Kadınların kıyafetleri 8 Mart için dikiliyor

Müzeyyen Hesen, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün yaklaşmasıyla birlikte kadınlara elleriyle rengarenk elbiseler dikiyor.
 
SARA ŞEX HESEN
 
Halep- Kadın emeğinin ve direnişinin sembolü olan 8 Mart her yıl kadınlar tarafından büyük bir heyecan ile karşılanıyor. Bu yıl da 8 Mart’ın yaklaşması ile birlikte Kuzey ve Doğu Suriyeli kadınlar hummalı bir hazırlığın içerisine girmeye başladı. 8 Mart’a geleneksel kıyafetleri ile katılmayı planlayan kadınlar, ulusal renklerini kadın rengi ile buluşturarak kültürel zenginliklerini yansıtmak ve yaşatmak istiyorlar. 8 Mart etkinliklerinin startını veren Kuzey ve Doğu Suriyeli kadınlar; “Mücadelemiz Kadın Devriminin Teminatıdır” sloganıyla çalışmalarını hızlandırdılar.
 
Müzeyyen Hesen, Efrîn’in Mabata ilçesine bağlı Cûqê köyünden. 49 yaşındaki Müzeyyen 4 çocuğu ile birlikte Halep’e bağlı Şex Meqsûd Mahallesi’nde yaşıyor. Otuz yılı aşkındır kendi terzihanesinde çalışan Müzeyyen, geçimini bu şekilde sağlıyor. Yıllardır büyük bir özveri ve keyifle kadınlara kıyafet diken Müzeyyen her 8 Mart yaklaştığında kadınlara elbise tasarlayıp dikiyor. Müzeyyen Hesen ile 8 Mart vesilesiyle yoğunluk kazanan çalışmalarını konuştuk.
 
“Elbiseleri emekle, sevgiyle dikiyorum”
 
Müzeyyen Hesen, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak söze başlıyor.
“Öncelikle direnen,  zulme başkaldıran ve emekleri ile dünyayı güzelleştiren kadınları bugün vesilesiyle kutluyorum. Kadınlar yaşamın her alanında direnmeyi kendilerine esas alıp mücadele yürütüyor; umarım bu mücadelenin sonunda özgür yaşamı yaratabilirler. Artık çok iyi biliyoruz ki, özgürlük bizlere yediğimiz ekmekten, içtiğimiz sudan çok daha gerekli. Her kadın 8 Mart’a kendi emeği ve rengi ile hazırlanıyor, ben de terzihanemde yöresel kıyafetler hazırlıyorum. Beni tanıyan kadınlar kumaşlarını alıp yanıma getiriyorlar, ben de onlara rengarenk kıyafetler dikiyorum.” 
 
Müzeyyen Hesen, yaklaşık 30 yıldır dikiş dikiyor. Ve işinin zor olduğunu söylüyor. 
“Elbise dikme işi, özellikle de yöresel elbiseler dikmek göründüğü kadar kolay bir iş değil. Emek gerektiren, yorucu bir iş. Çok yorulmama rağmen bu işi seviyorum. Aslında içinde emek olan tüm işleri seviyorum. 8 Mart’ın yaklaşması ile işlerimiz de yoğunlaştı. Elbiseleri emekle, sevgiyle ve kadınların gönlüne göre dikmeye çalışıyorum.” 
 
“Kıyafetlerimiz tarihimizin yansıması”
 
Müzeyyen Hesen, Kürt kadınlarının her zaman yöresel kıyafetlerini giyinmeleri gerektiğini düşünüyor ve kadınların giyim kuşamına renk katmanın kendisine mutluluk verdiğini söylüyor.
“Efrîn’e özgü Kurdi elbiseler var, bu elbiselerin dikilmesi oldukça zor, buna rağmen ben dikiyorum. Kadınlara yeni şeyler sunmak hoşuma gidiyor. Kadınlar şimdi özel günlerde yerel kıyafetlerini giyiyor oysaki yalnızca bir gün değil her gün geleneksel kıyafetlerini giymelidirler. 
Bu bizim kültürümüz ve biz bununla onur duyuyoruz. Kıyafetlerimiz tarihimizi yansıtıyor, bizler de kıyafetlerimiz ile kültürümüzü canlı tutmalıyız. Anneler ve kadınlar binlerce yıldır yaşam kültürlerini korumaya, savunmaya çalıştı. Bu mücadele sayesinde geleneklerimiz bugüne kadar geldi. Analarımız hala yerel kıyafetlerini giyiyorlar. Bizler de kültürümüzün eriyip yok olmasının önüne geçmek için yeni nesilleri eğitmeliyiz. Kadınların giyim kuşamına renk katmak bana mutluluk ve zevk veriyor.”