‘Ulusal birlik Barış ve Demokratik Toplum sürecinin başarıya ulaşmasına katkı sunar’
Demokratik Birlik İnisiyatifi’nden Menice Gülmez, Kürt ulusal birliğinin sağlanmasının “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin de başarıya ulaşmasına katkı sunacağını belirterek, “Birlik ruhunun canlandırmamız ve birbirimize kenetlenmemiz gerekiyor” dedi.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Ortadoğu’da büyük bir kırılma ve değişim yaşanıyor. ABD - İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, bölgesel dengeler bakımından tarihsel bir değişim ve kırılma yaşanmasına neden oluyor. “3’üncü Dünya Savaşı” olarak tanımlanan bu savaşta eksen Kürdistan ve Kürtlere doğru kayıyor.
Kürdistan 1’inci Dünya Savaşı sonrasında, 1639 yılında Osmanlı ile İran arasında imzalanan “Kasrı Şirin Antlaşması” ile 2’ye bölündü, 24 Temmuz 1923’de imzalanan “Lozan Antlaşması” ile de 4 parçaya bölündü. Oluşturulan “suni sınırlar” bu coğrafyayı parçalarken, her dört parçada da egemenlerin politikaları Kürt toplumunun düşünsel olarak da birbirinden uzaklaşmasına neden oldu.
Süreç içinde yaşanan gelişmeler ve özellikle Kürtlerin kimliğine varlığına kültürüne yönelik saldırılar ve taleplerinin kabul görmemesi Kürt toplumunun birliğinin ne kadar hayati olduğunu ortaya koydu ve Kürtler 1970’li yıllardan bu yana ulusal birlik çalışmalarını sürdürüyor.
Kürt Ulusal Birliğinin sağlanması yaşanan savaş ile birlikte bir kez daha ne kadar önemli olduğunu hissettiriyor.
Demokratik Birlik İnisiyatifi Sekreteryası Menice Rümeysa Gülmez, ulusal Kürt birliğinin sağlanmasının Kürtlerin Ortadoğu’da özgür bir yaşam sürmesi için önemli olduğunu belirtti.
‘Kürt ulusal birliği etrafında kenetlenmeliyiz’
“Birlik olamamanın verdiği sıkıntı ve sorunları yüz yıldır yaşıyoruz” diyen Menice Gülmez, sıcak savaş ve çatışma süreçlerinde Kürtlerin hedef alınmasının birlik ruhunu açığa çıkardığını söyledi ve Rojava örneğini verdi.
Menice Gülmez, “Rojava’ya yönelik saldırılara karşı gösterilen tepkilerde Kürtlerin birlik olduğunda nasıl bir karşılığı olduğuna hepimiz gördük. Birlik olunduğunda nerede olursa olsun her Kürde bir etkisi oluyor. Onun yaşam tarzına, özgürlüğüne, savunduğu mücadeleye etkisi oluyor. Birlik olmamanın, parçalanmışlığın yarattığı sıkıntıyı uzun yıllardır yaşıyoruz. Bunun sıkıntısını yaşamamak için birlik ruhunun canlandırmamız ve birbirimize kenetlenmemiz gerekiyor” dedi.
‘Kürtler birbirini affedebilmeli’
Kürtlerin yer aldığı her partinin ve yine bütün Kürtlerin siyasi görüşü ne olursa olsun Kürt birliğini öncelemesi gerektiğini ifade eden Menice Gülmez, “Herkesin birliğin oluşması için çaba sarf etmesi, gerekirse kendisinden ödün vermesi gerekir. Aslında birbirimizi affetmemiz, birbirimize el uzatmamız gerekiyor. Birbirimize düşmanlık beslemek yerine birliğin bizi kurtaracağının farkında olmamız gerekiyor. Aynı düşüncede, aynı partide olmak zorunda değiliz. Ancak hepimizi başta Kürt olduğumuz için Kürtlükte bir ittifak kurmamız gerekiyor. Ortak paydamız Kürtlük ve Kürt milletinin menfaati ise bütün ideolojik farklılıkları bir kenara bırakmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘Ortadoğu yeniden şekilleniyor’
Ortadoğu’nun içinde bulunduğu sancılı sürecin Kürtler için bir yıkım oluşturabileceği gibi Kürtlerin birliğinin sağlanması için bir fırsat olabileceğini kaydeden Menice Gülmez, “Her iki durumda da Kürtlerin bir aktör pozisyonu alarak ortaya koyacağı tutumun bunda belirleyici olacağını düşünüyoruz. Ortadoğu yeniden şekilleniyor, yeni bir savaş söz konusu ve ülkeler parçalanıyor. Tüm bu yaşananlar içinde Kürtlere ne düşecek, Kürtler nasıl zarar görecek, Kürtler bu sürecin neresinde? Biz yok olup parçalanacak mıyız, yeni bir model mi ortaya çıkacak? Bunun şekilleneceği bir süreç yaşanıyor” sözlerini kaydetti.
‘Birliğin temel taşı Kürt kadını’
Kürt birliğinin oluşmasında ki başlıca aktörün kadınlar olduğunu vurgulayan Menice Gülmez şöyle konuştu: “Kadın mücadelesindeki birleştirici ruh ve güç, birliğin sağlanmasında ciddi bir rol oynayacaktır. Bizler Kürt kadınları olarak partilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızı, cemaatlerimizi, ideolojik temelde çalışma yürüten bütün kurumlarımızın öncüleri olarak rol alacağız. Çünkü biz artık bütün farklılıkları bir kenara koyup gençlerimizin, insanımızın ölmemesi ve ulusal bir birliğin oluşması için çaba sarf etmek istiyoruz. Özellikle Kürt kadınının özgür, huzurlu, demokratik, aslında daha yaşanılabilir bir hayatı olması için birliğin sağlanması elzemdir.”
Menice Gülmez, Rojava’ya yönelik saldırıları hatırlatarak, bu süreçte açığa çıkan birlik ruhunun Türkiye’de sürmekte olana “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine de olumlu etki sağladığını söyledi.
Birliğin ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecine etkisi
Menice Gülmez, konuşmasını şöyle tamamladı: “Rojava sürecinde Kürtlerin ortaya nasıl güç koyacağına tüm dünya şahit oldu. Bu güce karşı nasıl bir tavır alınması noktasında düşündürdü. Söz konusu Kürtlere karşı bir saldırı, bir hak gaspı, bir ötekileştirme olduğunda dünyanın dört bir yanından Kürtlerin ayaklanmış olması ve buna karşın tepki koyması ‘Barış ve Demokratik Toplum” sürecine yönelik daha sağlıklı adım atılmasında etkili olacaktır. Eğer bu süreçte kararlı bir şekilde birlik olarak sürdürmezsek, bu süreçte bir yavaşlamaya sebep olacak. Ve sürecin başarıya ulaşmaması için ellerinden geleni yapacaklar.”