Büyük Tahran Cezaevi’nde koşullar ağırlaşıyor: Gıda ve ilaç kesildi

Siyasi Mahpuslara Özgürlük Komitesi, Büyük Tahran Cezaevi’nde gıda payının üçte bire düşürüldüğünü, ilaç ve sağlık hizmetlerinin büyük ölçüde kesildiğini bildirerek mahpusların yaşamının risk altında olduğu uyarısı yaptı.

Haber Merkezi - Siyasi Mahpuslara Özgürlük Komitesi tarafından yayımlanan rapora göre, Büyük Tahran Cezaevi’nde tutulan mahpusların koşulları belirgin şekilde ağırlaştı. Raporda, bazı mahpusların durumu “felaket” olarak nitelendirdiği, gıda payının yaklaşık üçte bire düşürüldüğü ve bazı durumlarda mahpuslara ekmek dahi verilmediği ifade edildi.

Bir mahpusun aktardığına göre, ilaçlara erişim neredeyse tamamen kesildi ve cezaevi içindeki sağlık hizmetleri durduruldu. Aileler tarafından gönderilen ilaçların da mahpuslara ulaştırılmadığı belirtilirken, bu durumun özellikle kronik hastalığı bulunan kişiler için ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.

Hastalar ilaca ulaşamıyor

Diyabet hastası olduğunu belirten mahpus, hayati öneme sahip ilacını üç haftadan uzun süredir alamadığını ve durumunun doğrudan yaşamını tehdit ettiğini ifade etti. İnsan hakları kaynakları, mevcut koşulların sürmesi halinde cezaevi içinde insani bir krizin yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Öte yandan birkaç mahpus hakkında idam cezalarının infaz edilmesinin ardından koğuşlarda atmosferin daha da gerginleştiği aktarıldı. Kaynaklara göre mahpuslar üzerindeki psikolojik baskı artarken, medya ile iletişim kurulması veya bilgi paylaşılması halinde daha ağır cezalar, hatta idam tehdidinin gündeme getirildiği belirtildi.

Bölgedeki gerilim ve savaş koşullarıyla birlikte cezaevlerinin durumuna ilişkin kaygıların arttığına dikkat çeken insan hakları savunucuları, kriz dönemlerinde mahpusların en kırılgan gruplar arasında yer aldığını ifade etti. Denetimin azalması, erişimlerin kısıtlanması ve güvenlik baskısının artmasının koşulları daha da ağırlaştırdığı belirtildi.

Acil inceleme çağrısı

Raporda ayrıca bu tür dönemlerde gıda yetersizliği, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanması ve cezalandırıcı uygulamaların özellikle kalabalık cezaevlerinde arttığına dikkat çekildi. Uluslararası insancıl hukuka, özellikle Cenevre Sözleşmeleri’ne göre, savaş koşullarında dahi mahpusların yaşamı ve insan onurunun korunmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı.

Siyasi Mahpuslara Özgürlük Komitesi, mahpusların gıda ve ilaçtan kasıtlı olarak mahrum bırakılmasının uluslararası hukukun ciddi ihlali anlamına gelebileceğini belirterek, acil inceleme yapılması, şeffaflık sağlanması ve mahpusların temel ihtiyaçlara erişiminin garanti altına alınması çağrısında bulundu.