Savaş ve yoksulluğun kesişimi: Afganistan ekonomisi  daha kırılgan hale geliyor

Bölgesel savaşların, özellikle İran’daki gelişmelerin etkisi ve süregelen iç krizlerle birlikte Afganistan ekonomisi; gıda fiyatlarındaki artış, yaygın işsizlik ve ithalata yüksek bağımlılıkla karşı karşıya.

BAHARİN LEHİB

Afganistan – Ortadoğu’daki savaşlar, özellikle İran’daki gelişmeler, ekonomik açıdan Afganistan üzerinde ciddi etkiler yarattı. Bunun yanı sıra, geçmiş yıllardan da bilindiği üzere Afganistan’da Ramazan ayının gelmesiyle birlikte özellikle büyük şehirlerde gıda fiyatları önemli ölçüde artıyor. Ancak Ramazan sonrasında fiyatların düşmemesi, halk üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırıyor.

Birleşmiş Milletler’e göre Ortadoğu’daki savaş, özellikle İran’daki gelişmeler Afganistan’daki ekonomik krizi derinleştirdi ve ülkede gıda, petrol ve gaz fiyatları yükseldi.

Ayrıca (UNHCR) tarafından yayımlanan bir başka raporda, yalnızca 2025 yılında İran’dan 1 milyon 190 bin Afgan’ın sınır dışı edildiği belirtildi. Bu durum iş gücü piyasası ve ekonomik kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturdu.

Afganistan tarım ülkesi olmasına rağmen, kırk yılı aşkın süredir devam eden savaşlar nedeniyle hükümetler tarımın geliştirilmesi ve çiftçilerin desteklenmesi yerine çoğunlukla savaş ve çatışmalara odaklandı. Bu nedenle tarım alanında ciddi ve sürdürülebilir adımlar atılamadı. Son yirmi yılda ise devletin dikkat ettiği başlıca alan, yasal tarımın geliştirilmesi yerine uyuşturucu üretiminin artışı oldu.

Afgan halkı uzun yıllardır geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlıyor. Geçmişte sınırlı sayıda fabrika bulunuyor ve bu fabrikalar hem üretim sağlıyor hem de istihdam yaratıyordu. Ancak savaşlar, özellikle iç çatışmalar sırasında bu fabrikalar yağmalandı ve büyük ölçüde yıkıma uğradı.

Taliban’ın gelişi işsizliği arttırdı

Tarım ve hayvancılığın ardından nüfusun önemli bir bölümü devlet kurumlarında, özel sektörde ve çeşitli kuruluşlarda çalışıyordu. Ancak Taliban’ın yeniden iktidara gelmesiyle kadınlar çalışma hayatından dışlandı; erkekler ise çeşitli gerekçelerle istifa etmeye zorlandı ya da işlerinden çıkarıldı. Bu durum işsizliği artırırken ailelerin gelirini ciddi şekilde düşürdü.

Son yirmi yılda tarım ve hayvancılık alanında da temel ve altyapısal çalışmalar yapılmadı. Çiftçiler ve hayvancılar çoğunlukla kendi imkânlarıyla, bazen de bazı kurumların sınırlı desteğiyle üretimi sürdürmeye çalıştı. İklim değişikliği, kuraklık ve sel gibi zorluklara rağmen tarım arazilerini yeniden canlandırmayı başardılar.

Ancak mevcut koşullarda Afganistan, tarım alanında bile zaman zaman komşu ülkelerin ürünlerine bağımlı kalıyor. Bunun temel nedeni, devlet tarafından hiçbir zaman planlı ve düzenli bir yönetim anlayışının hayata geçirilmemesi.

Bugün şehirlerde yoksulluk ve umutsuzluk açıkça görülüyor. Pek çok kişi temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Sokaklarda kadın ve erkeklerin seyyar satıcılık yaptığı ya da dilenmek zorunda kaldığı gözlemleniyor. Öte yandan Taliban, yoksulluğun görünürlüğünü azaltmak amacıyla bu kişilerin bazılarını gözaltına alarak cezaevine gönderiyor.

Gıda fiyatlarındaki artış

Ramazan ayının ardından İslam ülkelerinde bayram kutlanıyor. Afganistan’da da yılda iki kez kutlanan bayramlar resmi tatil olarak kabul ediliyor. Ancak yoksulluk içinde yaşayanlar için durum farklı. Birçok kişi bu durumu şu sözlerle ifade ediyor: “Eğer bir öğün yemek bulabilirsek, o gün bizim için bayramdır.”

Afganistan’daki gıda fiyatlarındaki artış yalnızca iç faktörlere bağlı değil. Ülkenin ithalata yüksek derecede bağımlı olması da bu krizde önemli rol oynuyor. Komşu ülkelerde yaşanan herhangi bir istikrarsızlık ya da döviz kurundaki artış, iç piyasada fiyatların hızla yükselmesine neden oluyor. Yetersiz yerli üretim ve zayıf piyasa denetimi, halkı daha da kırılgan hale getiriyor.

Ayrıca piyasada etkili bir denetimin olmaması ve kırılgan kesimlere yönelik destek politikalarının eksikliği, bazı tüccarların fırsatçılık yapmasına zemin hazırlıyor. Ramazan ve bayram gibi dönemlerde artan talep, fiyatların kontrolsüz şekilde yükselmesine ve temel ürünlerin fahiş fiyatlarla satılmasına yol açıyor.

Afganistan’daki ekonomik durum; uzun yıllara yayılan savaş, siyasi istikrarsızlık, zayıf yönetim ve ithalata bağımlılığın bir sonucu olarak ortaya çıkmış durumda. Bu koşullar altında, normalde birlik ve dayanışma vesilesi olması gereken dini bayramlar bile halk için ekonomik bir yük haline geliyor.

Bu tablo, siyasi istikrar sağlanmadan, yerli üretim güçlendirilmeden ve etkili sosyal destek politikaları uygulanmadan değişmeyecek gibi görünüyor. Aksi halde, Afganistan halkı üzerindeki ekonomik baskı hem günlük yaşamı hem de geleceğe dair umutları olumsuz etkilemeye devam edecek.