Mısır’da bir mobilya terzisi

Mısır’da kadınlar yoksullukla mücadele ederken, bir yandan da toplum kalıplarına karşı direnmek zorunda kalıyor. Kendini ‘bir mobilya terzisi’ olarak tanıtan Saadia Al-Ghamrawia’ın hikayesi tüm zorluklarına karşın kadınlara ilham veriyor.

ASMAA FATHI 

Kahire – Mısır’da kadınlar özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik kriz nedeniyle büyük bir yoksullukla karşı karşıya. Ülkede kadınların en temel ihtiyaçlarını almak için borçlanmak zorunda kaldıkları ve bu borçları ödeyemedikleri için hapse girdikleri gerçeği daha da gün yüzüne çıkıyor. Öyle ki ülkede cezaevlerinde siyasi tutuklulardan sonra en kalabalık kitle borçlarını ödeyemeyen kadınlardan oluşuyor. Mısır’da 30 kadın yoksullukları ile baş edemediği için hapiste. Saadia Al-Ghamrawia, bu derin yoksullukla baş edebilmek için kendi projesini geliştirdi ve başarılı oldu da.  

İşini kurabilmek için önce kendisiyle ardından da elbette çevresiyle mücadele eden Saadia Al-Ghamrawia, ev mobilyalarını tasarlama yeteneğini keşfedene kadar çeşitli alanlarda yaşamını kazanmaya çalıştı. Ancak ahşapla buluşması onun hayatını değiştirdi. El işi benzersiz mobilyalar üreten Saadia Al-Ghamrawia’nın, kendini arama yolculuğu bu yeteneğini keşfetmesiyle kazancının da bir başlangıcı oldu.  

Her şey bir sayfayla başladı 

“Ev Mobilyaları için Yeşil Ahşap Fabrikası” projesini geliştiren Saadia Al-Ghamrawia, tüm toplumsal baskılara direnirken kendisi hakkında ne söylenirse söylensin sevdiği işi yapmaktan vazgeçmedi. Saadia Al-Ghamrawia, “Her şey yaklaşık 5 yıl önce Noel tasarımları ve dekorasyonu konusunda serbest çalışmaya karar verip Facebook hesabımda bir sayfa açmamla başladı. Talep artınca Workspace'te bir oda kiralayıp çalışmaya başladım. İlk adımlarım o dönemde Kahire'de çevremdekiler tarafından büyük beğeni topladı ve ürettiklerime olan talep arttı ama iş yaparken eksik olan bir şeyi arıyordum ve her zaman yapmam gereken bir şey olduğunu hissediyordum. Ürünümü geliştirmek için ne yapmam gerektiği beni çok çıkmaza soktu, bu yüzden o dönemde psikoloji, oyunculuk, pazarlama ve birçok alanda gelişimim için çabaladım” diyor.  

Ait olduğu yerde 

Projesini Kahire’den kırsal alana nasıl taşıdığı ile ilgili süreci anlatan Saadia Al-Ghamrawia, "Green Wood adını taşıyan fabrikam yaklaşık 12 yıl yaşadığım Kahire'de başladı, ardından Şarkia Valiliği'ndeki Zagazig'e taşıdım. Sonunda cesaretlendirildim ve ait olduğum Beheira Vilayeti'ndeki köyüm Abbas Al-Aqqad’a dönmeye karar verdim. Yeteneklerimi yaratabileceğim en uygun yer olarak burayı buldum. Fabrikam ve ürünlerim her şeyde sadeliğin, doğal yetenek ve araçların kullanımının olduğunu ifade ediyor ve kendimi bir ‘mobilya terzisi’ olarak tanımlıyorum. Bu yüzden her bireyin ihtiyaçlarına göre tasarımları uyarlamaya çalışıyorum” şeklinde konuşuyor.  

Kalıpları kırmaya çalışıyor 

Saadia Al-Ghamrawia ile çalışan herkes kırsal kesimdeki insanlardan oluşuyor.  Saadia Al-Ghamrawia, sözlerine şöyle devam ediyor:  

“Mısır dışında bir üretim hattına sahip olma isteğim var ve bunu yapmaya çalışıyorum. Köyümde olmak aynı zamanda çocukluğumu ve o zamanlar bulamadığım ihtiyaçlarımı da düşünmemi sağladı. Bu yüzden dikkatimin bir kısmını gençlere yönelttim ve bazı basit aktivitelerle kendilerini erken keşfetmelerine yardımcı olmaya çalıştım. Ayrıca kız çocuklarına yönelik hakim kalıpları ve erkeklere göre aşağı oldukları görüşünü kırmaya çalışıyorum ve köy çocuklarının kendi çevrelerinde kendilerine yardımcı olacak koleksiyon eşyalarına sahip olmaları için tahtaya dayalı oyuncaklardan bir grup tasarlıyorum.” 

‘Kabul görmüyorum’ 

Karşılaştığı zorlukları da anlatan Saadia Al-Ghamrawia, "Hizmetlerin tamamen sınırlı olduğu ve gerekli araçlara sahip olmayan bir köyde çalışırken, tüm yeteneklere sahip olanlarla rekabet etmem de dahil olmak üzere karşılaştığım yüzlerce zorluk var. Biçim ve içerik olarak köy sakinlerinden farklıyım ve vatandaşlar arasında yaşam tarzım nedeniyle kabul göremiyorum. Özellikle de bazılarının beni çocukları için tehlike olarak görmesi ve beni taklit etmelerinden korkması benim için bir engel. Kadınların geleneksel alanlardaki işlerinde çok az yetenekli olduklarına ve işleri konusunda ciddi olmadıklarına dair bir inanç var. Mobilya yapmak ‘erkek işi’ olarak görülüyor ve bu bakış açısından kaynaklı kadınların mobilya işi yapamayacağına dair bir yaklaşım ortaya çıkıyor. Bu durum beni mobilyaların dayanıklılığı konusunda daha fazla düşünmeye ve yaratıcı olmaya itiyor” şeklinde konuşuyor. 

‘Kendinize inanın’ 

Psikoloji öğreniminin kendisine çok artısı olduğunu sözlerine ekleyen Saadia Al-Ghamrawia, “Çevremdekilerin düşüncelerini anlayabiliyorum. Benim yaptığımı yapan herhangi bir kadının aynı zorluklarla ve tacizle karşılaşacağından emin olmamda bana çok yardımcı oldu. Çünkü çalışmaya karar verdiğim ortamda rekabetin büyük olması kadınların bu alana yönelmesine engel olabiliyor. Kadınlara dair ihlallere karşı birçok kanun var. Kanun en önemli caydırıcıdır ve ister köyde ister şehirde olsun herkes üzerinde en büyük etkiye sahiptir. Kadınların kendilerine inanmalarını istiyorum. Evet ataerkil bir sistemde yetiştirildik ve kadınlar bir araç haline getirildi. Ancak bu sistemi kabul etmemeliyiz” diye belirtiyor.