Afganistan’da 1 Mayıs: İşsizlik, yoksulluk ve şiddet

Afganistan’da 1 Mayıs, yoksulluk, işsizlik, çocuk işçiliği ve kadınların iş gücünden dışlanması gibi derin sorunların gölgesinde geçerken, Saima Nurzade’nin anlattıkları milyonlarca kadının yaşadıklarını özetliyor.

BAHARAN LEHEB

Afganistan- Afganistan’da 1 Mayıs Dünya İşçi Bayramı, dünyanın birçok ülkesinde emekçilerin hakları ve çalışma koşullarına dikkat çekilen bir gün olmasına karşın, ağır ekonomik kriz, yaygın yoksulluk ve derinleşen işsizlik nedeniyle farklı bir anlam taşıyor. Ülkede milyonlarca insan temel geçim koşullarına erişim mücadelesi verirken, kayıt dışı çalışma, güvencesizlik ve çocuk işçiliği emekçi kesimin en temel sorunları arasında yer alıyor. Kadınların iş gücü piyasasından giderek daha fazla dışlandığı, çalışanların ise düşük ücretler ve ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdiği Afganistan’da, 1 Mayıs bir kutlamadan çok yapısal eşitsizliklerin görünür olduğu bir tabloya işaret ediyor.

Nüfusun yüzde 85’i yoksul

Afganistan’da yayınlanan bir rapora göre, nüfusun yüzde 35 ila 40’ı işsiz ve nüfusun yaklaşık yüzde 80’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu durum Afganistanlı emekçilerin bugünü kutlamaktan ziyade temel ihtiyaçlarını karşılamaya yöneltiyor. Kabil gibi şehirlerde günlük ücretle çalışan işçiler her gün kavşaklara ve pazarlara giderek ek işler arıyor. Çoğu ise günün sonunda elleri boş evlerine dönüyor.

Hayatta kalma mücadelesinden daha fazlası

Sigortanın, resmi sözleşmelerin ve sosyal korumanın olmaması, işçi ve emekçileri en küçük ekonomik kriz veya hastalık karşısında savunmasız hale getiriyor. Bu koşullar altında Afganistan’da çalışma, hayatta kalma mücadelesinden daha fazlası anlamına gelmektedir.

 

1 milyon çocuk işçi bulunuyor

Ülkede en önemli olgulardan biri de çocuk işçiliği olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre tüm dünyada 160 milyon çocuk işçi bulunuyor. Bu çocukların yaklaşık 1 milyonunu Afganistan’da yaşıyor. Kimi veriler ise bu sayının 3.7 milyona kadar çıkabileceğini gösteriyor. Bu çocuklar en zor işlerle ve kötü, insanlık dışı sosyal koşullarla karşı karşıya hayata tutunmaya çalışıyor.

Kadınların çalışma oranı yüzde 5

Afganistan’da çalışan kadınların durumu ise erkeklere kıyasla çok daha zor. Son yıllarda geniş çaplı kısıtlamalarla birlikte birçok kadın işini kaybetti. Raporlara göre, kadınların iş gücüne katılımı geçmişte yaklaşık yüzde 19 iken bugün Taliban’ın politikalarıyla bu oran yüzde 5 şeklinde açıklanıyor. Kadınlar, ağır koşullarda ve çok düşük ücretlerle çalışıyor.

Ülkede yapılan bir araştırmaya göre kadın çalışanların çoğu düşük maaşlardan ve işverenlerin kötü muamelesinden memnuniyetsizliklerini dile getiriyor; üstelik bu kadınların çoğu tek başlarına ailelerinin geçimlerini üstleniyor.  Afganistan Kadın Ticaret Odası verilerine göre yaklaşık 30 bin kadın çalışma izni alabildi. Bu sayı ülkedeki kadın nüfusuna kıyasla çok düşük.

  

Tek bir odada yaşam mücadelesi

Eşini kaybeden Saima Nurzade çalışma koşullarını ve yaşadıklarını anlatıyor ve nasıl bir zorlukla mücadele ettiğini dile getiriyor. “Üç yıl önce Salang Tüneli’nde bir yangın çıktı. Eşim yol üzerinde arabasıyla çalışıyordu. O yangında hem arabadaki yolcular hem de arabası yandı. Dört çocuğum var, bu yüzden onları geçindirmek için çalışmak zorundayım” diyen Saima Nurzade, kendisine bir akrabası tarafından verilen nemli bir bodrum katında tek bir odada yaşıyor. Saima Nurzade, şöyle konuşuyor:

“Beni barındıran ailenin sayesinde şimdi kuru üzüm temizleme fabrikasında çalışıyorum. Her sabah erken çıkıyorum ve gece geç dönüyorum. Çocuklarımı ev sahibine bırakıyor ve onlara zarar gelmemesi için kapıyı kilitliyorum.”

Her gün aşağılanıyor

Yoğun çalışmanın ardından aylık ücretin çok düşük olduğunu belirten Saima Nurzade, beş kişiyle birlikte yoksulluk ve sıkıntı içinde yaşadığını anlatırken “çalışırken her gün hakaretlere, toplumsal aşağılanmaya ve hoş olmayan durumlara maruz kaldığını” ifade ediyor.

Afganistan’da Saima Nurzade’nin yaşadıkları aslında onun gibi milyonlarca kadının yaşadıklarının bir özetini oluşturuyor.