeteci kötü muameleye maruz kalmış, 1 gazeteci tehdit edilmiş ve 2 gazetecinin haber takibi engellenmiştir. Hapishanelerde ise en az 1 gazetecinin hak ihlaline uğradığı tespit edilmiştir. Bu veriler, gazetecilerin yalnızca kamusal alanda değil, özel yaşam alanlarında da baskı altında olduğunu göstermektedir.”
Gazetecilere cezalar verildi
Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlallerde de artış yaşandığına işaret edilen raporda “Nisan ayında 9 gazeteci hakkında soruşturma açılmış, 4 gazeteci hakkında dava açılmıştır. 10 gazeteciye toplamda 17 yıl 8 ay 28 gün hapis cezası verilmiştir. Ayrıca 35 dosyada 118 gazetecinin yargılaması devam etmektedir. 03 Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye’de tutuklu gazeteci sayısı 31’dir. Bu tablo, gazetecilik faaliyetlerinin yargı baskısı altında sürdürüldüğünü ve cezalandırma pratiğinin yaygınlaştığını ortaya koymaktadır. Ekonomik ve sosyal haklar alanında Mayıs ayında işten çıkarma vakası kaydedilmemiştir. Ancak bu durum, sektördeki güvencesizlik ve yapısal sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir” bilgileri paylaşıldı.
Raporda ayrıca basın ve medya kuruluşlarına yönelik engelleme ve sansür uygulamalarının da devam ettiği belirtildi. Rapora göre RTÜK tarafından 13 yayın hakkında yaptırım uygulandı. Bir program durduruldu ve kanallara çeşitli oranlarda idari para cezaları verildi. Aynı zamanda internet ve dijital medya alanında ise 29 habere ve 18 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildi.
‘Hakikatin sesi susturulamaz’
Gazetecilerin hem fiziksel güvenlik hem de mesleki faaliyetler açısından ciddi riskler altında olduğu ifade edilen raporda, “Gazeteciler açısından basın özgürlüğü, yalnızca mesleki bir hak değil, aynı zamanda halkın hakikate ulaşma mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle bedel ödeyen, susturulmak istenen ama hakikati yazmaktan vazgeçmeyen gazetecilerin günü olarak anlam kazanır. Özgür basın, demokratik toplumun temelidir. Hakikatin sesi susturulamaz” ifadelerine yer verildi.