Suriye'de eğitim tartışması: Şiddet mi, korku mu; kadın öğretmenler mi sorun?

Suriye’de kadın öğretmenlerin okullardaki oranının artmasının "okulun otoritesini zayıflatan" bir durum olarak değerlendirmesi tartışma yarattı. Eğitimciler çocukların gelişiminde belirleyici olanın pedagojik yaklaşım ve yeterlilik olduğunu vurguluyor.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda - Suriye'de okullarda dayağın yeniden uygulanması ve kadınların eğitim sektöründeki varlığının azaltılması yönündeki tartışmalar gündeme geldi. "Eğitimin kadınlaşmasının çocuğun kişiliğini zayıflattığı" iddiasıyla yürütülen tartışmada, çocukların eğitiminde kadınların ve erkeklerin rolü ile eğitim yöntemleri ele alındı.

Suriye Halk Meclisi üyesi Muhammed İbrahim ez-Zuabi, okullarda kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere oranının yüksek olmasını eleştirerek bunun okulun "otoritesini" ve öğrencilerin kişilik gelişimini etkilediğini savundu. Muhammed İbrahim ez-Zuabi, Eğitim Bakanı Muhammed Abdurrahman Tirko'nun dinlendiği Meclis oturumunda yaptığı konuşmada, öğretmen kadrosunda cinsiyet açısından bir dengesizlik olduğunu ileri sürdü.

Suriye'deki okulların bir yandan onarım, eğitim araç-gereçleri ve teknik donanım eksiklikleriyle karşı karşıya olduğu, diğer yandan ekonomik ve toplumsal krizlerin eğitim sistemini etkilediği bir dönemde gündeme gelen tartışma, eğitimde önceliklerin ne olması gerektiği sorusunu da beraberinde getirdi. Eğitimciler, öğretmen seçiminde cinsiyet yerine mesleki yeterlilik ve çocuklarla sağlıklı iletişim kurabilme becerisinin esas alınması gerektiğini belirtiyor.

Dayak eğitim mi, korku mu?

Öğretmen Maysaa Cudiye, şiddetin çocuk yetiştirmede uygun bir yöntem olmadığını belirterek okulun çocuklara hoşgörü, anlayış ve iyi muamele temelinde yaklaşması gerektiğini söyledi.

‘Dayak’ uygulamasının çocuk üzerinde hem öğretmeniyle ilişkisi hem de eğitim sürecine yaklaşımı açısından olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Maysaa Cudiye, fiziksel şiddete maruz kalan öğrencinin öğretmeninden uzaklaşabileceğini ve ona duyduğu güveni kaybedebileceğini ifade etti.

Maysaa Cudiye, çocuklarla iletişimde farkındalık yaratma ve diyaloğun daha etkili yöntemler olabileceğini belirterek, karşılıklı saygıya dayalı bir ilişkinin öğrencinin öğretmeniyle yakınlaşmasını ve öğrenme sürecinin daha sağlıklı ilerlemesini sağlayacağını dile getirdi.

Gerekli durumlarda cezanın fiziksel olmayan, pedagojik yöntemlerle uygulanabileceğini belirten Maysaa Cudiye, çocuğun kısa süreliğine gruptan ayrılması veya yaptığı davranış üzerine düşünmesini sağlayacak yöntemlerin kullanılabileceğini söyledi. Maysaa Cudiye, uygulanacak yöntemin çocuğun yaşı ve yaptığı davranışı anlayabilme düzeyi dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

‘Kadının duygusal olması çocuğun kişiliğini zayıflatmaz’

"Eğitimin kadınlaşması" tartışmasının bir bölümünün kadınların erkeklere göre daha duygusal olduğu ve bunun öğrenciler karşısında daha az otoriter davranmalarına yol açacağı iddiasına dayandığını belirten Maysaa Cudiye, bu yaklaşımı reddetti.

Çocuğun korkutulmaya değil, kendisini anlayabilecek ve psikolojik olarak destekleyebilecek bir yetişkine ihtiyaç duyduğunu belirten Maysaa Cudiye, kadın öğretmenlerin varlığının çocukların zayıf kişilikler geliştirmesine yol açacağı görüşünün doğru olmadığını söyledi.

Maysaa Cudiye, "şefkatin otorite eksikliği anlamına gelmediğini" belirterek çocuğun kişilik gelişiminde belirleyici olanın öğretmenin cinsiyeti değil, çocukla kurduğu ilişki ve eğitim yaklaşımı olduğunu ifade etti.

Kadınların toplumun ve gelecek kuşakların yetiştirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Maysaa Cudiye, kadınların eğitim ve çalışma yaşamından dışlanmasının toplumsal gelişime katkı sunmayacağını söyledi. Tarihten Zenobia gibi kadınları örnek gösteren Maysaa Cudiye, kadınların farklı alanlarda sorumluluk üstlenmesinin yeni bir olgu olmadığını dile getirdi.

Okul, çocuğun özgüvenini de geliştiriyor

Maysaa Cudiye'ye göre öğretmenin görevi yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı değil. Öğretmen aynı zamanda çocuğun kişiliğinin gelişmesine, özgüven kazanmasına ve haklarını ve sorumluluklarını öğrenmesine katkı sunuyor.

Bazı öğrencilerin evlerinde sürekli "başarısız" olduklarının söylenmesi nedeniyle okula özgüven eksikliğiyle gelebildiğini belirten Maysaa Cudiye, öğretmenin bu algının değişmesinde önemli bir rol oynayabileceğini söyledi.

Maysaa Cudiye, çocukların eğitiminde fiziksel cezalandırma yerine psikolojik ve manevi gelişimlerinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, kullanılan sözlerin çocuklar üzerinde uzun süreli etkiler bırakabileceğine dikkat çekti.

Ölçüt cinsiyet değil, yeterlilik

"Eğitimin kadınlaşması" tartışmasının, öğretmenlerin belirlenmesinde hangi ölçütlerin esas alınması gerektiği sorusunu da gündeme getirdiğini belirten Maysaa Cudiye, kadınların çalışma ve mesleki yaşamda yer alma hakkının bulunduğunu söyledi.

Toplumun kadınlar ve erkeklerden oluştuğunu ve toplumsal yaşamın tüm kesimlerin katılımına ihtiyaç duyduğunu belirten Maysaa Cudiye, kadınların mesleki yaşamdan dışlanmasının toplumun önemli bir bölümünün potansiyelinden yararlanamamak anlamına geleceğini ifade etti.

Suriye'deki eğitim tartışmasının odağında ise yalnızca öğretmenlerin cinsiyeti ve disiplin yöntemleri bulunmuyor. Okulların onarılması, eğitim araçlarının ve modern teknolojilerin sağlanması, nitelikli eğitim kadrolarının oluşturulması ve öğrenciler ile öğretmenler için güvenli eğitim ortamlarının sağlanması da eğitim sisteminin temel sorunları arasında yer alıyor.