Göçmen ve mülteciler sağlık sistemlerinin dışında kalıyor

Dünya genelinde 304 milyon göçmenin önemli bir bölümü sağlık hizmetlerine erişimde ciddi engellerle karşılaşıyor.

Haber Merkezi- Dünya genelinde milyonlarca göçmen ve mülteci, sağlık hizmetlerine erişimde ciddi engellerle karşı karşıya kalırken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) mevcut sağlık sistemlerinin bu artan ihtiyaca yanıt vermekte yetersiz kaldığını açıkladı. Kurumun yayımladığı son rapor, hem sayıları hızla artan göçmen nüfusa hem de bu grupların karşı karşıya olduğu derinleşen sağlık risklerine dikkat çekiyor.

304 milyon göçmen var

Örgütün verilerine göre, dünya genelinde 304 milyon uluslararası göçmen bulunurken, bunların 170 milyonunu göçmen işçiler oluşturuyor. Yaklaşık 117 milyon kişi ise zorla yerinden edilmiş durumda. 49 milyonunun çocuk olduğu, 2,3 milyonunun ise mülteci olarak doğduğu belirtiliyor.

Genel Direktör Tedros Adhanom Ghebreyesus, göçmen ve mültecilerin yalnızca sağlık hizmeti alan kişiler olmadığını, aynı zamanda sağlık çalışanı ve toplumsal aktörler olduklarına da işaret ederek sağlık sistemlerinin gerçekten evrensel olabilmesi için herkese eşit erişim sunması gerektiğini belirtti.

Sağlık hizmetlerinde eşitsizlik yaşanıyor

Rapora göre göçmenlerin yüzde 71’inden fazlası, kaynakların sınırlı olduğu ülkelerde yaşıyor. Bu durum, sağlık hizmetlerinde eşitsizlik anlamına geliyor. Kadınlar ve kız çocukları cinsiyete dayalı şiddete daha fazla maruz kalırken, refakatsiz çocuklar istismar ve ihmal riskiyle karşı karşıya. Özel gereksinimli bireyler de hem erişim hem de ayrımcılık açısından daha büyük engellerle karşılaşıyor.

Göçmen ve mültecilerin sağlık risklerinin daha da arttığı belirtilirken bunun nedenleri arasında sağlık hizmetlerine erişim zorlukları, dil ve kültürel engeller ile ayrımcılık sayılıyor. Ayrıca çatışmalar ve iklim krizine bağlı afetler de bu durumu derinleştiriyor. Bu koşullar, milyonlarca insanı bulaşıcı hastalıklar, kronik rahatsızlıklar ve ruh sağlığı sorunları açısından daha kırılgan hale getiriyor. Örgütün Acil Sağlık Programları Direktörü Chikwe Ihekweazu, krizlerin sağlık sistemlerindeki zayıflıkları ortaya çıkardığını ve halihazırda risk altında olan grupların daha da savunmasız hale geldiğini kaydediyor.

Ayrımcı söylem hizmet alımını sınırlıyor

Rapor 93 ülkeden elde edilen verilere dayanıyor. Rapora göre, ülkelerin yalnızca yüzde 42’sinde göçmen ve mülteciler için acil durum hazırlık planı var. Yalnızca yüzde 40’ı sağlık çalışanlarına kültürel uyumlu hizmet eğitimi veriyor. Göçle bağlantılı sağlık verilerini sistemli şekilde toplayan ülkelerin oranı ise yüzde 37.

Ülkelerin sadece yüzde 30’unda göçmenlere yönelik ayrımcı söylemleri azaltmaya dönük iletişim kampanyaları yürütülürken göçmen karşıtı söylemler sağlık hizmetlerine erişimi ciddi biçimde sınırlıyor.

Çağın belirleyici meselesi

WHO, raporunda göçmen ve mültecilerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi, ülkeler arası veri paylaşımının artırılması ve sağlık sistemlerinin bu grupların ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılması çağrısında bulunuluyor. Örgüt yetkililerinden Santino Severoni, “Göçmen ve mültecilerin sağlığı marjinal bir konu değil, çağımızın belirleyici meselelerinden biridir” diyerek, gerekli adımların atılması halinde hem sağlık sistemlerinin güçleneceğini hem de toplumsal ve ekonomik uyumun artacağını vurguluyor.