Mizgîn Xelîl: Suriye’nin geleceği için Demokratik Ulus Projesi’ni sürdürmekte ısrarcıyız
Demokratik Ulus Projesi’nin 14 yıldır Kuzey-Doğu Suriye’de halkların birliği, kadın özgürlüğü ve demokrasi temelinde uygulandığını belirten Mizgîn Xelîl, saldırılara rağmen Suriye’nin geleceği için projeyi sürdürmekte ısrarcı olduklarını kaydetti.
NURŞAN EBDÎ
Kobanê- Kuzey ve Doğu Suriye’de son 12 yılda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Demokratik Ulus Projesi”, halkların birliği, kadın özgürlüğü, demokrasi ve adalet temelinde hayata geçirildi. Yıllar içinde Kürt, Arap, Türkmen, Çerkes, Ermeni, Süryani ve Êzidî topluluklarını bir araya getiren bu proje, 21. yüzyılda özgün ve örnek bir sistem olarak tanımlandı. Ancak Kuzey ve Doğu Suriye’de kurulan bu yapı, ilk günden itibaren çeşitli saldırılarla karşı karşıya kaldı. Fırat Bölgesi Demokratik Özerk Yönetimi Yürütme Konseyi Eşbaşkan Yardımcısı Mizgin Xelîl, ajansımıza konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
‘Gerçeklik egemen sistemler tarafından çarptırıldı’
Sözlerinin başında Ortadoğu halklarının tarihi gerçekliğine dikkat çeken Mizgin Xelîl, “Demokratik ulusun kökenlerini ve uygulanmasının gerekliliğini incelerseniz, birçok tarihi gerçekle karşılaşırsınız. Ortadoğu'da farklı mezheplerden, halklardan ve inançlardan insanlar uzun yıllar birlikte yaşamış ve hiçbir bölünme olmamıştır. Bu nedenle, Ortadoğu tarih boyunca halklar için birlik ve beraberliğin simgesi olmuş ve medeniyetin, bilimin, kültürün ve insanlığın gelişmesinin kaynağı haline gelmiştir. Ortadoğu toplumunun gerçekliği, egemen sistemler tarafından çarptırıldı. Ortadoğu’daki halk mozaiği olumsuz dönüşümlerden geçti. Bu gerçeklik yıllardır hegemonik ve iktidar odaklı sistemler tarafından aşındırılıyor ve Ortadoğu kendi öz gerçekliğinden uzaklaştırılıyor” ifadelerinde bulundu.
‘Alternatif bir sistem’
Mizgîn Xelîl, konuşmasının devamında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratik Ulus Projesi’ni tarihsel gerçeklikleri yeniden inşa etme amacıyla ortaya koyduğunu belirterek, “Rêber Apo, tüm toplumların ve halkların sosyolojisini analiz edip sorgulayarak, bu halkların tarihinin yeniden canlandırılması gerektiği sonucuna vardı. Bu doğrultuda Demokratik Ulus Sistemi’ni bir çözüm modeli olarak sundu. Rêber Apo, bu sistemi esas olarak iktidarcı yapılara alternatif bir model olarak ortaya koydu ve farklılıklarına rağmen halkların bir arada yaşayabileceği, ortak bir yaşam kurabileceği bir sistem olarak tanımladı” diye kaydetti.
‘Saldırılar doğrudan sisteme yönelik’
Kuzey ve Doğu Suriye’de son 14 yıllık sürece vurgu yapan Mizgîn Xelîl, “Demokratik Ulus Sistemi, tüm halkları kimlikleri, dilleri, kültürleri ve varlıklarıyla birlikte kapsar. Bu proje, Özerk Yönetim Sistemi aracılığıyla 14 yıldır Kuzey ve Doğu Suriye genelinde uygulanıyor ve bölgedeki tüm bileşenler bu sürece katılım sağladı. Her topluluk, kendi rengi, dili ve kimliğiyle kendini ifade edebilme imkanı buldu” dedi. Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik son dönemlerde gerçekleşen saldırılara dikkat çeken Mizgîn Xelîl, sözlerine şöyle devam etti:
“Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik gerçekleştirilen saldırılar, doğrudan bu sisteme karşı yapılmıştır. Herkesin şunu bilmesi gerekir ki, düşman uzun yıllardır sistemimize karşı çalışmakta ve bu projenin kendi iktidarları açısından oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmak için birçok komployu devreye koymaktadır. Bizim sistemimiz, özgürlük isteyen tüm halklar için bir model haline geldiği için hegemon güçler büyük bir düşmanlık geliştirdi ve halkların iradesini yeniden kendi kontrolleri altına almak istedi. Bu nedenle büyük çaplı saldırılar gerçekleşti ve bu süreçte etnik temelli çatışmalar da körüklendi.
‘Her bir bileşen, Suriye için önemli bir zenginliktir’
Bizim projemiz yanlış değildir, aksine bu bölgenin tarihsel gerçeklerine dayanan en doğru alternatiflerden biridir. Bu sistemde her halkın hakkı, özellikle de kadınların hakları korunmakta ve tarih yeniden doğru temellere oturtulmaktadır. Bu nedenle 14 yıllık deneyimimiz büyük bir birikim ve zenginliktir. Bu birikimle sistemimizi daha da büyütebilir ve güçlendirebiliriz. Suriye’deki farklı topluluklar arasında bir sorun yoktur, aksine her bir bileşen, Suriye için önemli bir zenginlik oluşturmaktadır.”
‘Projemizle kararlı bir şekilde çözüm üretiyoruz’
Suriye’nin geleceği için Demokratik Ulus Projesi’nde ısrarcı olduklarının altını çizen Mizgîn Xelîl, “Suriye’deki etnik ve kültürel zenginlik, projemizi ve sistemimizi inşa etmek için büyük bir fırsattır. Hatta şunu söyleyebilirim ki, bu halkların yaşamı için en uygun sistem, demokratik, ekolojik ve özgür bir temele dayanan sistemdir. Suriye’de yaşanan sorunlar, çatışmalar ve anlaşmazlıklara karşı biz, kendi projemizle kararlı bir şekilde çözüm üretiyoruz. Suriye’de yeniden birliğimizi güçlendirebilir ve her türlü iktidarcı anlayışa karşı zengin toplumsal mozaiğimizi koruyabiliriz. Demokratik ulus sistemi, yaşanan tüm krizlerin çözümüne ulaşabilecek bir modeldir. Mevcut krizler iktidarcı anlayıştan beslenmektedir, buna karşı ise toplum temelli, çoğulcu ve demokratik sistemlere ihtiyaç vardır” diye belirtti.