İran’da kalâberk kart enflasyona yenildi: Halkın sofrası küçülüyor
İran’da yüksek enflasyon nedeniyle temel gıda ürünlerine erişim zorlaşırken, hükümetin geçim desteği olarak sunduğu kalâberk kartın değeri de giderek eriyor. Mağazaların kalâberki kabul etmemesi, halkın geçim krizini derinleştiriyor.
JÎWAN ŞERÎFZADE
Bukan – Son yıllarda ekonomik enflasyon, ailelerin geçim koşulları üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Bu koşullara karşı İran İslam Cumhuriyeti hükümeti, kendi ifadesiyle halkın geçim ihtiyaçlarının bir bölümünü karşılamak amacıyla elektronik alışveriş kartı (kalâberk) uygulamasını hayata geçirdi. Ancak bu uygulamaya rağmen halkın geçim koşullarında herhangi bir değişiklik yaşanmadı ve şimdi kalâberk uygulamasının ülke genelinde sunulmasında da sorunlar yaşanıyor.
Kalâberk giderek siliniyor
Günlük enflasyonun gölgesinde kalâberk artık yalnızca insanların zihninde değil, dükkânların tabelalarında da giderek siliniyor. Yaklaşık bir aydır kalâberki kabul etmeyen mağazaların sayısı artıyor. Yurttaşlar, birçok mağazanın kalâberki kabul etmediğini, mağaza sahiplerinin ise bunun nedenini ilgili kurumların kendileriyle ödeme hesabını kapatmaması olarak açıkladığını söylüyor.
İran’daki bazı yerel medya kuruluşları da mağazalarla hesapların kapatılmadığını doğrularken, bu sürenin bir aydan kısa olduğunu belirtiyor. Ancak bazı mağaza sahipleri için bu sürenin üç ayı aştığı ifade ediliyor.
Eşiyle birlikte bir süpermarket işleten Kecal Rehîmi (takma ad), konuyla ilgili şunları söyledi:
“Yaklaşık iki aydır devletin bize 500 milyon tümen borcu var. Eyalet merkezine başvurduğumuzda Tahran’ın sorumlu olduğunu söylüyorlar. Tahran’daki yetkililer de yanıt vermiyor. Tek söyledikleri ‘yakında’ oluyor. Bu koşullarda dükkânı yeniden ürünlerle doldurmak da bizim için zor.”
Rojhilat’taki bazı yurttaşlar da işletme sahiplerinin kalâberk karşısında temkinli davrandığını belirtiyor. Yakın zamanda iki kişilik ailesinin kalâberkiyle tavuk eti alan Şeyda. V., satıcıların kalâberkle ürün satma konusunda seçici davrandığını belirterek şöyle konuştu:
“İki kasap dükkânı kalâberkle et satmıyordu. Tanıdık olduğum üçüncü dükkân kartımı kabul etti. Nedenini sorduğumda, ‘Artık yüksek miktarda ürünü kalâberkle müşteriye vermeye cesaret edemiyoruz. Paramızın geri dönüp dönmeyeceği belli değil’ dedi.”
Bukan’da yaşayan bir başka yurttaş Masume. C. ise kalâberkin yalnızca hükümete bağlı zincir mağazalarda kabul edildiğini belirterek şunları söyledi:
“Zincir marketler kalâberki kabul ediyor ancak bazı ürünlerin fiyatı kalâberkle alındığında normal alışverişlerde uygulanan indirim kapsamına girmiyor, hatta daha pahalı oluyor.”
Boş sofralardan kalâberkle durumun kontrol edildiği yanılsamasına
İran’da ürünlerin fiyatları, ürüne göre günlük hatta saatlik olarak değişiyor. İran halkının bugün temel kaygısı yalnızca geçim krizi ve her geçen gün küçülen sofralar. İran sofralarına bakıldığında kırmızı etin uzun süredir azaldığı ya da tamamen sofralardan çıkarıldığı görülüyor. Daha düşük gelirli ailelerde ise tavuk eti haftalık, hatta aylık tüketilen bir ürüne dönüşmüş durumda.
Bir devlet kurumunda çalışan Şermin. A., kalâberkin değerine ilişkin şunları söyledi:
“Kalâberkin değeri iki ay öncesine göre bile çok düştü. Kalâberkle her alışveriş yaptığımızda, yeterli miktarda ürün alabilmek için aynı miktarda parayı cebimizden ödemek zorunda kaldık. Daha önce ailemiz için kalâberkle üç orta boy tavuk alabiliyorsak, şimdi iki tavuk alabiliyoruz.”
Şu anda küçük kentlerin piyasalarında bir kilogram kırmızı etin, bir kilogram tavuğun, bir çuval Hint pirincinin, 3 litrelik sıvı yağın, bir adet yumurtanın ve 5 kilogramlık katı yağın fiyatı sırasıyla 1 milyon 500 bin, 330 bin, 3 milyon, 1 milyon 600 bin, 19 bin ve 3 milyon tümen seviyesinde bulunuyor.
Meyve ve sebze pazarı da her zamankinden daha boş. Uygun kalitedeki hiçbir meyvenin fiyatı 80-100 bin tümenin altında değil. Buna karşın hükümet tarafından sunulan kalâberkin kişi başına miktarı yalnızca 1 milyon tümen.
İran’da geçim sıkıntısı öyle bir noktaya ulaştı ki insanlar borçlarını ödeyebilmek için sosyal yardım ve kalâberk kartlarını rehin bırakıyor veya bu miktarı daha düşük bir fiyata nakit para karşılığında satıyor.
Her ne kadar bu miktar halkın geçim koşulları üzerinde önemli bir etki yaratmamış olsa da insanların ihtiyaçlarının çok küçük bir bölümünü karşılıyordu. Ancak mevcut enflasyon karşısında bu miktar her geçen gün daha da küçüldü ve şimdi neredeyse tamamen ortadan kalkma noktasına geldi. Buna rağmen hükümet yetkililerinin halkın yaşadığı ağır geçim krizini inkâr eden temelsiz iddialarında en ufak bir değişiklik olmadı.