Helebceli kadınlar gün doğmadan patates tarlalarının yolunu tutuyor

Helebce kentinde patates tarlalarında çalışan kadınlar, ağır çalışma koşullarına rağmen ailelerinin geçimini sağlamak için üretimi sürdürüyor. Gün doğmadan tarlaya giden kadınlar, tarımın görünmeyen yükünü omuzluyor.

MÎHREBAN SELAM

Helebce- Federal Kürdistan'ın Helebce kentinde her sabah gün doğmadan patates tarlalarının yolunu tutan kadınlar, kavurucu güneş altında saatlerce çalışarak ailelerinin geçimini sağlamaya çalışıyor. Kadınlar için bu iş yalnızca mevsimlik tarım işçiliği değil, aynı zamanda emek, sorumluluk ve fedakarlığın da hikayesi.

Pazardan alınan her kilogram patatesin arkasında, gün ağarmadan evinden çıkan, uzun saatler boyunca toprağın içinde çalışan bir kadının emeği bulunuyor. Çocuklarının geleceği ve ailelerinin geçimi için ağır çalışma koşullarına rağmen üretimi sürdüren bu kadınlar, yalnızca takdir edilmeyi değil, emeklerinin korunmasını, adil ücret almayı ve güvenli çalışma koşullarına kavuşmayı da talep ediyor.

Günün her saati çalışmakla geçiyor

Meslek yüksekokulunun ikinci sınıfında eğitimini yarıda bırakan Sena Lokman, bugün ailesini geçindirmek için patates tarlalarında çalışıyor. Her gün sabaha karşı yola çıktıklarını anlatan Sena Lokman, "İşverenimiz hangi gün ve saatte çalışacağımızı kurduğu grup üzerinden bildiriyor. Servis aracı bizi evlerimizden alıp akşam yine bırakıyor. Saat 02.30'da uyanıyor, Helebce ya da Seyid Sadık'taki bir çay ocağında kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 04.00'te işe başlıyoruz. Patates topluyor, ayıklıyor ve kasalara yerleştiriyoruz. Farklı gruplara ayrılarak çalışıyoruz. Soğutmalı kamyon sabah 08.00-08.30 arasında geldiği için ürünleri o saate kadar hazır etmemiz gerekiyor" dedi.

Tarladaki çalışma ortamını anlatan Sena Lokman, dört mevsim boyunca farklı tarım işleri yaptıklarını belirterek, "Fide dikiyor, hasat yapıyoruz. Birlikte çalıştığımız kadınlarla çok güçlü bir dostluğumuz oluştu. Bu iş sadece gelir kaynağımız değil, aynı zamanda sosyal hayatımızın da bir parçası oldu. Çalışmadığımız günlerde bile birbirimizi arıyor, birlikte vakit geçiriyoruz" ifadelerinde bulundu.

Çocuklarını bırakıp tarlaya gidiyor

İki çocuğu olduğunu belirten Sena Lokman, ailesinin desteği olmadan çalışmasının mümkün olmayacağını kaydetti. Sena Lokman, "Çocuklarımı anneme emanet ediyorum. Eşim de bana her konuda destek oluyor. Onların yardımı olmasa her gün bu saatte evden çıkıp çalışamazdım. Kadınlara mesajım; uzaktan bakıp bu iş çok zor demesin. Çalışmak istek meselesidir. Burada güneşin altında olsak da işi severek yaptığınızda sıcağı bile hissetmiyorsunuz" şeklinde konuştu.