Metal işçisi: Hastalandığımızda işten çıkarılmakla tehdit ediliyoruz

Metal işçisi Suna Cebeci tek sorunlarının zamlar olmadığını, çalışma koşullarının da oldukça ağır olduğunu belirterek, “Rahatsızlanıyoruz, regl oluyoruz ama mobbinge maruz kalıyoruz. Hastalandığımızda işten çıkabilirsin diyorlar” diye konuştu.

PELİN ÖZKAPTAN

Haber Merkezi- Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri öncesi zam beklentilerini ve diğer taleplerini açıkladı. Birleşik Metal-İş, binlerce işçiyi etkileyecek olan TİS kapsamında ilk 6 ay için zam talebinin yüzde 140,5, sonraki 6 aylar için ise enflasyon artı 8 puan talep ettiklerini duyurdu.

Sendika tarafından yapılan açıklamada, işçilerin çalışma koşullarının giderek ağırlaştığı işverenlerin ise giderek zenginleştiği belirtilerek, şöyle denildi: “En düşük ücret alan metal işçisinin saat ücretinin 65 TL'ye çekilmesini talep ediyoruz. Kıdeme bağlı ücret zammı zorunluluk haline gelmiştir, yıl başına saat ücretine 2 buçuk lira zam istiyoruz. Yüzde 30'u önden olmak üzere toplamda yüzde 140,5 zam istiyoruz. İkramiye dahil bugün bir metal işçisinin ücretine teklifimiz oranında zam yapıldığında ücret 35 bin 64 TL'ye çıkmaktadır.”

‘Artık herkes asgari ücret seviyesinde maaş alıyor’

Görüşmelere kısa bir süre kala yaşanan ekonomik krizin hayatlarına yansımasını ve iş yerlerinde karşılaştıkları zorlukları Birleşik Metal-İş üyesi Suna Cebeci anlattı. Yaşanan ekonomik kriz karşısında maaşlarının anlamını yitirdiğini vurgulayan Suna Cebeci, geçtiğimiz dönem yapılan zam oranlarının kısa bir süre sonra enflasyon karşısında eridiğini söyledi. Artık herkesin asgari ücret seviyesinde maaş aldığını belirten Suna Cebeci şunları kaydetti:

“Ekonomik kriz her zaman olduğu gibi yine işçiyi vuruyor. Çok zor durumdayız. 1 kilo sebze, meyve 50 liradan başlıyor. Her şey çok pahalı, hiçbir şeye yetişemiyoruz. Maaş kiraya bile yetmiyor, artık kiralar 15 binden başlıyor bu rakam maaşların da üzerinde. Faturalar, zamlar derken zor geçiniyoruz.”

Relg izni hakkını kullanamıyorlar

TİS görüşmelerinden beklentilerinin insanca yaşamaya yetecek bir ücret olduğunu dile getiren Suna Cebeci, tek sorunlarının zamlar olmadığını, çalışma koşullarının da oldukça ağır olduğunu ifade etti. İş yerindeki çalışma koşullarının erkeklerden daha zor olduğunu vurgulayan Suna Cebeci, “Rahatsızlanıyoruz, regl oluyoruz, mobbinge maruz kalıyoruz. Mesela regl izni resmiyette kabul edilse de uygulamada kullanılamaz hale getiriyorlar. Bu izni her şirket kabul etmez. Ederse de ‘üretimimi düşürüyor’ diyerek kadın işçi hiç almaz. Evet bu izni alabiliriz ama bu sefer de kadın işçileri gerçekten işe almazlar, bu kaygıyı taşıyoruz” dedi.

‘Meslek hastalığını kullanarak kadınları eziyorlar’

En önemli sorunlarından birinin de meslek hastalığı olduğunu ekleyen Suna Cebeci, sağlık raporu aldıklarında yöneticilerin kendilerine adeta kapıyı gösterdiğini kaydetti ve yaşadıklarını şöyle dile getirdi: “Meslek hastalığına yakalanıyoruz ama yöneticiler bizi kesinlikle anlamıyor. Kadının, işçilerin ne derdi var düşünmüyorlar, tek düşündükleri sermaye. Meslek hastalığını kullanarak kadınları eziyorlar. Örneğin boynumuz, kolumuz ağrıyor. Bunları işverenlere anlatamıyoruz maalesef. Çok zor durumdayız şu an. Meslek hastalığı yüzünden sık sık doktora gitmek, fizik tedavi görmek zorunda kalıyoruz. İş yeri hekimimiz genellikle sevk edip, ilaç yazıp gönderiyor. Dışarıda tedavi olmaya kalksan çok zor. Rapor alıyoruz bu sefer de ‘çok rapor aldın’ diyerek hakkımızda işlem yapıyorlar. Rapor aldığımızda ‘Bu bizi ilgilendirmez tamamen senin sorunun’ diyorlar. ‘Böyle bir sorunun varsa işten çıkabilirsin’ diyorlar. Ben çıktıktan sonra ne yapacağım ki? Bu şartlarda nasıl iş bulayım? Ki zaten her yerdeki şartlar aynı.”

‘Örgütlü olmayan işçilerde sessizlik hakim’

Sendikanın iş yeri temsilcisi olan Suna Cebeci, örgütlü olmayan işçilere dair “Tam bir sessizlik hakim, Hiçbir şekilde kendilerini savunamıyorlar, sesleri çıkmıyor. Hiç değilse bizim sendikamız var kendimizi bir şekilde ifade ediyoruz. Mücadele etmekten başka çaremiz yok, tüm işçilerin de bunu anlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.