Newaya Jin’in 254. Sayısı yayında
Newaya Jin gazetesi, 254’üncü sayısında savaşın toplumsal etkilerinden kadın mücadelesine, komünal ekonomi tartışmalarından uluslararası dayanışmaya kadar geniş bir yelpazede dosyalarla kadın özgürlüğü ekseninde kapsamlı değerlendirmelere yer verdi.
Haber Merkezi- Newaya Jin gazetesi 254. sayısını “Toplumsal Şiddete Karşı: Demokratik Toplumu İnşa Zamanı” manşetiyle okuyucusuyla buluştu.
Gazete son sayısında savaşın etkileri, kadınlara yönelik şiddet, demokratik toplumun inşası, komünal ekonomi tartışmaları ve uluslararası kadın mücadelesine dair kapsamlı yazılara sayfalarında yer verdi.
Raperin Munzur, Ortadoğu merkezli küresel çatışmaların kadınlar ve toplum üzerinde sistematik bir şiddet biçimi olarak geliştiğini ele aldı.
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), 4 Nisan’da “Jin, Jiyan, Azadî ile Komünal Toplumu İnşa Zamanı” kampanyasını başlattı. Aktivist Songül Ömürcan, kampanyanın kadın öncülüğünde demokratik ve komünal örgütlenmeyi güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.
Seval Balcı ise “Demokrasi ve Aile” dosyasında farklı katılımcılarla yaptığı söyleşilere yer verdi.
Selinay Yadsan, Zürih’te düzenlenen uluslararası kadın konferansına ilişkin değerlendirmelerini kaleme aldı.
Bu sayının forum sayfasında Önder Apo’nun değerlendirmelerine yer verildi. Değerlendirmelerde, toplumsal dönüşümün kadın özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.
İlke Jiyan Ege, enternasyonal kadın mücadelesine ilişkin değerlendirmesinde halklar arası dayanışmanın barışın temel dinamiği olduğunu belirtti.
Sultan Gülsün de endüstriyel gıda sistemine karşı geliştirilen alternatif üretim modellerini ele aldı.
Zenda Leylan, Sawsan Chouman ile yaptığı röportajda Lübnan’daki savaşın sivil yaşam üzerindeki etkilerine odaklandı.
Fidan Yıldırım, bu sayıda Iraklı-Amerikalı aktivist Zainab Salbi’nin yaşamını ve çalışmalarını inceledi.
Gelawêj Ewrîn, İran’daki siyasi gelişmeleri değerlendirdiği yazısında mevcut sistemin baskıcı yapısına dikkat çekti.
Roza Metina’nın yazısında da Amed’te düzenlenen çalıştayda kadınların ekonomik örgütlenmesi ele alındı.
Jannika Feldmann, İtalyan gazeteci ve belgesel yönetmeni Benedetta Argentieri ile yaptığı röportajda, Argentieri’nin özellikle Ortadoğu ve Rojava’daki kadınların hikayelerine odaklandığını ve belgeselin yazılı habere göre daha güçlü bir anlatım sunduğunu ifade ettiğini aktardı.
Sevda Can ise Avrupa’daki Kürt diasporasında kültürel kimliğin korunmasına dair değerlendirmelerde bulundu.